Jon Osterman

Jon Osterman
@dr_Manhattan
İnsanın fikrine ve özüne sükût içinde saygılıyım;bu içimde mahfuzdur. Fakat onların sığ dünyalarındaki fiiliyatlarına karşı hiçbir beklenti ve umut beslemiyoum...
Yazıyorsam, yazmak ihtiyacı beni zorluyor da ondan. Mecburum, düşüncelerimi hayali bir varlığa, gölgeme bildirmek baskını çok, pek çok hissediyorum...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Unutmam mümkün olsaydı, unutmak sürekli olsaydı, gözlerim kapansaydı da azar azar uykunun ötesine, mutlak hiçliğe gömülebilseydim, varlığım artık hissedemez olacağım noktaya varsaydım,bir mürekkep damlasında,bir musuki ahenginde ya da renkli bir ışında erir giderdim ve sonunda dalgalar ve şekiller öyle büyürlerdi ki, hissedilmezin içinde silinir,yok olurlardı.O zaman dileğime kavuşurdum.
Kendimi bütün ruhumla unutmanın uykusuna bırakmak istiyordum.
Kapalı perdeleri açabilse gülüm kapalı kapıları kırabilse kapalı yüreklere girebilse... çiçekçi bana bir gül ver.
Sürüp gidecek yaşamım, kimi yerlerde sanki yeniden okur gibi bir romanı ve gülümser gibi yine aynı şeylere sıkıntılı, dalgın; çoğunlukla acılı. Burada bitiyor bir sevda, kaldım işte yine dağlar, uçurumlar arasında birbaşıma. Burada bitiyor bir sevda, önsöz gibiydi bir çağrıydı, daha nice yeni sevdaya.