9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
KILIF ~ EMEL ŞİMŞİR İçerik; Duygusal roman Seramik sanatçısı kadın Dominant bir anne Kuralcı bir eş Geçmişte kalan bir aşk Travmalar, trajediler, anılar İyileşme süreci 286 sayfa Masal ile Mustafa… Sevginin gücüne rağmen korkuların kenarda beklediği, en güvendiklerinin ayırdığı bir aşkın iki ayrı tarafı… Ayrılıklarının üzerinden yirmi yıl geçmesine rağmen kendilerinden uzaklaşmış ama yine aynı anda hapsolmuş iki ruh… Çocukluk travmalarının şekillendirdiği hayatlar hiç bu kadar büyük pişmanlıklara gebe olmamıştı. Masal’ın geçmişten kalan tek dostu Tanya ile bir buluşmalarında aralarında geçen ‘dergideki yazı’ sohbeti, uzun zamandır üstünü örttüğü anılarının, çamurla şekillendirdiği hayatının aslında bir şekilden olduğunu anlamasını sağladı. Seramik sanatçısı olan Masal tekrar hayatını bir hamur gibi şekillendirmek, hayallerinin ‘Masal’ına’ dönüştürmek için oturuyor bu sefer torna masasının başına. Hamurunu şekillendiren annesi Songül ve ona maddi değeri yüksen fakat manevi değeri olmayan bir kılıf sunan eşi İlhan’dan yeteneklerini geri alabilecek mi? Bakalım bu sefer fırından nasıl bir eser çıkacak? Okuma listemin 1685.kitabı… Merakla okuduğum güzel bir kitaptı. Masal’ın ve Mustafa’nın yaşadıkları uzun süre zihninizi meşgul edecek. Tavsiyemdir efendim @emeloda @mumkunkitap @mervejour #kılıf #emelşimşir #mümkünkitap
KılıfEmel Şimşir · Mümkün Kitap · 20269 okunma
Puan vermedi·130 syf.··
2026 103. kitabı
Meral Akman Birben Eseri elime ilk aldığımda beni kapağında yazan ”Unutmanın Kıyısında Bir Kadın”yazısı kendine çekti.İnanıyorum ki bu eser,okuyan herkesin yüreğine dokunacak ve ömrümce unutamayacak. Unutmanın kıyısında olan bu kadın,bir zamanlar uzun,sarı lepiska saçlara sahip olan Birben di.En büyük hayali balerin olmaktı ama annesi asla balerin olmasına izin vermedi.Pilot olan babası balerin olmasına olumlu yaklaşsa da evin huzuru kaçmaması için ikinci evliliğini yaptığı eşinin dominant tavırlarına hayır diyemedi ve kızının yanında olamadı. Bu olay Birben in yüreğinde derin yaralar açtı ve genc yaşta görücü usulü evlendi Evlendiğinde mahallenin en popüler kızıydı.Moda tasarım okuyan Birben muazzam elbiseler çiziyordu.Hemen hamile kalan Birben e,maddi sıkıntı yaşayan damatlarina destek olmak icin ailesi en işlek caddede kızlarına giyim mağazası açtı.Kocası Rıfat,bekarken işlediği suçtan hüküm giyince Birben kucağında çocuğuyla yıkıldı.Eşinin serbest kalmasına cok sevinen Birben in sevgisi kocasını evde tutmaya yetmedi.Anne ve baba sevgisinden yoksun büyüyen Rıfat,sevgisini gösteremeyen,kadınlara sevgi göstermenin acizlik olduğunu kabul eden zavallı biriydi.Uğradığı şiddetlere dayanamayan Birben,Rıfat tan ayrıldı ama sonra da istediği mutluluğu elde edemedi İnsanın çocuklukta aldığı derin yaralar,ömür boyu onunla birlikte yolculuk ediyor arkadaşlar.Bir sahil kasabasında huzurla yaşlanmayı hayal eden Birben,demans hastalığına yakalandığını öğrendiği anda geçmişini unutmadan not almaya başladı.Oğluna yük olmamak icin ömrünün son dönemini huzurevinde herseyi zamanla unuturak yaşamayı seçti.Bu seçim beni üzdü Yazarın psikolojik tahlilleri güçlü ve akıcıydı.Psikoloji ve kişisel farkındalık adına kaleme alınan bu eserde çocukluk travmalarına ve aile bağlarına konuk
BirbenMeral Akman · Octopus Yayınevi · 202619 okunma
8/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2026 86. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 13:13
Bu kitabı o kadar heyecanla bekledim ki anlatamam. Serinin her kitabını sevsem de Arturo’nun hikâyesine karşı ayrı bir merakım vardı. Özellikle önceki kitaplarda gördüğümüz o mesafeli, sert ve geleneksel tavırlarının nasıl bir kadına yenileceğini gerçekten çok merak ediyordum. Ve karşısına Tara gibi tam anlamıyla kaos bırakmaları bence aşırı iyi bir tercihti. Tara’yı ilk andan itibaren sevdim çünkü Arturo’nun istediği “sessiz, itaatkâr, söz dinleyen eş” olmayı zerre umursamıyor. Adam evlilikle birlikte düzen kuracağını sanıyor ama karşısındaki kadın resmen bütün düzenini yerle bir ediyor. Tara’nın o rahat, aklına eseni