Gökyüzü Daima Mavidir
Yıllar geçti. Kimi günler avuçlarımızdan su gibi kaydı, kimi günler kalbimize kök saldı. Mevsimler değişti. Bir sabah çiçek kokusuyla uyandık, bir başka sabah yağmurun sesine bıraktık kendimizi. . Ama her defasında, gökyüzü yeniden maviyi buldu. (Çünkü hayat, sanıldığı kadar sert değildi.) Bazen bir pencerenin önünde açan sardunya, bazen hiç hesapta yokken açılan bir kapı, bazen hiç beklenmedik bir anda gelen bir haber, bazen de uzun zamandır görmediğin bir dostun sesiyle yeniden yeşerebiliyordu insan. Çocukluk geçti. Sokaklarda kalan kahkahalar, eski defterlerin arasında unutulan hayaller, çoktan uzak yıllara karıştı. . Ama şaşırdım, İnsanın içindeki çocuk hiç büyümüyormuş aslında. . Bir kuş sürüsünü görünce hâlâ sevinmesi, ilk yağmurda camdan dışarı bakması,
"Bak bu yaşayan bir kitaptır. İnsanda çarpan hayatın atışlarına dokunur. Vicdanları harekete geçirir,sırları açar,yaralı yürekleri tedavi eder,kırık kalpleri onarır,kederli gönüllere deva olur. Tek şartı onu dost edinmek. Onu dost edinirsen görürsün ki sana bulunduğun şartlara uygun olarak hitap eder. Güzel ve müşfik bir şekilde davranır. Seni uğrunda çabaladığın hedeflere ulaştırır,yüreğinden endişeleri,omuzlarından ağırlıkları giderir."
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
​"Yüzünüze gülerler, sizinle şakalaşırlar, dost görünürler; ama kapıdan çıkıp kendi odalarına geçtiler mi arkasınızdan demediklerini bırakmazlar. Bu evde sevgi yalan, nezaket ise sadece bir maskedir."
Şu birkaç gün fırsat bulursam elimden geldiğince yazmaya çalışacağım. Ama bugün yazmam olanaksız. Aklım ve yüreğimde yalnızca Gustina var; o soylu ve sıcacık insan, sonuna kadar yaşanmış ama bir türlü huzura ermemiş bir hayatta kıymetli, sadık bir dost. Her akşam en sevdiği şarkıyı söylüyorum onun için. Par-tizan çarpışmalarının görkemli öykülerini fısıldayan steplerin maviye çalan çayırlarından dem vuran şarkıyı. Hani şu, kocasının yanı başında özgürlük uğruna dövüşen yiğit Kazak kızının savaşırken can verişini anlatan şarkıyı. Ah, benim korkusuz yoldaşım, o ufacık bedende ve o resim gibi yüzde bu ne güç! O iri çocuksu gözlerde ne sevecen-lik! Bitmek bilmeyen mücadele ve ikide bir ayrı kalışımız, ilk okşayış ve ilk sevişmenin erikliklerini kimbilir kaç kez yeniden yaşamış ebedî âşıklar kılmıştı bizi. İkimizin kalbinde hep tek bir kalp attı; mutluluk anlarında da, kaygılı, heyecan-Iı ve hüzünlü saatlerde de hep aynı soluğu soluduk. Yillarca birlikte çalıştık; iki gerçek dost gibi yardımcı olduk birbirimize. Yıllarca benim ilk okurum ve ilk eleştirmenim oldu; gözlerini üstümde duyumsamadığım zaman yazmak ne kadar zordu. Hayatımızı varsıllaştıran mücadelelerde yıllarca omuz omuzaydık. Aşık olduğumuz bu ülkenin dört. bir yanını el ele dolaştık. Pek çok umarsızlık yaşadık, ama çok büyük sevinçlerimiz de oldu; çünkü biz yoksulların var-sıllığıyla, yüreğimizdeki varsıllıkla zengin kıldık kendimizi.
Çekilecek bir köşemiz olacak. Yatağımız olacak. Yorganı gözlerimize çekeceğiz. Belki bir deniz kenarı, bir ağaç altı, bir rüzgar, bir sessiz kahve, bir bardak çay, bir simit, bir dilim kaşarpeyniri, bir yarım kilo şarap bulursak dost olarak bu en iyisi. Ama insan? Yok kardeşim, yok, insan bulamayacağız.
penceresiz bir odada yakıldı şiirlerim yani kül olduğunda dağılacağı bir yer bile yoktu bir sokak olsaydı yakıldığı yer belki rüzgarlara dost olurdu, belki de rüzgar, kimsenin duymadığı, okumadığı şiirlerimi fısıldardı kulağına insanların.
Sayfa 27
Şiir