döngüsel

döngüsel
@dongusel
Dönüp dolaşıp aynı yere gelmiyor muyuz?
Puan vermedi·120 syf.··
2025 1. kitabı
Yavaşlık, uzun süredir rafımda bekleyen kitaplardan bir tanesiydi. Bir yakınımın yoğun ısrarıyla çocukluk anılarımızı da pekiştirmek amacıyla okumaya karar verdim. İsminin hakkını fazlasıyla verir gibi hiçbir akıcılığı olmayan fakat buna rağmen hiç de basit olmayan bir kitap. Karakterlerin bu kadar yalın anlatıldığı başka bir esere sanırım henüz denk gelmedim. İncecik bir kitap olmasına rağmen bitirmem bir ayımı almıştır.
YavaşlıkMilan Kundera · Can Yayınları · 20181,623 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·420 syf.··
Beğendi
·
2016 79. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2016 00:00
Hakan Günday Daha kitabı, yazarın Doğan Kitap tarafından yayınlanan sekizinci kitabıdır. 2000 yılında yayınlanan Kinyas ve Kayra kitabıyla adından söz ettiren yazar, 2002 yılında Zargana, 2003 yılında Piç, 2005 yılında Malafa, 2007 yılında Azil, 2009 yılında Ziyan ve 2011 yılında Az kitaplarını yazmıştır. İlk baskısı 2013 yılında yapılan Daha romanı 417 sayfadır. Eleştirmenlerce yazdıklarının türü yer altı edebiyatı olarak kabul edilse de, yazar kendini herhangi bir türe sığdırmayı kabul etmiyor. Hakan Günday Daha kitabı, Arthur Rimbaud’dan bir alıntıyla başlıyor: “Dayanılmaz olan tek şey, hiçbir şeyin dayanılmaz olmamasıdır” diyor Rimbaud. Bu cümleyi anlamaya vakit bulamadan kendimizi Gaza’nın hazmedilmesi zor yaşamının içinde buluyoruz. İlk bölüm: Sfumato Kitap, her biri Rönesans dönemindeki resim tekniklerinin biriyle isimlendirilen 4 temel bölümden oluşuyor. Bu bölümlerle, romanın kahramanı Gaza’nın ruh hali arasında bir bağlantı kuruluyor. İlk bölüm olan Sfumato bir tür gölgelendirme tekniği olup aydınlıktan karanlığa geçişi ifade etmek için kullanılır. Bu bölümde, Gaza’nın Afganistan’dan Avrupa’ya kaçak göçmen taşıyan babasıyla ilişkileri anlatılıyor. Gaza’nın annesi onu doğururken ölmüştür ve Gaza, daha doğduğu anda hayatın karanlık yüzüyle karşılaşmıştır. Kitaba ismini veren Daha, göçmenlerin bildiği tek kelimedir. Ayrıca Gaza’nın babasının isminin tersten okunuşudur: Ahad. İkinci bölüm: Cangiante İkinci bölüme ismini veren Cangiante; gölgelendirme yapılırken renklerin daha açığının ya da daha koyusunun oluşturulamadığı durumlarda başka bir renge geçmeyi ifade etmek için kullanılan bir terimdir. Bu bölümde Gaza, babasına annesiyle ilgili sorular sorar, fakat bu sırada babasının kullandığı göçmen dolu kamyon kaza yapar. Kitabın beni en çok etkileyen
DahaHakan Günday · Doğan Kitap · 202517,1bin okunma
7/10
·424 syf.··
2018 1. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2018 00:00
Obsesif kitabıyla tanıdığımız Chevy Stevens’ın yeni kitabı O Gece (That Night) raflarda yerini aldı. Kanada’da 2014 yılında yayınlanmaya başlanan kitabın dilimize bu kadar geç çevrilmesi, yazarın ülkemizde henüz çok fazla tanınmıyor oluşundan kaynaklı. Oldukça heyecanlı bir kitap O Gece. Kitabı okurken bazen öfkeleniyor, bazense üzülüyorsunuz. Cinayet sırları, ihanet ve kalp yaralarıyla dolu bir öykü anlatılıyor kitapta. Olaylar o kadar sürükleyici ki bir sonraki sayfaya geçmek için adeta acele ediyorsunuz. Her sayfası gerilimle dolu O Gece’de Toni isimli gencin, kız kardeşini öldürdüğü için on beş yıl hapse mahkum edilmesi işleniyor. O Gece, son zamanlarda yeni çıkan kitaplar içinde gerçekten etkili bir öykü anlatan nadir kitaplardan biri. Toni’nin hatıraları haricinde, tüm işaretler Toni ve Ryan’ın suçlu olduğuna işaret ediyor. Toni’nin anne ve babasıyla olan fırtınalı ilişkisi, kız kardeşine duyduğu aşk ve nefret ilişkisi göz önüne alındığında oldukça farklı bir konunun işlendiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Alkol ve uyuşturucu kullanan Toni’nin davranışının aşırı olup olmadığı veya normal, sinirli bir gencin yaşamdaki yolunu arayıp aramadığını belirlemek, okuyucunun kararına bırakılmış gibi. Yine Toni’nin eylemlerinin ve tepkilerinin neredeyse tamamı, hikayesine inanmayı zorlaştıran kararsızlıklarla doludur. Toni’nin güvenilir bir anlatıcı olup olmadığı konusunda karar vermek için duygu ve gerçekleri tartmamız gerekiyor. Hikaye, Toni’nin hapsedilmesinden sonra yaşamına uyum sağlamaya yönelik mücadelelerinin yanı sıra, bir hapishane döneminin uzun vadeli sonuçlarını anlatıyor. Ayrıca hapishane sırasında ortaya çıkan psikolojik travmayı da inceliyor. Hangi tecrübenin daha travmatik olduğunu ayırt etmek oldukça zor. Konunun daha da karmaşık hale gelmesi için, olay