yapan, bazen düşünmeden hareket eden halleri Arturo’yu çıldırtırken beni sürekli eğlendirdi. Aralarındaki atışmalar, inatlaşmalar ve birbirlerini zorlamaları kitabın en keyifli kısmıydı. Arturo karakteri ise beklediğimden daha yumuşak çıktı diyebilirim. Başta aşırı kuralcı, kontrolcü ve geleneksel biri gibi görünse de Tara karşısında yavaş yavaş çözülmesini okumak çok güzeldi. Özellikle onu anlamaya çalıştığı anlarda “tamam işte şimdi düştün” dedim sürekli. Adamın fark etmeden Tara’nın kaosuna alışması, hatta o kaosu sevmeye başlaması çok tatlıydı. Kitapta en sevdiğim şeylerden biri de zoraki evlilik temasının gerçekten hissedilmesiydi. Çünkü ikisi de bu evliliği isteyerek yapmıyor ama zamanla birbirlerine karşı gelişen o çekim çok doğal ilerliyor. Nefretten aşka trope’unun verdiği o gerilim ve çekim hissi kitabın çoğu yerinde vardı. Özellikle birbirlerine sinir oldukları sahnelerde aradaki kimya daha çok hissediliyordu bence. Drago’yu ve diğer karakterleri tekrar görmek de aşırı güzeldi. Seriyi uzun süredir okuyan biri olarak aile havasını hissetmeyi seviyorum. Ama dürüst olmam gerekirse onların daha fazla sahnesi olsun isterdim. Özellikle Arturo ve
Tutkulu KaoslarNeva Altaj · Artemis Yayınları · 202633 okunma
7/10
·166 syf.··
2026 82. kitabı
Serinin ilk kitabı novella gibi zaten ben konuyu beğendim ama bir tık uzun olsa tadından yenmezdi :D Ajla 31 yaşında başarılı bir iş kadını aslen Yugoslavya'dan gelmiş ülkenin savaş zamanlarında çocukmuş hatta . Kadının genel halini sevdim bir adamla yemeğe çıktığında kitap başlıyor bok gibi bir şey zaten adam . Orada masadayken başka bir masada oturan pek leziz bir tiple göz göze geliyor . Sonrasında zaten yemek patlıyor ve aynı anda içerde kurşunlar uçmaya başlıyor :D Kadın masa altına saklanıyor onu oradan bakıştığı adam çıkarıyor randevusu ortada yok kaçmış aşalsaka . Nicolas 25 yaşında babası suikast ile öldürülünce bir anda genç yaşta Don olmuş . Oda kadına karşıdan göz koymuş bile adam bayıldı kadına zaten . Fakat kadının randevuya çıktığı adam Nicolas'ın babasının ölümüne sebep olan aileden . Nicolas durumu anlamak ve kadınla yakınlaşmak için onu evine götürüyor bu sırada kadın adamın eline çatal falan sapladı :P Şimdi kitap kısa olduğu için aşk falan pek şipşak ama hoştu kadının hafif bir Dominant havası olması aralarında olan dinamik falan çerez gibi akıverdi :D
Love & Other Poor Life ChoicesL. J. Mrazeva · Independently published · 262 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2026 85. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 13:54
Oscar Wilde Önemsiz Bir Kadın eserinde 'kadın' figürünün önemsizleştiğinin anlatımını yaparken; aslında bu önemsizleştirmenin temel dinamiği olan 'eril' kavramının hem kültürel hem de tarihsel olarak yanlış algılandığının anlatımını sağlamıştır. Ve eserin sonunda bunu 'eril' kahramının aslında 'önemsizleştirerek' toplumda kadını önemsizleştirmenin ne kadar sancılı bir yapıya giriftar olacağının anlatısını sunmuştur. Özellikle 'evlilik, aile, metres ve günah' gibi kavramların çerçevesinde anlatılan eser, birey,n ve toplumun dinamikleri arasında dominant ve resesif kalan yönlerini de göstermiştir. Hatta yer yer bağnaz bir açıyla eylemleri hoşgörme noktasına dahi getirilecek bir durumun hikayesini okumaktayız. Bu bağlamda eser hem yazıldığı çağa hem de modern dünyaya nokta atıfları dahi görebilmekteyiz. Sonuç olarak; Oscar Wilde Önemsiz Bir Kadın erkek-kadın arasındaki ilişki dinamikleri, sosyal durum, ekonomik güç vb. kavramlar ışığında önemsizleştirilen ve hatta metaya dönüştürülen kadının günün sonunda karşısındaki 'erkek' olgusunun nasıl yitik bir manaya sahip olduğunun anlatısını sunmuştur. Böyelikle Oscar Wilde okuyucuya son anda ters köşe yaparak ikil ilişkilerde hem kadın hem erkek olsun değer, saygı ve sevgi gibi hem eylemsel hem de teorik olarak birbirine orantısal bir denkliği bulunmadığı müddetçe iki taraftan biri birbirini mutlaka yargılayacağını ve yargılayan tarafın günün sonunda kendisi de aynı yargının altında kalacağını sade bir dille anlatarak okuyucunun zihnine tohumlarını bırakmıştır.
