Puan vermedi·384 syf.··
2026 462. kitabı
Sanat adı altında yazılan çizilen her şeyin belli bir ahlaksal bir prensibi olması gerekiyor. Dostoyevski'nin ebedi koca kitabında o masum kız çocuğunun ölümü gibi bu kitaplarda da her daim Mazlum masum olan insanların ölümleri gerçekleşiyor. Ben kitabın büyüklüğü yazarın büyüklüğü ne olursa olsun bir sanat eserin içerisinde bir kız çocuğunun veya bir kadının ölmesine karşıyım. Feminizm saçmalıklarından demiyorum. Çünkü bu tanrı kompleksi olan aşağılık bir durumdur. Kendisinden aciz olana el kaldırmak ve onu yaşamaktan mahrum bırakmak İnsan işi değil... Olmuş olan durumu belirtmek veya bunu farklı bir dille, anlatmak içinse yazılabilirim ama gerisi bana mantıklı gelmiyor
Kazanan YalnızdırPaulo Coelho · Can Yayınları · 20091,897 okunma
Vicdan, İnanç ve Ahlak
Puan vermedi·1025 syf.··
2026 6. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 13:13
Karamazov Kardeşler, sadece bir aile hikâyesi değil; insanın vicdanını, inancını, ahlakını ve iç çatışmalarını sorgulatan derin bir romandır. Ancak bu derinlik, orta seviyedeki bir okuyucu için zaman zaman zorlayıcı olabilir. Romanın en güçlü yanı karakterleridir. Baba Fyodor Karamazov ile oğulları Dmitri, İvan ve Alyoşa birbirinden tamamen farklı dünya görüşlerini temsil eder. Özellikle İvan'ın akılcı ve sorgulayıcı yapısı ile Alyoşa'nın inançlı ve merhametli kişiliği arasındaki çatışma okuyucuyu düşünmeye sevk eder. Kitabın dili günümüz romanlarına göre daha ağırdır. Uzun diyaloglar, felsefi tartışmalar ve karakterlerin iç dünyalarına yapılan derin yolculuklar sabır ister. Bu nedenle hızlı akan bir olay örgüsü bekleyen okuyucular zaman zaman sıkılabilir. Ancak sabır gösterildiğinde romanın sunduğu düşünsel zenginlik fazlasıyla karşılığını verir. Cinayet etrafında şekillenen olaylar merak unsurunu canlı tutsa da Dostoyevski'nin asıl amacı katilin kim olduğunu buldurmaktan çok, insanların neden suç işlediğini ve vicdanlarıyla nasıl hesaplaştıklarını göstermektir. Orta seviyedeki bir okuyucu için kitap: İlk 200 sayfada biraz zorlayıcı olabilir. Karakterleri tanıdıkça daha akıcı hâle gelir. Felsefi bölümlerde yavaş okunmayı gerektirir. Bitirildiğinde insana uzun süre düşündürecek sorular bırakır. Bu roman herkese hitap etmeyebilir; ancak insan ruhunu anlamaya çalışan, sorgulamayı seven ve klasik edebiyata ilgi duyan okuyucular için hayatlarında en az bir kez okunması gereken eserlerden biridir. Dostoyevski burada sadece bir hikâye anlatmaz; insanın iç dünyasına ayna tutar. İnsanın asıl savaşı, başkalarıyla değil kendi vicdanıyla yaptığı savaştır." düşüncesi romanın ruhunu en iyi özetleyen yaklaşımlardan biridir.
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,4bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·1025 syf.··
2026 2. kitabı
Karamazov Kardeşler Dostoyevski'nin ustalık eseri. Esas olarak Fyodor Pavloviç'in öldürülmesini, öldürülmeye giden süreci ve sonrasını işliyor. Gerçekçiliği dibine kadar hissediyorsunuz. Olaylar, karakterler ilmek ilmek işleniyor. Yan karakterler bile derinlemesine irdeleniyor. Hikayeler birbirine kenetlenip ana hikayeye bağlanıyor. Kitapta dine, ahlaka dair sorgulamalar fazlasıyla mevcut ve kitap bu konularda oldukça doyurucu. Ivan'ın isyanı, engizisyon hikayesi, Alyoşa'nın Staretz'in ölümü sonrası yaşadığı hayal kırıklığı ve dönüşümü, Alyoşa yüzbaş Snigrev konuşması ve başka çarpıcı hikayeler mevcut kitapta. Ben Fyodor Pavloviç ve Rakitin dışında bütün karakterleri sevdim aslında. En sevdiğim karakter Alyoşa. İnsanlara yaklaşımı yargılamayışı, iyi hassas kalpli oluşu çok yüce geldi. Bence manastıra inanmaktan ziyade dünyadaki kötülük , çirkinlik ve ahlaksızlıktan kaçmak için sığındı ve staretze olan hayranlığı ve kilisenin Alyoşa'ya annesini hatırlatması bunda etkili oldu. Dimitri cesaret ve tutkuyu Ivan akılcılığı Alyoşa ise maneviyatı simgeliyor. Kıskançlığın insanı ne kadar kötü durumlara düşürdüğünü Dimitriden anlıyoruz. Dimitri'nin sorgulanması, mahkeme süreçleri çok gerçekçi ve müthişti. Sanki gerçek bir sorgu ve mahkeme gibiydi. Beni en çok etkileyen kısım Yüzbaşı Snigrev ve oğlunun hikayesi, birbirlerine sevgileri, oğlunun babasını sonuna kadar savunması, baba oğulun diz çöküp ağlaşmaları, birbirlerine destek olmaları. Fakir Snigrev bize babalığın aslında babalığınparayla, maddiyatla olmadığını yüzümüze tokat gibi çarpıyor. Kitabın mesajını aslında Alyoşa son sayfalarda söylüyor. "Şunu bilin ki hayatımızda en yüce, en güçlü ve faydalı dayanağımız ana baba evinden kalma hatıralarımızdır. Size sık sık terbiyenizden söz