O GeceChevy Stevens · Koridor Yayıncılık · 2018211 okunma
8/10
·210 syf.··
2017 18. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2017 00:00
Malafa, Hakan Günday’ın okuduğum 3. kitabı. Daha ile Kinyas ve Kayra’yı satın almıştım, açıkçası bir daha Hakan Günday’ın kitaplarına para vermeyi düşünmüyordum, zira yeterince okudum. Fakat kütüphanenin raflarında rastlayıp da elime alınca, kendimi tutamadım ve 3 hakkımdan birini Hakan Günday’dan yana kullandım.: ) Evet, kitabın kapağı, kitabı okudukça gayet uygun düşüyor içeriğine. Kapaktaki sinsi, üçkağıtçı, bir o kadar da güleç erkek tipi; tezgahtaki malları değerinin kat kat üstüne satmak için çenesini ustalıkla kullanan tezgahtar ile birebir uyuşuyor. Ermeni argosu olduğunu öğrendiğim ve alışana kadar oldukça zorlandığım dili ile diğer kitaplarına oranla daha zor okunuyor diyebilirim. Deşalamak, yumoş, tram, meter, ahçik gibi kelimeler kitapta sıkça kullanılıyor. Antalya’da bir kuyumcu, kuyumcudaki tezgahtarlar ve müşterileri turistler ile aralarındaki ilişkiler. Malı satmak için türlü tezgahların döndüğü dükkanlar, turizm acenteleri, rehberler, dükkan sahipleri arasındaki pazarlık ilişkileri, turistlerin gözleri boyanarak bu ilişkileri tamamlamaları, vs… klasik Hakan Günday üslubu ile anlatılmış: Çekinmeden, lafı döndürüp dolaştırmadan, kalabalık yapmadan, allayıp pullamadan, bir yandan tokat atar gibi bir yandansa sever gibi… Genel olarak beğendiğimi söyleyebilirim. Yine karşıma çıkarsa başka bir kitabıyla, yine geri çevirmem. Fakat bu tüm kitaplarını okuma hevesi içindeyim anlamını çıkarmasın, yeraltı edebiyatına şimdilik doyduğumu hissediyorum.
MalafaHakan Günday · Doğan Kitap · 20175,6bin okunma
9/10
·331 syf.··
Beğendi
·
2017 10. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2017 23:56
Kulleteyn, Turan Dursun’un ilk çocukluk yıllarını anlattığı bir otobiyografik romanı. Küçük yaşta dini eğitim alması için bir kürt köyüne yollanan Türko’nun hikayesi. Kitaba ismini verdiği Kulleteyn, iki kulle (yaklaşık 13 ton) su demek. Şafii mezhebine göre durağan bir suyun temiz sayılabilmesi için bu miktarda olması yeterliydi. İçinde ne olduğu önemli değildi, pislikle dolu olsa bile 13 tonluk suya sahip olması onun temiz olmasının göstergesi kabul edilirdi. Bu sudan abdest alınır, yemek için su alınır, el yüz yıkanır, çamaşır yıkanır… Tüm bunlar aynı suyun içinde, sadece miktarı yeterli diye, şeriat böyle emrettiği için yapılırdı. Türko’nun dini eğitim alması için gönderildiği Kürt köylerindeki Şafiiler ve Hanefilerin birlikte yaşaması, Şafiilere göre haram olan şeylerin Hanefilerce haram olmaması, dini uygulayış şekillerindeki farklılıklar, Türko’nun kafasını en çok karıştıran konular olarak işlenmiş. Türko’nun Kürt şeyhlerinden aldığı dini eğitimi sorgulayışını, içindeki çelişkileri anlatışını, ağa, şeyh, molla üçlüsünün din yoluyla insanları nasıl etkilediğini, Anadolu köylerinin sıcaklığını ve samimiyetini bir çocuk gözüyle okutuyor Turan Dursun. Akılda kalan detaylar var; örneğin soğuktan ölmek üzere olan bir köpeğin şafii mezhebince haram sayıldığından ellenememesi, dolayısıyla camiye sokulamaması, bu yüzden cami dışında üzerine bir örtü örtülmesi ve ölüşünün Türko’yu etkilemesi.. Livata yapan iki fakiyi yakalayan Türko’nun susturulması.. Ahırlarda, hayvan pislikleriyle yan yana din kitaplarını anlamaya çalışması ve bu azimle yaşıtlarını bir bir geride bırakması.. Köpeğin girdiği su pis sayıldığından, Kulleteyn’e düşen köpek yüzünden tüm suyunun boşaltılmak zorunda kalınması.. Daha bir çok anı, bir film izlercesine betimleniyor kitapta. Parantez içlerine
Sinema
KulleteynTuran Dursun · Kaynak Yayıncılık · 2017825 okunma