Hatcenin ölümü, ıraz ve bebek memedin ayrılışı, Abdi Ağa'nın vurulması bana biraz fazla ani geldi.Yaşar kemal’in dilini tüm yalınlığıyla tüm şaşasıyla ortaya koyduğu cümle dizilimleri çok oturaklı. Gereksiz söz dizimi yok; sözü uzatmadan; bir tablo çizer gibi sözcükleri nakış nakış işlemiş ve insanın zihninde olay örgüsünü bir bir canlandırmış. Kollarım bağlı Abdi Ağa’ya kızamamanın, Hatce’ye yardım edememenin Iraz teyze’nin Rıza’ya olan yakarışına; ağıtına paydaş olamamanın acısını yaşadım.
Çocuğun hayatı değildir sadece anlatılan.. Okumadıysanız okuyun, biraz daha insan olursunuz en fazla..Hangi yaşta olursa olsun er geç herkes bu kitabı okumalı bence.
Kitapta psikolojik çözümlemeler, aşk hikayesi, siyasi eleştiriler, dönemin İstanbul'una ait tasvirler güzel bir şekilde işlenmiş. Ama en güzel de içimizdeki şeytan anlatılmış, olay örgüsü açısından bakıldığında aşk hikayesi gibi görünse de toplum ve insana eleştiri niteliğinde bir yapıt. Kitapta altını çizdiğim çok kısım mevcut. Ancak ne Ömer'i ne Macideyi ne de Bedriyi benimseyemedim. Ömerin iş yerinde fenalık ettiği Hafız üzerine çok düşünme fırsatı oldu herhalde ben bu romanda bir karakter olsaydım o hafız olurdum.