ölülerle dolunca sonsuz ülken, ey Mağribî, kanının hiç uğramadığı bir yerlerinde, çadırları ve bir ağacı bırakmanın sızısı.
Sayfa 34·Kitabı okudu
Şu köhne kervansaray ki, adı dünyadır, Sabah akşam denen, alaca konağıdır; Sultanlar gelip, saltanat sürüp, Saati dolunca çekip gidendir.
Ağlamakta büyük lezzet vardır,çünkü gözler yaşla dolunca acılar da akar gider.
Sayfa 17·Kitabı okudu
Ayırt edebilmek gerek. Kendi hislerimizde de.
Bir insan sizi yalnızlığının ilacı yapıyorsa, sizi gerçekten seçmemiş olabilir.Sadece kendi içindeki düşüşü engellemek için size tutunuyordur. Bir insanın boşluğunu dolduruyorsananız sizi sevdiğini sanabilir. Ama boşluk dolunca sizi gereksiz de bulabilir.
Doğa Vazgeçer/Enerji Tasarrufu
Ayrıca beyinlerimiz ergenlik boyunca inanılmaz bir sıklıkla yeni bağlantılar geliştirmekte ve oluşturmaktadır fakat bu faaliyet, sinirsel devrelerimizin yaşadığımız tecrübelerle yapılandırıldığı gelişim dönemi olan gençliğin sona erişiyle kayda değer bir şe kilde yavaşlar. Bu süreç dinlediğimiz müziğe de uygulanır, yeni müzikler, bu önemli dönemde dinlediğimiz müziğin çerçevesinde değerlendirilir. Dil gibi yeni becerileri edinmenin çeşitli dönemleri olduğunu söylemiştik. Eğer bir çocuk altı yaşına kadar dil öğren-memişse (ister ana dili ister ikinci dili olsun) ana dilini konuşan bir kişi gibi kolaylıkla konuşmayı asla öğrenemeyecektir. Müzik ve matematik biraz daha gecikmeli olabilir ama bu gecikme sınırsız da değildir: Eğer bir öğrenci yirmi yaşından önce müzik dersi almamış veya matematik eğitimi görmemişse bu konuları ancak büyük bir zorlukla öğrenecektir ve büyük bir ihtimalle bu alanlarda erken yaşta eğitim görmüş bir kişi gibi müzik ve ma-tematik "konuşamayacaktır". Bunun sebebi sinaptik büyümenin izlediği biyolojik yoldur. Beyin sinapsları belirli bir süre büyü-meye ve yeni bağlantılar oluşturmaya programlanmışlardır. Bu süre dolunca elemeye, yani ihtiyaç duyulmayan bağlantılardan kurtulmaya yönelirler. Nöroplastisite, beynin kendini yeniden düzenleyebilme yetisidir. Bu yetinin daha önceden imkânsız olduğu düşünülen seviyelerde gerçekleştiği, son beş yıl içinde kanıtlanmıştır. Ancak yine de yetişkinlerdeki yeniden düzenleme kabiliyeti, çocuklar ve ergenlerdekinden oldukça düşüktür.
Sayfa 264·Kitabı okudu