Puan vermedi
“Hayat, siz planlar yaparken başınıza gelenlerdir.” Bayıldığım bir söz. Hatta hayat mottom diyebilirim. Ne yazık ki iyi olacağına inanarak verdiğimiz kararlar bazen bizi hiç beklemediğimiz bir mutsuzluğun içine sürükleyebiliyor. Hayatımıza olumlu bir yön vermeye çalışırken, bir bakmışız 81 yaşında, yalnız ve mutsuz bir ihtiyar olarak ömrümüzün sonuna gelmişiz. Matt Haig, Gece Yarısı Kütüphanesi’nde kurduğu paralel evren fikrini bu kez farklı bir bakış açısıyla Gece Yarısı Treni’nde okurun karşısına çıkarıyor. Hayata veda eden Wilbur, sonsuzluğa ulaşmadan önce bir trenin vagonundan kendi yaşamını yeniden izliyor. Pişmanlıklar, başarısızlıklar, ölümler, acılar, yas, aşk ve dostluk… İnsana dair ne varsa sayfalar boyunca iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Yazar, bu hikâyeyle yaşamı boyunca kitaplar okumuş bir insanın başka hayatlara tanık olmasının, farklı dünyalara yolculuk etmesinin ve her hikâyenin insana yeni bir pencere açmasının önemini güçlü bir şekilde vurguluyor. Geçmişte verdiğimiz tek bir karar gerçekten bütün hayatımızı değiştirebilir mi? Elbette değiştirebilir. Peki, yaşanmış bir geçmişi düzeltmek mümkün mü? İşte bu roman tam da bu sorunun peşinden gidiyor. Bu kitap bana bir kez daha hatırlattı ki hayat, keşke’lerle değil, bugünkü seçimlerimizle şekilleniyor. Geçmişi değiştiremeyiz ama bugünü yaşayış biçimimiz, yarının hatırası olacaktır. “Ölmek bir an sürüyor ama yaşamayı öğrenebilmek için bir ömür harcıyorsun.”
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026377 okunma
İyilik meleği tolstoy.
7/10
·637 syf.··
2026 30. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 16:04
Bu tolstoy un okuduğum ikinci veya üçüncü kitabı emin değilim tam. Ama hatırlamadığım kadarıyla hemen hepsi dostluk, kardeşlik, birbimize iyi davranalım teması etrafında dönüyor. Bu kitaba gelecek olursak baş karakterimiz Nehlüdov'un ve bir zamanlar sevdiği Katyuşa nın dirilişini anlatıyor. Ama hepimiz biliyor ki dirilmek için önce ölmek gerekir. O yüzden başta iyi başlayan 2 karakterin orta kısımlara doğru aşırı bozulması ve kitabın sonunda tekrar iyiliğe ( dirilmek) dönmesini anlatıyor. İyiliği ise temel bir kaç şey üzerinden anlatıyor, Hapishane şartlarından, ceza sisteminden, yargılamadan, gardiyanların işkencesinden ve komple sistemin hatalı olmasından dem vurarak başlıyor. İlerleyen kısımlarda ise dine giriyor, isa nın öğretilerinden yani size kötülük edene iyilik edin " ancak böyle düzelir hayat mesajı veriyor. Cezalandırma ile hapis ile îdam ile kimse düzelmez. Hatta malum hapishane şartlarının aşırı kötülüğünden dolayı, yani tembellik ve sürekli kötü insanlar ile beraber bulunmanın, olası iyi insanları bile kötüye çevireceğini anlatıyor. Ana karakterlerimizin diriliş hikayesi ise, bizim Nehlüdov bu gariban Katyuşa yı iğfal etmesiyle ( kitapta böyle yazıyor) gariban Katyuşa kötü yola düşüyor, ve kader ya bir gün mahkeme de Katyuşa yargılanırken bizim Nehlüdov da jüri üyesi olarak mahkeme de bulunuyor. Bu yüzden o sönen vicdan ilk kıvılcımı çakıyor ve dirilme başlıyor. Kitapta beğenmediğim kısımlara gelecek olursam da tolstoy kendini tekrar ediyor, bir kaç kalıp cümlesi var onları en az 3 4 defa tekrar ettirdiğini görmek gözüme battı. Örneğin bi kıza beyaza kaçan sarı saçlı dedikten sonra başka bir bölümde başka bir kıza da aynı şekilde beyaza kaçacak kadar sarı saçlı diyor. Çok basit hatalar bence. Ve biraz da sıkıcı olabiliyor, fazla göze sokuyor işte
DirilişLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,6bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·240 syf.··
2026 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 15:56
