9/10
·480 syf.··
2026 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 00:00
Kıymetli Küçük Şeyler // Janelle Brow // Altın Yayınları Selam bu kitabı gördüğümden beri ve arka kapaktaki "Sırlarla ve yalanlarla dolu şok edici bir dolandırıcılık hikayesi" yazısı benim merak etmemi sağladı.Kitap sosyal medyanın parıltılı yüzüyle,gerçek yüzünü ve yaptırdıklarını da gösteriyor.Sirlarla dolu,güven ve içtenliğin ne kadar ince bir çizgide olduğunu gösteriyor. İki ayrı kadın birisi dolandırıcı,birisi zengin ve fenomen olan bir varis.Bu iki kadının bir anda yolları kesişir.Nina annesiyle yaşar ve yıllardır ordan oraya taşınıp hayatlarına devam ederler.Nina annesi gibi olmak istemediği için üniversiteye gider.Fakat okul bitince kredi borcu ve istediği işi bulamaması,bir de annesinin kanser olmasından ve masrafları nedeniyle yapacak bir hiçbir şey kalmaz.Ayrıca kanında olan meslekten uzak durmak istemesine rağmen şartlar onu buna sürükler.Annesi onu Lachlan ile tanıştırır.Nina ve Lachlan beraber birçok iş yaparlar.Birgün Nina'yı polisler arar.Çünkü onu biri ihbar etmiştir.Nina gitmek zorunda kalınca,Lachlan ile yeni bir av için yola çıkarlar.Artık Ashley Smith ve Michael O'Brien'dir. Vanessa ise dışarıdan kusursuz,pırıltılı hayatı olan,zengin bir yaşamın güçlü varisi ve bir sosyal medyada fenomen olarak ünlenmiş görünür.Ama aslında aile içi çatışmalar,psikolojik sorunlar yaşayan aile bireyleri olan bir aile içindedir.Ebeveynleri aralıklı vefat eder.Kardeşine de şizofreni teşhisi koymuştur.Birde nişanlısının yaptığından sonra derin yaraları olan bir kadındır artık.Ama diğer en önemli olan şeyse Nina ve Vanessa'nın bir ortak geçmişi vardır.Nina geçmişinin intikamını almak ve onu dolandırmak için yeniden,geçmişte güzel ve kötü günleri yaşadığı Tahoe Gölünde bulunan Vanessaya'nın malikanesine ait kulübeyi kiralarlar.Nina intikam almak isterken
1000Kitap
Kıymetli Küçük ŞeylerJanelle Brown · Altın Kitaplar · 2026152 okunma
10/10
·961 syf.·
2018 1. kitabı
Kitap, adının aksine hiç komik değil. "Komedia" ortaçağda "mutlu sonla biten hikâye" anlamına geliyordu. Dante’nin hikâyesi de cehennemin dibinden cennetin en yüksek katına uzanan, acıyla yoğrulmuş ama nihayetinde umut dolu bir yolculuk. Beatrice cennete çıkan yolda elini uzatıyor. O, Dante’ye "Gel" diyor ve Dante gidiyor. Çünkü aşk, korkudan daha güçlü. Aşk, utançtan daha cesur. Acı üzerine (genellikle Inferno’dan anılır): "Geçmişteki mutluluğu anımsamak kadar büyük acı yoktur." Kitabı okurken en çok etkilendiğim yerlerden biri, kimse sonsuza dek lanetlenmiyor; herkesin bir şansı var. Yeter ki pişmanlık ve çaba olsun. Hepimiz bir yolculuktayız. Hepimiz bir ormanda kayboluyoruz. Hepimiz bir Beatrice’ye, bizi kurtaracak bir aşka, bir anlama ihtiyacımız olduğunu hissediyoruz. Bu kitap bana şunu öğretti: Acıdan kaçmak yerine onun içinden geçmek gerekiyor. Cehennemi görmeden cennete varılmaz. Ve en karanlık anda bile, uzaktan da olsa bir ışık, bir el, bir ses olabilir. Eğer hayatınız bir yerlerde tıkanmışsa, eğer kendinizi kaybetmiş gibi hissediyorsanız, Dante'yi okuyun. Latince değil, kendi dilinizde, yavaş yavaş, not alarak. Çünkü o sadece ortaçağ şairi değil. O, seninle aynı acıyı tatmış, aynı aşkı yaşamış bir adam. Kitabın açılışı (Inferno, Canto I): "Yaşam yolumuzun yarısında, karanlık bir ormanda buldum kendimi, çünkü doğru yol kaybolmuştu." Cehennem’in girişinde (Inferno, Canto III): "Buraya girenler, tüm umutlarını terk etsin!"
