Korkut

Korkut
@doktorfaustus
Yaratım Sancıları
Yaratıcılığın nevrotik acıların bir ürünü olduğu ve nevrozun ortadan kalktığı anda yaratıcılığın sona ereceği biçiminde genel bir kanı vardır. Analitik psikoloji bu varsayımı paylaşmaz. Yaratıcılık arketipsel dürtülere, onlara tutsak olmaksızın gerçekçi ve gözle görülebilir bir anlatım verebilmeyi tanımlar. Sanatçının diper insanlardan farklı olmasının nedeni, görülebilir biçimde ortaya çıkmak için zorlayan arketipsel güçlerin enerjisiyle yüklenmiş olmasıdır. Sanatçı nevrotik olduğu için yaratmaz. Yaratıcı olması ve içindeki güçlere anlatım yolu bulma zorunluluğu sonucu nevrotik olabilir. Analitik psikoloji gerçek sanatçının tedavi sonucu yaratıcılığını yitireceğini kabul etmez. Tam tersine, bir sanatçının iç dünyasına ulaşabilmiş olması, oradaki kaynaklarını daha iyi kullanabilmesini sağlar.
Sayfa 195 - Metis Yayınları
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ortak (Kolektif) Bilinçdışı
Jung'a göre insan zihni, onun evrimi tarafından biçimlendirilmiştir. Dolayısıyla birey geçmişiyle bağlantılıdır. Bu bağlantı yalnızca çocukluğunu değil, kendi türünün geçmişini ve hatta insanlık evrimini içerir. Psişeyi evrim sürecinin içine yerleştirmiş olması, Jung'un psikoloji alanına yapmış olduğu en önemli katkıdır.
Sayfa 165 - Metis Yayınları
Gene de ölümden söz edilirken akla gelen o itici korku yatak odasında hissedilmiyordu. Odadaki her şeyin öylece donup kalışında, annenin duruşunda, doktorun umursamaz yüzünde insanın içine dokunan, etkileyici bir şey vardı. Biz insanların anlayıp başkalarına anlatmayı daha uzun süre sonra öğreneceğimiz; sanırım yalnızca müziğin yansıtma gücü bulabileceği, insan kederinin güzelliğiydi bu; hissedilmesi oldukça güç, incenin incesi bir güzellik!..
Sayfa 64 - Can Yayınları
Yol ve Inárritu
Eskiden "Yılmaz Güney sineması acaba sadece Türk toplumu üzerinde mi bu kadar etkili?" diye düşünürdüm. Ama değil... Alejandro Gonzalez Inarritu'nun bir röportajını okudum, FilmMaker dergisiydi galiba, "Ben öyle ne yapacağımı bilmez şekilde serseri dolaşırken 'Yol' diye bir filmle karşılaştım, o kadar etkilendim ki, sinemacı olmaya karar verdim" diyordu. Yılmaz Güney'in adını bilmiyor muhtemelen ama filmi unutmamış, çıkmamış aklından.
Sayfa 207 - Norgunk Yayıncılık