Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bütün kitap incelemelerimiz: instagram.com/kitapincele
Yaşayan en önemli yazarlarımızdan biri olan İhsan Oktay Anar, 8 yıl aradan sonra yeni kitabı ile okuyucularıyla buluştu. Bilgi birikimi, titiz yazarlığı, araştırmacı yönü ve harika kurgularıyla okuyucularını mest eden Anar, eserleri üzerinde edebi çalışma yapılması gereken önemli bir isim.
Anar’ın yeni kitabı “Tiamat”, antik Babil inanışına göre daha genç tanrılar üretmek için tatlı su tanrısı Apsû ile çiftleşen tuz denizinin ilkel tanrıçasından ismini alıyor. Bu karakter, mitolojide, ilkel yaratılıştaki kaosunun sembolü olarak kabul ediliyor. “Tiamat” eseri isim olarak Anar’ın “Amat” eserini akla getiriyor. Her iki eserde de mekân olarak deniz yer alıyor ve denizcilik terimleri eserlerde bol miktarda kullanılıyor.
“Tiamat” eseri, roman olarak yayınlansa da öykü türüne daha yakın bir eser. Bu konuda eleştirmenlerin görüşlerinin ne olacağını merakla bekliyorum. “Tiamat”, 1915 yılında, Osmanlı’ya ait bir denizaltında yaşananları anlatıyor. Vurulmuş bir başka denizaltından alınan ganimetler arasında yer alan gizemli bir sandık yüzünden başlayan doğaüstü olaylar zinciri, eserin genel muhtevasını oluşturuyor. Eserin kapağında, bir deniz içerisinde yer alan, Osmanlı tuğrası şeklindeki bir denizaltı ve onun içinde yer alan mürettebat görülüyor.
Anar, önceki kitaplarında gerilimi yavaş yavaş arttırırken, “Tiamat” eserinde gerilim ilk sayfalardan başlıyor ve eserin sonuna kadar devam ediyor. Okuyucuyu sayfalara kilitleyen eser, sonraki sayfalarda ne olacağına dair merak ve tahminlerle çok hızlı bir şekilde ilerliyor. Eserin tamamının 7-8 saatlik bir zaman diliminde geçtiğini belirtmek, gerilimin ne kadar hızlı bir şekilde arttığını göstermek bakımından yeterli. Tüm bunlarla, olay kurgusunun tırmanması tekniği
Tüm kitap incelemeleri: instagram.com/kitapincele
Sabahattin Ali, öykülerinde gerçek hayatın izinden giden bir yazardır. Ali’nin eserleri, gerçek hayattan alınmış bir öykünün, birçok kurgudan daha başarılı olabileceğinin ispatı niteliğindedir. Ali öykülerini ve kahramanlarını arar, bulur ve yazar. Yaşadığı ve rastladığı olaylar, onun öykülerinin yazılmasını sağlar.
“Yeni Dünya” eserinde, 1936-1942 yılları arasında yazılmış, konu bağlamı birbirinden farklı 13 kısa öykü yer alıyor. Öyküler yazıldığı yılların hayat zorluklarından, aşklarından, maceralarından ve toplumsal sorunlarından izler taşıyor. Okuyucu bir çırpıda o yıllardaki Anadolu’ya götürüyor.
Eserde en çok dikkatimi çeken “Ayran” öyküsü oldu. Anne ve üç çocuktan oluşan bir ailenin başkahramanı olan Hasan’a, yaşının küçüklüğüne rağmen, evin geçiminde ve kardeşlerinin bakımında önemli sorumluluklar yüklenir. Sosyolojik ve ekonomik sorunların irdelendiği öykü hüzünlü bir şekilde devam eder ve aynı hüzünle son bulur. Bugün dahi kardeşlerini ve evini geçindirmek zorunda olan on binlerce çocuk işçinin olduğu ülkemizde, geçmişten gelen bu mirasın, geleceğe devretmemesini ümit ediyorum. Bir çocuğun cılız omuzlarına, bir evin sorumluluklarının yüklenmediği bir dünya diliyorum…
Yeni DünyaSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202133,8bin okunma
instagram.com/kitapincele
Samipaşazade Sezai, Türk Edebiyatının ilk gerçekçi romanlarından birisi olma özelliğiyle edebiyat tarihinde büyük önem taşıyan Sergüzeşt adlı romanın yazarıdır. Bu kitabı ile Türk edebiyatının ilk romancıları arasında kabul edilir. Kendisi iyi eğitim almış bir isimdir. Roman, öykü, oyun, sohbet ve anı türünde eserleri bulunur.
Samipaşazade Sezai’nin 1891 yılında yayınladığı “Küçük Şeyler” eseri, konu bağlamı birbirinden farklı dokuz metinden oluşur. Bu eseri ile Sezai, Türk edebiyatında modern kısa öykünün kurucularından sayılır. Eserdeki öykülerin anlatımı, kurgusu ve duygusal yoğunluğu okuyucuya yüksek bir edebi zevk yaşatır.
Eserde “Kediler” öyküsü ile kahkaha tufanı yaşayabilirken, “Düğün” öyküsü ile gözyaşlarına boğulabilirsiniz. Birbirine zıt duyguları yansıtmakta usta bir isim olan Sezai, “Bir Mezartaşı Yazıtı” eseri ile de sizleri edebi gücünün zirvesinde dolaştırır. “Küçük Şeyler”, yorucu bir günün akşamında, manevi düzeyde bir rahatlama yaşamak isteyenlerin mutlaka okuması gereken bir eser.
Küçük ŞeylerSamipaşazade Sezai · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202518,3bin okunma