İlahi KomedyaDante Alighieri · Oğlak Yayıncılık · 20246,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·160 syf.··
2026 67. kitabı
İnsan bazen bir kitabı bilgi edinmek için okuyor, bazen de kendi hayatına dışarıdan bakabilmek için. Zihnini Yeniden Yapılandır ikinci gruba daha yakın geldi bana. Başlarda bilinçaltı, inanç kalıpları ve zihnin çalışma biçimi üzerine anlatılanlar dikkatimi çekti ama kitap ilerledikçe konu sadece zihinden ibaret olmaktan çıktı. Bir noktadan sonra insanın kendisiyle kurduğu ilişkiye, mutluluğa ve başarı anlayışına geldi. Kitapta en çok üzerinde durulan fikirlerden biri, çocuklukta oluşan bazı düşüncelerin ve inançların yetişkinlikte de hayatımızı etkilemeye devam ettiği düşüncesi. Yazar bunu anlatırken günlük hayattan birçok örnek veriyor. Bazı bölümlerde anlatılanlar bana daha yakın geldi, bazı bölümlerde ise farklı düşündüğüm yerler oldu. Yine de okurken insan ister istemez kendi alışkanlıklarını ve yıllardır doğru kabul ettiği düşünceleri gözden geçiriyor. Başarı üzerine yazdığı bölümler ise kitabın en çok ilgimi çeken kısmı oldu. Çünkü burada başarıyı para, kariyer ya da statü üzerinden değil, insanın iç huzuru üzerinden değerlendirmeye çalışıyor. Dışarıdan bakıldığında her şeye sahip görünen insanların neden mutsuz olabildiğini sorgulaması hoşuma gitti. Bu bölümlerde anlatılanlar, insanı kendi hayatına dönüp bakmaya ve gerçekten neyin peşinden koştuğunu düşünmeye itiyor. Her fikrine katıldığımı söyleyemem ama ara sıra durup kendime bazı sorular sormama neden oldu. Galiba kitabı sevmemin nedeni de buydu.
Zihnini Yeniden YapılandırVolkan Erkan · Destek Yayınları · 2024168 okunma
7/10
·209 syf.··
Beğendi
·
2026 74. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 06:07
Her hikâyenin bir sonu vardır. Ama bazı sonlar, bir veda olmaktan çok daha fazlasıdır. Son Savaş, yalnızca Narnia Günlükleri'nin son kitabı değil; çocukluğa, masallara ve yıllardır sevdiğimiz bir dünyanın son nefesine tanıklık ettiğimiz bir veda mektubu. C. S. Lewis bu kez okuru yeni bir maceraya değil, Narnia'nın kaderinin belirleneceği son yolculuğa çıkarıyor. Narnia'nın son kralı Tirian'ın hüküm sürdüğü dönemde, kurnaz bir maymun sahte bir Aslan yaratır. Aslan postu giydirilmiş masum bir eşek aracılığıyla halk kandırılır, gerçekler çarpıtılır ve Narnia yavaş yavaş kendi özünü kaybetmeye başlar. Yalanlar büyüdükçe dost düşmana, gerçek sahteliğe karışır ve sonunda Narnia tarihinin son savaşı kaçınılmaz hâle gelir. Fakat bu kitap aslında bir savaşı anlatmıyor. Bir dünyanın sonunu anlatıyor. Daha da önemlisi... Gerçeğin unutulmasını anlatıyor. Lewis bu romanda serinin önceki kitaplarından çok daha karanlık bir atmosfer kuruyor. Çünkü artık mesele yalnızca iyilerle kötülerin mücadelesi değil. İnsanların doğru ile yanlışı ayırt edemediği, yalanın gerçek gibi kabul edildiği bir dönemde yaşanan çöküşü izliyoruz. Kitap boyunca beni en çok etkileyen şey Tirian'ın umutsuzluğuydu. Kaybettiğini bile bile savaşmaya devam etmesi... Sonucun değişmeyeceğini bilse de doğru olanın yanında durması... Belki de gerçek cesaret tam olarak budur. Kazanacağından emin olduğunda savaşmak değil. Kaybedeceğini bildiğinde de vazgeçmemek.
