Puan vermedi·416 syf.·
2020 648. kitabı
Öyle bir roman düşünün ki eserin karakterlerinden bir tanesi gelmiş geçmiş en önemli filozoflardan biri Nietzsche, diğer tarafta psikanalizin kurucusu Freud, devrinin en önemli doktorlarından biri olan Josef Breuer ve tabii ki güzelliğiyle etrafındaki erkekleri kendine hayran bırakan, adı Nietzsche, Rilke hatta Tolstoy'la aşk dedikodularına karışmış, başına buyruk ve önemli edebi eserler ortaya koymuş olan Lou Salome. Böyle bir kadronun varlığı bile o kitabı çekici kılıyor, okuma isteği oluşturuyor. Roman olmasının yanında edebi anlatımı, felsefik, psikolojik ve tarihi içeriğiyle de dolu dolu bir eser. Doktor Breuer ve Nietzsche kitabın iki ana karakteri olarak görülmektedir. Yukarıda saydıklarım ve sayamadığım diğer karakterler de yan karakterleri oluşturmaktadır. Ümitsizlik içerisindeki Nietzsche'yi tedavi etmeyi üstlenmiş Doktor Breuer ile Nietzsche arasında bu tedavi sürecinde aralarında geçen diyaloglar kitabın ana hatlarını oluşturuyor. Tabii ki hasta koltuğundaki isim Nietzsche olunca zamanla roller değişiyor ve Nietzsche, Breuer'ın doktoru oluyor. Günden güne iyice birbirine açılan bu iki insanın içsel yolculukları, tıkındıkları yerde birbirlerine yardım edişleri, ikili arasında gerçekleşen felsefe, psikoloji içerikli entellektüel sohbetleri benim için tadına doyum olmaz nitelikteydi. Yazarın anlatımı da ekstra bir alkışı hakediyor. Benim gibi çok felsefe içerikli eserler okumayanlar bile bu anlatım şekliyle kitabı okumakta ve anlamakta çok zorlanmayacaktır. Gönül rahatlığıyla bu güzel eseri okumayan herkese tavsiye eder, şimdiden keyifli okumalar dilerim.
İnceleme
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470bin okunma
Yalnızlık
Puan vermedi·75 syf.··
2026 40. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 09:44
Peter Handke'nin Mutsuzluğa Doyum'u, yalnızca bir annenin yaşam öyküsü değil; insanın fark edilmeden nasıl silinebileceğinin acı bir anlatısıdır. Çocuklukla başlayan, gençlikte daralan ve yetişkinlikte ev işleri, sorumluluklar ve toplumsal roller arasında sıkışan bir hayatın sessiz çığlığıdır bu. Kitap boyunca anne, bir insan olarak değil; sürekli çalışan, üreten ve katlanan bir makine gibi görülür. Oysa insan yalnızca nefes alıp vererek yaşamaz; anlaşılmaya, görülmeye, sevilmeye ve kendi varlığını hissedebilmeye ihtiyaç duyar. Günler birbirinin aynısına dönüşürken, yaşam da yavaş yavaş anlamını kaybeder. Herkes onun yaptıklarını görür, ama kimse içindeki yalnızlığı göremez. Kitaplar sayesinde ilk kez kendini keşfetmeye başlayan bu kadın, başkalarının hikâyelerinde kendi hayatını bulur. Ancak bu fark ediş aynı zamanda gecikmiş bir uyanıştır; çünkü karşısında artık yaşanmamış yılların ve kaçırılmış ihtimallerin ağırlığı vardır. Handke'nin anlattığı trajedi, bir insanın ölümü değil; ölmeden çok önce görünmez hâle gelişidir. İntihar ise ani bir karar değil, sevgisizliğin, anlaşılmamışlığın ve yıllarca taşınan görünmez yüklerin son noktasıdır. Bu yüzden kitap bittiğinde geriye bir ölüm hikâyesi değil, yaşayamamış bir hayatın derin hüznü kalır.
İnsan ve Duygular
Mutsuzluğa DoyumPeter Handke · Ada Yayınları · 1985435 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·307 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 05:57
Kitap, fiziksel bir kuantum teorisinden ziyade, kişisel dönüşümü ve zihniyetteki ani, büyük değişimleri ("sıçramaları") anlatmak için bu kavramı bir metafor olarak kullanıyor. Bilinçaltı, ego savunmaları ve negatif inançların değiştirilmesi gibi konular, kitabın kuantum felsefesini "düşünce gücü ve zihinsel dönüşüm" eksenine oturttuğunu gösteriyor. Yazarın sorgulama tarzı, tamamen bir farkındalık yaratma amacını taşıyor. Yazar, teorik veya didaktik bir dil kullanmak yerine, kendi hayatından örnekler veriyor. Kendi egosunu, korkularını ve bilinçaltındaki negatif inançları samimiyetle itiraf etmesi, okuyucuyla empati kurmasını kolaylaştırıyor. Kuantum sıçramanın ya da kişisel gelişimin bir kerelik bir varış noktası olmadığını, ömür boyu süren bir kendini tanıma süreci olduğunu hatırlatıyor.Kitapta felsefi ve varoluşsal bir altyapıya sahip olmasına rağmen, dili ağırlaştırmadan, herkesin rahatça anlayabileceği akıcı bir anlatım tercih edilmiş. Hûlâsa bu eser insanın modern dünyadaki arayışını, hırslarını ve potansiyelini "yaratıcılık" ve "seçim" ekseninde inceleyen, okuyucuyu kendi hayatındaki kararları ve doyum noktalarını sorgulamaya iten farkındalık odaklı bir yazım olarak karşımıza çıkıyor.
Düşünce
Kuantum SıçramaR. Şanal · Ladybirds · 2008168 okunma
Bir kadının ruhu nerede söner, nerede dilsizleşir kadın...