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,4bin okunma
Puan vermedi·115 syf.·
2020 477. kitabı
Shakespeare benim okumaktan çok keyif aldığım, çok beğendiğim usta bir kalem olmakla birlikte benim için yazardan öte bir dahi ve büyük bir sanatçıdır. Onun derin ve anlamlı cümlelerinin lezzeti bambaşkadır ve bana tiyatro okumayı sevdiren yazardır. Bana göre edebiyatın altın çağı 19. Yüzyıldır. Bu devirde kimler yaşamamış ki; bir çok okurun çok beğenerek okuduğu Alexandre Dumas, Dostoyevski, Tolstoy, Victor Hugo, Charles Dickens ve ismini sayamadığım bir çok edebiyat dünyasının yıldızı hep bu yüzyılda yaşamışlar ve yazmışlardır. Shakespeare bu saydığım yazarlardan hemen hemen 250-300 yıl önce yaşamış olmasına rağmen eserlerinin bugün bile beğenilerek okunması onun ne kadar büyük bir yazar olduğunu gösteriyor. Venedik Taciri dostluk, arkadaşlık, fedakarlık, hukuk ve aşk temelarının çok başarılı işlendiği, tragedya ile komedyanın iç içe geçtiği harika bir eser. Okuduğum diğer eserleri gibi bu eserini de çok severek ve beğenerek okudum. Bazı okur arkadaşların tiyatro okumaya mesafeli durduklarını görüyorum. Fakat Shakespeare okuyup, onun tadına varanların tiyatyo metinleri ile aralarına koydukları mesafeyi kapatacaklarına inanıyorum. Romeo ve Juliet, Hamlet, Othello, Macbeth veya Venedik Taciri; hangi eseri olursa olsun yeterki okuyun, kesinlikle çok beğeneceksiniz.
İnceleme
Venedik TaciriWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202214,7bin okunma
Puan vermedi·188 syf.··
2026 6. kitabı
Bir tek sen beni anla,beni dinle,kimseler bilmesin bir tek sen bil, bir tek sen konuş hatta konuşma sadece oturalım;sonsuz bir maviliğe dalmış gibi sanki yeniden bahar gelmiş gibi,yanyana uzanıp, sonsuz bir uykuya dalmış gibi...
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,5bin okunma
Raskolnikov = Kemal mi ?
Puan vermedi
Bazı kitaplar okunmaz, insanın içine yerleşir. Suç ve Ceza benim için de biraz böyle oldu. Raskolnikov'u okurken bir karakteri değil, modern insanın bölünmüş zihnini gördüm. Belki de bu yüzden zaman zaman kendimde de ona benzeyen taraflar buldum. Raskolnikov'un asıl suçu baltayla işlediği cinayet değildir. Asıl suç, kendisini diğer insanlardan ayrı ve üstün görmeye başlamasıdır. O, aklıyla hayatı çözebileceğini sanır; fakat insan sadece akıldan ibaret değildir. Vicdan, hafıza, korku, yalnızlık ve merhamet de vardır. Dostoyevski'nin büyük başarısı burada ortaya çıkar: Cinayetin hikâyesini değil, vicdanın hikâyesini anlatır. Kitap boyunca Raskolnikov'un zihninde dolaşırken şunu fark ettim: İnsan bazen yaptığı hatalar yüzünden değil, kendisinden kaçtığı için acı çeker. Ne kadar uzağa giderse gitsin, insan sonunda kendi vicdanının kapısını çalmak zorunda kalır. Belki bu yüzden Raskolnikov bana yabancı gelmedi. Dünyaya karşı öfkesi, insanlardan uzaklaşması, sürekli düşünmesi, her şeyi sorgulaması ve bazen kendi zihninin mahkûmu olması... Bunlar çağımız insanının da yükleri. Onunla aramdaki fark, suçun büyüklüğünde değil; insanın kendi karanlığıyla yüzleşme biçiminde. Dostoyevski bize şunu hatırlatıyor: İnsan bazen cezasını mahkemede değil, geceleri başını yastığa koyduğunda çeker. Çünkü vicdanın verdiği hüküm, hiçbir yargıcın vereceği cezadan daha ağır olabilir. Kitabı bitirdiğimde aklımda şu düşünce kaldı: "İnsan yaptığı kötülüklerle değil, onları haklı çıkarmaya çalıştığı anda kendini kaybetmeye başlar."
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,5bin okunma