İkinci okuyuşumda bende daha fazla tesir bırakan bir kitaptı. İnsanın ruhunun yaşlanması, kirlenmesi bedeninin yaşlanmasından daha acı olduğunu anlatan, hazzın anlık ihtiyaçlara cevap verdiği ancak ruhu güzelleştiren şeyin iyilik üzerine inşa edilen bir hayat olduğu, öbür türlüsünün eninde sonunda insanı zehirleyeceğini anlatan harika bir eserdi.
Dorian Gray’in Portresi
Gençliğini ve güzelliğini sonsuza dek korumak isteyen Dorian Gray’in, yaptığı seçimlerin ağır sonuçlarıyla yüzleştiği düşündürücü bir hikâye.
Aynanın karşısına geçip kendimize baktığımızda gerçekten ne görüyoruz? Dorian Gray'in Portresi bende biraz bu soruyu bıraktı.
Dorian'ın değişmeyen yüzüne imrenirken, zamanla insanın dış görünüşünden çok karakterinin nasıl şekillendiğini düşünmeye başlıyorsun. Şöhret, güzellik, haz ve vicdan arasında gidip gelen oldukça etkileyici bir hikâyesi var. Özellikle Lord Henry'nin söyledikleri bazı yerlerde insanı durdurup düşündürüyor.
En sevdiğim tarafı ise yıllar önce yazılmış olmasına rağmen hâlâ güncel hissettirmesi oldu. Çünkü insanların beğenilme isteği, kusurlarını gizleme çabası ve kendinden kaçışı pek değişmiyor. Bitirdiğimde sadece bir roman okumuş gibi değil, insan doğası üzerine uzun bir sohbet etmiş gibi hissettim.
Oscar WildeDorian Gray'in Portresi eserinde gençlik, güzellik, hedonizm ve kapitalist güç bağlamında oluşan narsist bir kişiliğin doğuş, olgunluğu ve ölüşü üzerinden şekillenmiştir. Bu bağlamda eser sadece bir roman ya da öykü değil kendi hayatlarımızın içleminde buluna bir birey olarak dahi karşımızda duran bir kişinin anatomisi olarak okunabilir.
Dorian Gray'in Portresi böümleri boyunca okuyucuyu kendi içine çeken ve dönem ingileteresinin her halini yansıtan bir noktada ortaya koymaktadır. Buradan hareketle de 'güneş batmayan ülke' imajının çöküntüleri, tortuları ve kirli sayfalarını anlatan Oscar Wilde aslında bize 'devlet' denilen siyasi erkin çukurlarını gezdirmektedir. Bu gezintinin biz okuyuculara sunduğu vaziyet düşünüldüğünde; siyasetin, adaletin ve halk üçleminde para baronlarının elindeki oyuncaktan ileri gitmediğini anlatmakta ve bunu yaparkende yarattığı kahramanın ışıltılı hayatından izlekler sunmaktadır.
Esere ahlaki nosyonlardan ya da dini bağıntılardan yakınsak mercek tuttuğumuzda karşımıza yine bu iki olgu ve kavramın kapitalist yani maddi olanaklar düzleminde zaafiyete uğradığı görülmektedir. Bu zaafiyet kahramnımızın sadomazoşit olduğu örüntüleri de okumaktayız. Bundan dolayı ne ahlaki bir ölçüt ne de dini bir nosyonun varlığından net bir şekilde söz edebilmekteyiz. Hatta eserde yer yer cinsiyet bağlamı düşünüldüğünde 'kadının' ikincil bir vatandaş ya da arzu nesnesinden öteye gidemediği ve sevginin sadece 'erotizm' temelinde değerlendirildiği de okunabilir.
Oscar Wilde'ın Dorian Gray'in Portresi'nin ana ve etrafında kurmuş olduğu kavramları düşündüğümüzde 'gençlik, güzellik, hedonizm ve kapitalizm' bir nevi psikolojik arka planımızda yatan Sigmund Freud'un id diye tanımlamış olduğu bireyin en arkeik yapısının anlatımı da anlaşılabilir. Bir nevi bireyin tüm yaşam ve yaşantı çeperini süreklilik diyagramı da
Dorian Gray'in Portresi, sonsuz gençlik ve güzellik karşılığında ruhunu şeytani bir arzuyla satan bir adamın, işlediği günahların ve yozlaşmanın bedelini kendi yüzü yerine bir tabloya ödetmesini anlatıyor. Oscar Wilde, estetik kaygılar ile ahlaki çöküşün sınırlarında gezinirken, vicdandan kaçmanın ve sadece haz peşinde koşmanın insan ruhunu nasıl paramparça ettiğini gösteriyor.
@okumacemberiolusturalim etkinliğinin dördüncü kitabı #katillercetesi nin ikinci kitabı olan #izabel oldu.
Yine akıcı, anlatımı güzel, heyecanlı bir kitap okudum. İlk kitabı da beğenmiştim, oda bunun gibi hareketliydi ama bu bir tık öne geçti diyebilirim. Öne geçirense kesinlikle Izabel'in sadakat testi. Ben niye kurtarmıyorlar diye debelenirken herkes herşeyi biliyormuş Fredrik ve benim dışımda. Nihayetinde artık İzabel'de çetenin bir üyesi. Aksiyon azalmayınca bir çırpıda bitenlerden oldu. Bundan sonra ki kemik kadromuz İzabel, Victor, Fredrik, Niklas ve aralarına yeni katılan Dorian olacak. Üçüncü kitaba geçmek için sabırsızlanıyorum ama önce araya akşam okuyup bitirebileceğim bir kitap almayı düşünüyorum.
Keyifli okumalarınız daim olsun...
IzabelJ. A. Redmerski · Ephesus Yayınları · 20162,574 okunma