Zehril Riyaz’da rivâyet edildiğine göre: Hz. Yakub (a.s) ölüm meleği (Azrail) ile dosttu. Bir gün Azrail, Hz. Yakub’u ziyarete gider. Hz. Yakub O’na; “Ya Azrail, görüşmeye mi geldin, yoksa canımı almaya mı?” diye sorar. Azrail; “Gelişim ziyaret içindir” cevabını verir. Hz. Yakub; “Senden bir ricam var” der. Azrail; “Nedir?” der. Hz. Yakub; “Ölümümün yaklaştığını, canımı almaya hazırlandığını bana önceden bildirmeni istiyorum” der. Azrail; “Hay hay, sana iki veya üç haberci gönderirim” karşılığını verir. Hz. Yakub’un ömrü dolunca bir gün yine ölüm meleği karşısına dikilir. Hz. Yakub yine sorar, “Ziyaretçi misin, yoksa canımı almaya mı geldin?” Azrail; “Canını almaya geldim” cevabını verir. Hz. Yakub; “Sen bana daha önce iki veya üç haberci göndereceğini söylemedin mi?” diye sorar. Azrail şu cevabı verir; “Söylediğimi yaparak sana üç haberci gönderdim; Önce siyah iken sonra ağaran saçın, güçlü iken halsizleşen vücudun ve dimdik iken kamburlaşan vücudun, ey Yakub, işte bunlar benim Âdemoğullarına gönderdiğim ön habercilerdir.”
Sayfa 37 - Çelik Yayınevi
Din (İslam) , Tasavvuf-Mezhepler-Tarikatlar
Hep aynı saatte gelsen daha iyi olur. Sözgelimi öğleden sonra saat dörtte gelecek olsan ben saat üçte mutlu olmaya başlarım.
Reklam
Modanın Kökeni ve Yararı.- Bireyin kendin biçiminden gözle görünür bir biçimde hoşnut oluşu, taklit etmeyi harekete geçirir ve yavaş yavaş çokların biçimini, yani modayı yaratır; bu çoğunluk moda sayesinde o ferahlatıcı, kendi biçiminden hoşnut olma durumuna ulaşmak ister ve ulaşır da: - Her insanın korkak olmak ve kendini ürkekçe gizlemek için ne kadar çok nedene sahip olduğu ve enerjisinin ve iyi niyetinin dörtte üçünün bu nedenler yüzünden nasıl felç edilebildiği ve kısırlaştırılabildiği düşünülürse; söz konusu dörtte üçlük bölümü açığa çıkartması ve kendi aralarında moda kurallarına uyduklarını bilen kişilere kendine güven ve karşılıklı hoş bir yakınlık sağlaması bakımından modaya şükran duyulmalıdır. Budalaca kurallar da çoğunluk onlara tabi olduğunda, özgürlük ve gönül dinginliği sağlarlar.
Aşktan korkmak yaşamdan korkmaktır ve yaşamdan korkan herkes dörtte üç ölmüş demektir
Alıntı
Bazen herkes bir bağlantısızlık veya benliğin dışına çıkıp gerçek dışılık hissi duyumsadığı bir benlik yitimi deneyimler. Semptomlar arasında gündüz düşleri, empati yitimi ve bedenle bağlı olmama hissi bulunur. Sahnede rol yapmak veya dünyayı bir camın arkasından izlemek gibi. Aslında şaşırtıcı biçimde yaygın bir durumdur. Oranlar farklılık gösterebilir ama yaklaşık dörtte üçümüz bazen böyle hisseder, özellikle gergin bir olaydan sonra. Görevden dönen savaş birliklerinin yarısından fazlasının benlik yitimi yaşadığı düşünülmektedir. Şüphesiz, beyin bozuklukları ve gergin olaylar, benliğin kişisel deneyimini kişinin artık gerçekten kendisi oduğunu hissetmesini engelleyecek kadar bozabiliyorsa, bu en başta benliğin kırılganlığını gözler önüne serer.
Sayfa 98·Kitabı okuyor
"Aşktan korkmak yaşamdan korkmaktır ve yaşamdan korkan herkes dörtte üç ölmüş demektir," diye yazmıştı Bertrand Russell."
Alıntı
Reklam
Reklam