Puan vermedi·75 syf.·
2026 64. kitabı
Her şey, doğduğu o ilk evde, çocukluk ve genç kızlık yıllarında başlar. Daha büyüyemeden "el alem ne der" baskısıyla kuşatılır, hayalleri elinden alınır ve hayatı sadece katlanılması gereken bir "görevler" dizisine dönüştürülür. Bir kadının ruhu; kendi hayatı hakkında tek bir özgür cümle kuramadığı, içinden geldiği gibi "hayır" ya da "evet" diyemediği o ilk gençlik yıllarında, sessizce ve erkenden söndürülür. Bu dilsizlik bizim topraklarımıza da hiç yabancı değil; azaldı ama bitmedi... Kadınlar mutsuzluğa, dayatılan evliliklere, kapalı kapılar ardındaki darbelere, hor görülmeye ve sessizce yok edilmeye çoktan doydu, fazlasıyla doydu. Handke'nin annesi de tam olarak bu doymuşluğun, bu dilsizliğin kurbanlarından biri. Okuduğumuz hikaye onun hikayesi. (-mi sadece?) Genelde kurgu dışı kitapların incelemelerine göz atarım; yazım tekniğiyle alakalı yorumlar var mı diye anahtar sözcükler ararım, fikir versin diye. Okunma istatistiklerine ve inceleme sayılarına ise genelde hep bakarım, "çünkü ben de ekonomistim" :) Okunurluğu 500’ü bile bulmamış bu incecik kitap hakkında, çoğunluğu kadınlardan gelen bayağı bir inceleme kaleme alınmış. Fakat ben asıl özetle, "Okuyucuya hiçbir şey katmayan, zerrece önemsiz bir kitap" yazan bir okurun satırlarını görünce bu yazıyı kaleme alma ihtiyacı duydum. Hiç mi bir insanın dilsizlikle nasıl kişiliksizleştirildiğini görmedin? Hiç mi o parlatılmış pencerelerin arkasındaki görünmez emeği, o "biçimi kusursuz sefaleti" sezmedin? "Be adam!" diye yükselmedim dersem yalan olur. Ne acı bir duygusuzluk ama... Belli ki ne kadınları, ne taşrayı ne de yazarın o çiğ dürüstlüğünü zerre kadar anlayamamış. Ama gayet göğsünü gere gere yorumunu yapmış. İlginç... Bize hiçbir şey katmadığı iddia edilen bu "önemsiz" kitap; yoksulluğun sadece cüzdanı
Alıntı
Mutsuzluğa DoyumPeter Handke · Ada Yayınları · 1985435 okunma
9/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 19:36
Herkese merhaba arkadaşlar. Bugün sizlere Nora Gülüm Erdinç'in kaleminden Andromedalı adlı 328 sayfalık kitabın yorumuyla geldim. Bizleri üç farklı zaman dilimi bekliyor. Bu farklı zaman diliminde bizlere eşlik edecek kadınlar: Psikolog Duru, Arkeolog Süreyya ve Rahibe Ameut... Farklı zaman diliminde yolculuk yaparken bizleri harika bir kurgu beklerken aynı zamanda gerçek olaylara dayanan durumlar da karşılayacak. Akıcı dili ile severek okutan bu eserde bizler ara sıra sorularla baş ederken bir sorgulamaya ve düşünmeye doğru yol alacağız. Birçok konuyu ele alan Andromedalı eserinde ilgilendiğim konulardan biri olan "astral seyahat" olunca tadına doyum olmuyor. Astral seyahat konulu film izledim ama kitap olarak ilk oldu diyebilirim. Tabii Mısır ve mitoloji ile ilgilenen atkadaşlarımız varsa kesinlikle bu esere şans vermeli. Benden söylemesi. Süreyya karakterimizin rüyası ile maceramız başlarken, Ameut ile devam eder. Sonrasında Duru karakterimiz ile kitap bambaşka bir boyuta geçiyor. Büyük bir araştırma ile bizleri farklı bir evren karşılıyor. Sizleri kurgusuyla içine çekecek, sayfaları büyük bir merakla çevireceğiniz, bilimkurgu türünde harika bir kitap bekliyor. Bu yolculuğa sende var mısın? . . . #Andromedalı #kitapcumhuriyetimileokuyoruz
AndromedalıNora Gülüm Erdinç · Aya Yayınevi · 202371 okunma
10/10
·144 syf.··
2026 149. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 16:40
"Allah'ım bize 'İnşallah olur.' diye dua edip hayalini kurduğumuz şeylerin 'Çok şükür oldu.' sevincini yaşat." Herkese merhaba bugün kalemini çok sevdiğim Mecit hocanın yeni kitabı duayı keşfetmek ile geldim sizlere. Ben değerli hocamı okurken manevi bir doyum hissediyorum. İnsanın bazı kitaplarla ruhu da huzur doluyor. İşte bu güzel kitap da öyle oldu benim için. Kitabımız Bir dervişin teselli koleksiyonu serisinin son kitabı ve detaylı bir şekilde duayı ele alıyor. 15 bölümden oluşurken insana her anında duayla teselli buldururken , ruhu maneviyata da doyuruyor aynı zamanda. Kitap birçok içerikle desteklenirken insanın ibadet biçimi olan dua ayrıntılanmış. Tasavvuf felsefesi Allah'a olan teslimiyeti, insanın her anında Allah'a dönüşü ve doğru dua nasıl olmalı sorusunun cevaplarıyla içeriği oldukça zengin bir kitap olmuş. Hala tanışmadıysanız bu güzel seriye mutlaka bir şans vermenizi tavsiye ederim
Duayı Yeniden KeşfetmekMecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 202699 okunma