Bu kitabı okurken kendimi faydalı bir terapiden çıkmış gibi hissettim, güzel yöntemler var. Yazarın kalemiyle tanışmış oldum. -Bazen iç seslerimizle baş edemeyiz. -Bazen herkesi affederken bunu kendimize yapmayız. -Suçluluk duygularımızdan kurtulamayız. -Herkese şefkatimiz vardır ama kendimize yoktur. Zaman zaman ç bunları fark ederiz ama kendimi nasıl affetmeliyim, kendime nasıl öz şefkat göstermeliyim, bu duygulardan nasıl kurtulurum sorularının cevabına giden yolları bilmeyince düzeltemiyoruz olumsuz durumları, istemeye gitti mi mevcut halimiz devam ediyor. Yazarımız bu kitapta önce bize bu duyguları, iç dünyamızı tanıştırdı. Sonra yavaş yavaş yöntemleri öğretti, örnek vakalarla da konuları daha iyi anlamamızı sağlamış oldu. Ayrıca içerisinde QR kod içerikleri de mevcut. Telefonunuzda okuttuğunuzda o sayfadakiler karşınıza sesli mesaj olarak çıkıyor. O şekilde dinlemek de ayrı bir güzeldi. Kendi ile barışmak isteyen ve ne olursa olsun iyi hissederek iyileşmeye çalışan herkese tavsiyemdir
1000Kitap
Kendini AffetAdem Güneş · Timaş Yayınları · 20211,415 okunma
5/10
·192 syf.··
2026 21. kitabı
Sonu olmayan kitapları, hikayeleri çok seviyorum. Bizim hayal gücümüze, bizim ruh halimize kalıyor karar verme yetkisi. Biraz da yazarla işbirliği içinde hissediyorum kendimi böyle kitaplarda. Hikayeyi o oluşturuyor, bitişini bize bırakıyor. Vahide, Deniz, Adrian... Herkes bir yerden eksik ama bir diğerini tamamlamaya çalışıyor. Hikayenin geçtiği dönemde yaşamış okurlar için daha etkileyici, daha vurucu bir kitap olacaktır muhtemelen ama bende bu kadar büyük bir etki bırakmadı.
Uyanan GüzelJale Sancak · Sia Kitap · 2026174 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2026 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 01:13
Hyunam-Dong Kitabevi benim için sadece bir roman değil, aynı zamanda modern hayatın koşuşturması içinde kaybettiğimiz huzuru hatırlatan bir eser oldu. Kitabı okurken birçok karakterin yaşadığı tükenmişlik, yalnızlık ve yönünü bulamama duygularını gerçekçi buldum. Özellikle ana karakter Yeongju'nun, toplumun başarılı olarak gördüğü hayatını geride bırakıp kendi hayallerinin peşinden gitmesi beni etkiledi. Kitabın en sevdiğim yönü, büyük olaylardan çok insanların iç dünyalarına odaklanmasıydı. Hyunam-Dong Kitabevi, zamanla yalnızca kitap satılan bir yer olmaktan çıkıp insanların birbirlerine destek olduğu sıcak bir buluşma noktası hâline geliyor. Bu durum bana, bazen hayatımızdaki en önemli şeylerin başarı ya da para değil; huzur, dostluk ve kendimizi ait hissettiğimiz yerler olduğunu düşündürdü. Yazarın dili oldukça sade ve akıcı. Bu nedenle kitap kolay okunuyor ve okuyucuyu yormuyor. Ancak kitabın temposu oldukça sakin olduğu için sürekli aksiyon bekleyen okuyuculara biraz yavaş gelebilir. Ben ise bu sakinliği kitabın atmosferine uygun buldum. Çünkü eser, okuyucunun da durup düşünmesini ve kendi hayatını sorgulamasını sağlıyor. Kitap boyunca başarı kavramının farklı yönlerden ele alınması dikkatimi çekti. Karakterlerin çoğu toplumun beklentileri ile kendi istekleri arasında sıkışmış durumda. Bu nedenle roman, sadece bir kitabevinin hikâyesini anlatmıyor; aynı zamanda insanların kendilerini bulma ve yeniden başlama cesaretini de konu ediniyor. Sonuç olarak Hyunam-Dong Kitabevi, bana umut veren, düşündüren ve okurken huzur hissettiren bir kitap oldu. Özellikle hayatın yoğun temposundan bunalan ve sakin, anlamlı hikâyeler okumayı sevenlere tavsiye ederim. Kitabı bitirdiğimde, mutluluğun bazen küçük şeylerde ve insanın kendisine ayırdığı zamanda saklı olduğunu bir kez
İnceleme
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,2bin okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 14:09
10/10 *Kendime not: Asla bitmesin istedim *Yasak & Gizli Aşk * Playboy'dan Loveboy'a geçiş *Yas süreci Dean'in istediğini alabilmek için elinden gelen her şeyi yaptığı bir kitap oldu. Bitmesin diye o kadar yavaş okudum ki ikilinin dinamiklerine bayıldım. Nefretten gıcıklığa gıcıklıktan hoşlanmaya hoşlanmaktan aşka dönüşen bir hikayeydi. Sonlarına doğru kalbin Paramparça olsa da yine de toparlandı ve bundan mutluyum.
HesaplaşmaElle Kennedy · Yabancı Yayınları · 20171,774 okunma