Yağmura boyun büken susuz topraklar gibi
Kim bilir,belki bir gün kapıma geleceksin
Sinesinde bivefa bir sırrı saklar gibi
İnfazına yürüyen ölü tutsaklar gibi
Gözlerinin hicranlı yaşını sileceksin
"Vermenin almaktan daha kutsal bir şey olduğunu anlayacaksınız. Ama verme kalpten olmalı nefsin etkisiyle karşılık bekleyerek olmamalıdır. Saf sevginin hediyesi daima mutlulukla birlikte gelir. Verdikten sonra teşekkür veya övgü almadığınız ya da isminiz yazılmadığı için yaralandıysanız , hediyenizi sevgiyle değil gösteriş amacıyla verdiğinizi ve sadece almak için verdiğinizi bilin. Aslında vermiyor , alıyordunuz. "
Bu kitabı okumaya heyecanla başladım fakat ilerleyen vakitlerde sıkıntıya düştüğüm bir hal oldu karakterlerin aslında sabahattin Alinin çevresindeki insan betimlemelerini anlamam bittikten sonra fark ettim ve bu platformda gördüğüm bir alıntıda anladım bu alıntıya okumadan önce ulaşmış olmuş olsaydım farklı bir bakış açısına sahip olabilirdim Ömerin Sabahattin Ali olduğunu anlayarak okumuş olsaydım farklı şeyler düşünüyor olabilirdim kitaba dari içerlediğim noktalardan biri de şudur Kitap boyunca Ömerin haylazlıklarını ve Macidenin buna katlanışını ve bilinç akışındaki tedirginliği gördüm en azından farklı bir bakış açısı kazandırdı öyle düşünüyorum.