Edebiyat
Son SavaşC. S. Lewis · Doğan Egmont Yayıncılık · 20121,318 okunma
8/10
·241 syf.··
Beğendi
·
2026 73. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 05:13
Bazı karanlıklar gözle görülmez. Bazı büyüler ise insanın zihnini ele geçirir. Gümüş Sandalye, Narnia Günlükleri'nin en karanlık, en olgun ve en düşündürücü kitaplarından biri. Bu kez hikâyenin merkezinde ne büyük savaşlar ne de taht mücadeleleri var. Lewis bizi yeraltının karanlık dehlizlerine, unutulmuş bir prensin peşine ve gerçekle yanılsamanın birbirine karıştığı tehlikeli bir yolculuğa çıkarıyor. Eustace ve okul arkadaşı Jill Pole, Aslan'ın verdiği görevle yıllar önce kaybolan Prens Rilian'ı bulmak için Narnia'dan kuzeye doğru yola çıkarlar. Ancak bu görev sandıklarından çok daha zordur. Devlerin ülkesi, terk edilmiş şehirler, yeraltındaki karanlık krallıklar ve insanın aklına bile güvenemeyeceği bir düşman onları beklemektedir. Bu kitapta beni en çok etkileyen şey macera değildi. Karanlıktı. Lewis ilk kez Narnia'nın masalsı yüzünü geri plana çekiyor ve okuru daha ürkütücü, daha melankolik bir atmosferin içine bırakıyor. Hikâye ilerledikçe yalnızca karakterler değil, okur da neyin gerçek neyin aldatmaca olduğunu sorgulamaya başlıyor. Özellikle Yeşil Cadı'nın yeraltındaki sahneleri... Narnia serisinin en unutulmaz bölümlerinden bazıları. Çünkü burada verilen mücadele yalnızca fiziksel değil. Bir inanç mücadelesi. Bir hatırlama mücadelesi. Bir gerçeğe tutunma mücadelesi... Cadı, kahramanları zincirlerle değil; şüpheyle esir almaya çalışıyor. Onlara gördükleri dünyanın bir hayal olduğunu söylüyor.
Edebiyat
Gümüş SandalyeC. S. Lewis · Doğan Egmont Yayıncılık · 20121,372 okunma
muhteşmdi
10/10
·255 syf.··
Beğendi
·
2026 72. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 01:56
Bazı yolculuklar bir varış noktasına ulaşmak için yapılır. Bazıları ise insanı değiştirmek için. Şafak Yıldızı'nın Yolculuğu, Narnia Günlükleri içerisinde belki de en büyülü, en şiirsel ve en unutulmaz macera. Bu kez Narnia'nın kaderini belirleyecek büyük bir savaşın değil, bilinmeyene doğru yapılan bir keşif yolculuğunun içindeyiz. Lucy, Edmund ve kuzenleri Eustace; Kral Caspian'ın gemisi Şafak Yıldızı ile doğunun en uzak denizlerine doğru yelken açıyor. Amaçları, yıllar önce kaybolan yedi Narnia lordunun izini sürmek. Ancak onları bekleyen şey yalnızca kayıp insanlar değil; korkuların gerçeğe dönüştüğü adalar, ejderhalar, görünmez düşmanlar ve dünyanın sonuna uzanan gizemli bir yolculuk. Bu kitapta beni en çok etkileyen şey, hikâyenin aslında bir deniz yolculuğundan çok bir iç yolculuk olmasıydı. Özellikle Eustace... Serinin başında kibirli, bencil ve katlanılması zor bir çocuk olan Eustace'ın yaşadığı değişim, Narnia Günlükleri'nin en güçlü karakter gelişimlerinden biri. Çünkü Lewis burada bize çok önemli bir şey söylüyor: İnsan değişebilir. Ama değişim her zaman acıtır. Her ada yeni bir sınav. Her durak yeni bir yüzleşme. Her dalga karakterleri biraz daha olgunlaştırıyor. Şafak Yıldızı ilerledikçe hikâye de büyüyor. Başlangıçta bir macera gibi görünen yolculuk, zamanla insanın korkularını, arzularını ve içindeki karanlığı sorguladığı bir arayışa dönüşüyor. Bu yüzden kitap yalnızca çocuklar için yazılmış bir fantastik roman gibi hissettirmiyor; her yaşta okura farklı şeyler söyleyen zamansız bir masal gibi duruyor. Ve sonra doğuya ulaşıyoruz... Denizin bittiği yere. Haritaların sustuğu yere.
Edebiyat
Şafak Yıldızı'nın YolculuğuC. S. Lewis · Doğan Egmont Yayıncılık · 20121,528 okunma