Draco Malfoy düpedüz, “Yapmıyorum,” dedi. Hagrid’in yüzündeki gülümseme silindi. “Sana ne denirse onu yapacaksın,” diye homurdandı, “ya da Profesör Moody’den ilham alırım… İyi bir dağ gelinciği olduğun söyleniyor, Malfoy.”
Dehşete düşmüş bir halde etrafına baktı.
Malfoy ileri atılıp Ateşoku'nun kuyruğuna
yapışmış, çekiyordu.
"Seni-" Harry, Malfoy'a vurabilecek kadar kızgındı, ama uzanamıyordu. Malfoy Ateşoku'na tutunmak için gösterdiği çabadan dolayı soluk
soluğaydı, ama gözleri hain hain parlıyordu. Amacına ulaşmıştı - Snitch bir kez daha gözden kaybolmuştu.
Malfoy yeniden kendi Nimbus 2001’ine
binerken, Madam Hooch hızla oraya gelip,
"Penaltı!" diye ciyakladı. "Gryffindor lehine Lee Jordan, Profesör McGonagall'ın erişemeyeceği bir yerde zıplayarak,
- SENİ HİLEBAZ PİSLİK!
diye uluyordu megafona.
- SENİ PİS, HİLEBAZ Pİ–
Profesör McGonagall onu azarlamadı bile.
Malfoy'a doğru yumruğunu sallıyordu; şapkası başından düşmüştü ve o da öfkeyle bağırıyordu.
DRACO
Annenin en çok hangi yanını severdim, biliyor musun? Her zaman karanlıkta bir ışık bulmamı sağlayabiliyordu. Dünyayı, en azından benim dünyamı, daha az - hangi kelimeyi kullanmıştın - kasvetli kılıyordu.
SCORPIUS
Öyle mi?
DRACO oğlunu inceler.
DRACO
Sandığımdan daha çok şey almışsın ondan.