Duygu ve Düşünce
Önemsiz Bir KadınOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20246,7bin okunma
6/10
·376 syf.··
2026 41. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 17:36
Öncelikle ilk kez omegaverse kavramı içeren bir kitap okudum . O yüzden de ilk 100 sayfa kadar bazı şeyleri anlamadığım için biraz araştırdım. Kitapta (en azından ilk kez okuyacaklar için) açıklama olabilirdi. Kavramları anladıktan sonra kitap aktı gitti. Tüm kitabı yüzümde aptal bir sırıtışla okudum. Sosyal kelebek bir kız ve somurtkan bir erkek karakter. Sadece erkek karakten alfaysa daha dominant olması gerekmez miydi. Hep ilk adımı atan kadındı. Adam hep düşünceler içinde pasif hareketler sergiliyordu. O kısımları geçersek çok tatlı ve tozpembe bir kitaptı.
1000Kitap
Sahte EşLana Ferguson · Nox Yayınları · 2025423 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 43. kitabı
Selam Sizlere çıktığı ilk gün alıp okumak için uzun süre beklettiğim, kalemine bayıldığım Vi Keeland’ın, Yabancı Yayınları’ndan çıkan Davetiye kitabı ile geldim. Stella… Güçlü, korkusuz, zeki ama bir o kadar da hassas bir karakter. Mutluluk oyunu oynasa bile etrafındaki insanlara çikolata dağıtacak kadar ince düşünceli. Bir gün posta kutusunu karıştırırken eline geçen bir davetiye, hayatının yönünü tamamen değiştirecek türden. Bu davetiye aslında ona değil; bir gece iki aylık kirayı ödemeden kaçan eski ev arkadaşı Evelyn’a ait. Üstelik düğün, Stella’nın hayalini kurduğu o ünlü mekânda yapılacak. En yakın arkadaşı Fisher’ın “Biraz eğlenmekten ne çıkar?” ısrarıyla kendini o düğünde buluyor. Ve hikâye tam da burada başlıyor… Damadın sağdıçlarından biri, Stella’nın dikkatini çekiyor. Stella’nın mesleği parfümörlük olunca, insanların kokularına karşı olan hassasiyeti de haliyle dikkat çekici oluyor. Aralarındaki ilk etkileşim, kısa sürede yerini güçlü bir çekime bırakıyor ve bu çekim bir dansla taçlanıyor. Ama küçük bir detay var… Stella’nın karşısındaki adam sıradan biri değil. O adam, gelinin abisi ve aynı zamanda Stella’nın çalıştığını söylediği yerin sahibi olan Hudson Rothschild. Hudson dışarıdan sert ve dominant görünse de, onu tanıdıkça içindeki romantik adamı görmek kaçınılmaz oluyor. Stella’nın dik başlılığı ve kendinden ödün vermemesi ise Hudson’ı ona daha da bağlıyor. Gecenin sonunda Stella kaçmak zorunda kalıyor… ama telefonunu mekânda unutarak. Telefonunu geri almak için Hudson’ın şirketine gittiğinde, aralarındaki çekim iyice kaçınılmaz hale geliyor. Hudson telefonu vermek için bir şart koşuyor: birlikte bir yemek. Tam her şey ilerliyor derken, Stella’nın Hudson’a verdiği numarayı yanlış yazması olayları karıştırıyor. Biri aranmamayı beklerken diğeri bilerek
2026 Okuma Raporları
DavetiyeVi Keeland · Yabancı · 01,065 okunma