Çiğdem Kanburoğlu

Çiğdem Kanburoğlu
@drcigdemkan
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
O kadar kitap okumama rağmen Şeker Portakalı 'nı hala okumadığım için utanıyorum. Gidip bir köşede profilimde falan belirtmeden okuyasım geliyor.... Var mı sizin de böyle hala okumadığınız için söylemeye utandığınız kitaplar? :(
Edebiyat
Çiğdem Kanburoğlu
Dert değil, çocuğun olunca 2. Cila bir kere daha okuyorsun klasikleri. Arada kaçırdığın olursa orada telafi edersin. Ben de beyaz diş i okumamışım mesela
Bilim ile Din neden uyuşmaz ve çatışır?
Din ile bilimin ilişkisine gelince, bunlar tarih boyunca birbirleriyle sürekli çatışma halinde olan iki düşünme biçimidir. Genel bir anlamda her ikisi de evreni açıklama amacı güder; fakat kullandıkları yöntemler ve bağlı oldukları dünya görüşleri çok farklıdır ... Din evrenin kökeni, kuruluşu ve işleyişi üzerinde birtakım inançlara (metafizik hipotezlere) sahiptir. Bu inançların her biri dogma niteliğindedir: doğruluğundan şüphe edilmez. Kaldı ki, dinin söz götürmez bir kesinlikle doğru kabul ettiği metafizik hipotezleri bilimsel yoldan doğrulama olanağı da yoktur ... Din, inançlar sisteminde, bilimin tam tersine, düzeltme, gelişme veya herhangi bir değişiklik kabul etmez. Yanılma olasılığına yer vermediği için kendi kendini eleştiri yoluyla hatalardan arındırma olanağı yoktur. Dinsel her inanç kesin ve evrensel doğruluk iddiasına dayanır. Oysa bilimde hiçbir teori kesinlik iddiası gütmez; er geç bir gün değişikliğe uğrama, hatta tümden reddedilme olasılığını gözden uzak tutmaz. Dinle bilimin çatışması, dinin olgulara dayanmaksızın evreni açıklama yolunda ortaya attığı metafizik öğretilerden vazgeçmediği sürece sürüp gideceğe benzer. Çünkü bu tür inançları, giderek kapsamını geliştiren bilimsel bulgu ve doğrularla bağdaştırmanın yolu yoktur.
3. Baskı·Kitabı okudu
Felsefe
Çiğdem Kanburoğlu
Burada din dediği aldığı kaynaktaki din diye geçen Hristiyanlık. Maalesef batılı kaynaklar sanki tek din Hristiyanlıkmış gibi yazıp, ona göre yorum yapıyor. Daha vahimi bizim yazarlar da kültüre göre üzerinde değişim yapmadan direk çevirip yazıyor. Hangisine üzüleyim bilemiyorum, tek dini kendi yaşadığı toplumun dini sanana mı? Yoksa direk çevri yapıp, hiç üzerine düşünmeyen felsefeciye! mi? Bunu doktora için okuyup ileride düzgününü yazayım bari diyen kendime mi?
DÜNYANIN EN ÇOK ABARTİLAN KİTABI
2/10
·184 syf.··
2017 86. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2017 23:29
Neden Simyacı dünyanın en çok abartılan kitabı?: ytbe.one/lFYm2W7uV0o Evrenin dili, kişisel menkıbe, evren işaretleri, sözcüklerin ötesinde bir dil, evrenin işbirliği bla bla bla... 1000kitap'ta inceleme yapması içimden gelmeyen nadir kitaplardandır Simyacı. "Ha şimdi sen bu kadar popüler ve beğenilmiş bir kitabı eleştiriyorsan kesin prim yapmak için yapıyorsundur bunu." mantığıyla gelinebilir bunu anlarım fakat zaten dünyada büyük etki bırakmış bu tür eserleri böyle eleştirmek, kötülemek vs. biraz ilginç ve hadsiz hissettirmiyor da değil. Keza bu durumun tersi olarak, bu zamana kadar epey popülerleşmiş 1984 ve Kürk Mantolu Madonna gibi eserleri de çok sevmiştim mesela. Bu incelemeyi de sadece kitabı okuyup bitirdikten sonra oluşan duygularımı dürüstçe açıklamak istediğim için yazıyorum, zaten bu sitede de yaptığım puanlamaları elimden geldiğince gerçek okuma deneyimime dayanarak vermeye çalışıyorum. Kitabı okuyanlar için spoiler entry'si : eksisozluk.com/entry/24419002 Kitabın konusu aslında birebir Takkeci İbrahim Ağa hikayesinden alıntıdır diyebiliriz. Okumadan önce haberim yoktu bu hikayeden fakat kitapla birleşemememin sebebi de bu değil zaten. Basit bir kişisel gelişim kitabı mantığına da katılmamakla birlikte, kitabın konusunu ve anlattığı şeyleri epey sade buldum. Aslında dünyada da genel olarak bu sadeliğinin güzelliğinden dolayı seviliyor olabilir. Fakat, Simyacı bana bu sadelik, detaysızlık ve konunun katmanlı değil tek bir yönde ilerlemesinden ötürü bir tuzsuz pilav yemiş etkisi yaptı. Evet, okuduktan sonra okudum ve bu kitabı hayatıma kattım diyebiliyorsunuz ama ben kendi adıma tat alamadım bu kitaptan. Hiçbir kitabı zaman kaybı olarak görmeyen ben, bu kitabı da keza zaman kaybı olarak görmedim. Sadece popüleritesinin yerini alabilecek
Edebiyat
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,6bin okunma
Çiğdem Kanburoğlu
Belki 13 yaşımdayken okuduğum için çok sevmiştim. Sonrasında ben de tekrardan okursam çok bayağı geleceğinden korkup, hiç tekrardan elime almadım. İlk aşkını yıllar sonra göbekli, kel görürsün de tüm büyü bozulur ya, onun gibi. Büyü bozulsun istemedim. Mesnevi nedense bizim ülkemizde çok az okunuyor. Onu bir kez okuyan da bir daha böyle kitapları artık çok ucuz, çalıntı ve basit buluyor. Tekrar gençliğime dönsem, Mesneviyi çok erken okur, diğer birçok kitap ile vakit kaybetmezdim. Tüm piyasa yazarların öyle ya da böyle ondan çalıntı (alıntı diyemeyeceğim, alıntı fikri alıp ileri götürmek ile olur, bayağılaştırmak ile değil, bknz Elif Şafak, Aşk)