f.z

f.z
@doktorabla
Okurum

f.z

, bir kitap okudu
10/10
·328 syf.··
Beğendi
·
5 günde okudu
·
2020 20. kitabı
L. M. Montgomery
8.5/10 · 17,9bin okunma
Reklam
10/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2020 18. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2020 21:37
Uzun zamandır okumak istediğim kitaplardan biriydi Nar Ağacı, bugüne kısmetmiş. Öncelikle beklentimin çok üstünde bir roman olduğunu söyleyebilirim. Özellikle akıcılığı, kurgusu ve birden çok insanın yaşamına değindiği halde olayların birbirine bu kadar güzel bağlanmış olması... Bunun yanı sıra yazarın kelimeleri kullanım biçimi, şehirlerden ve kültürlerden bahsediş biçimi beni kendine hayran etti. Nazan Bekiroğlu hemen tanışmak istediğim yazarlar kategorisinde yerini aldı. Bundan sonra söyleyeceklerim biraz spoilera girebilirim hemen uyarayım :) Kitapla ilgili en beğendiğim kısımlara gelecek olursak yazarımız ve aynı zamanda esas karakterlerin de torunu olan hanımefendinin fotoğraflara bakarak o zamana gitme fikri beni çok keyiflendirdi. Zaman zaman benim de tarihi bir mekana gittiğimde "acaba burası tam 200 yıl önce şu an nasıl bir haldeydi" diye düşünmeme benzettim. Demek ki herkesin böyle bir hayali varmış dedim kendi kendime. Bir diğer beğendiğim kısım da tarihi ve siyasi olayların objektife yakın bir şekilde aktarılması oldu. Aslında kitaplarda siyasi fikirlerin belirtilmesine karşı değilim lakin bazı yazarlar fikirlerini öyle çiğ ve edebi olmayan bir dille aktarıyorlar ki bir anda keyfim kaçıyor. Her neyse. Eskiyi, savaşı, masumiyeti, aşkı, zulmü, aileyi ve muhteşem kültürüyle Doğu'yu ve Anadolu'yu anlatan bir roman ne kadar kötü olabilir ki zaten. Düşünmeden okuyun :)
Edebiyat
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534,1bin okunma
6/10
·481 syf.··
2020 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2020 11:59
Serenad, Zülfü Livaneli'den okuduğum ilk kitap. Her zaman popüler yazar ve kitaplara mesafeli yaklaşmakla beraber Livaneli'nin herkes tarafından okunup her yerde bahsedilmesine dayanamayarak, diğer bir deyişle merakıma yenilerek bir kitabını okumaya karar verdim. Nitekim mesafeli olmanın sebepsiz olmadığını belirterek aslında gayet akıcı bir hikayesi olduğunu söylemek isterim. Öyle ki dün yaklaşık 250 sayfa okuduğumu fark ettim, uzun zamandır herhangi bir kitaptan bir oturuşta bu kadar sayfa okumamıştım. Acıklı ve duygu yüklü bir hikaye e üstelik akıcı da sen neyini beğenmedin derseniz, cevabım sıradanlığı olur. Ben de Struma gemisini ve Kırım Türkleri ile ilgili olan acıklı olayları kitaptan öğrendim, ama yine de üstüne onca film çekilmiş ve kitap yazılmış olan Yahudi soykırımıyla araya serpiştirilen Ermeni meselesinin ısıtılıp ısıtılıp önüme koyulması bana "biraz yaratıcı olun yahu" dedirtmiyor değil. Sıradan bulmamın nedeni yalnızca bununla da bitmiyor aslında. Bir diğer konu ise kitabın zayıf anlatım dili ve hikayenin zenginleştirilmeye çalışılması çabası. İkincisiyle demek istediğim bir hikayenin kendini insanlara inandıracak ve hissettirecek kadar gerçek olmaması nedeniyle yazarın araya gereksiz isimler, tarihler ve olaylar serpiştirmesi. Bunu yaparak okuyucuyu etkilemeye çalışması ama aslında sadece okuyucuyu yorması durumu. Burada bir örnek vermek isterim hepimiz Uçurtma Avcısı kitabını biliriz ve çeviri bir kitap olmasına rağmen çoğumuzu derinden etkileyen, adeta gerçek olduğuna inandığımız bir kitaptır. Bu misalden iki sonuç çıkar: Benim fikrime göre bir yazar hikayesiyle insanları etkilemek ve onları hikayenin gerçek olduğuna inandırmak isterse ya gerçekten şahit olduğu veyahut içinde yaşadığı toplumun tecrübe ettiği bir olayı anlatması gerekir; ya da üslubu
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164,1bin okunma