Yüce Akhilleus. Zeki Akhilleus, ışıl ışıl Akhilleus, tanrılara benzeyen Akhilleus... Övgü dolu sıfatlar nasıl da üst üste yığılıyor. Biz ondan bahsederken bu isimlerin hiçbirini kullanmazdık. "Kasap" derdik biz ona.
Ayağıtez Akhilleus. Bu ilginç işte. Başka her şeyden öte, zekadan öte, yüzelikten öte, onu tanımlayan şey hızıydı. Bir hikaye var, bir keresinde Tanrı Apollon'u Troya'nın bütün ovaları boyunca kovalamış. Sonunda köşeye sıkışan Apollon güya, "Beni öldüremezsin, ölümsüzüm ben." demiş. "Ah, evet" diye cevap vermiş Akhilleus. "Ama ikimizde biliyoruz ki ölümlü olsaydın ölmüştün."
Kimsenin son sözü söylemesine izin yoktu, tanrıların bile.