Enes Başak

Enes Başak
@drenesbasak
Doktor
Yüksek Lisans
Aksaray
Adıyaman
297 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı

Enes Başak

, bir kitap okudu
8/10
·84 syf.··
2022 18. kitabı
Samipaşazade Sezai
7.2/10 · 18,3bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
9/10
·96 syf.··
2022 17. kitabı
Kitap incelemeleri için lütfen takip ediniz: instagram.com/kitapincele Şiirleri ile ön plana çıkan Ahmet Haşim, deneme, gezi ve fıkra türünde de eserler vermiş bir isimdir. Bir dönem Fecr-i Atî grubunda yer alır, bu grup dağıldıktan sonra ise kariyerine bireysel olarak devam eder. “Gurebahane-i Laklakan” eseri, Ahmet Haşim’in 1921-27 yılları arasında çeşitli konularda yazdığı 29 denemeden oluşur. Bu denemelerin çok çeşitli konularda olması, Haşim’in, çevresinde meydana gelen toplumsal, siyasi ve edebi başta olmak üzere tüm olaylara duyarlı olduğunu gösterir. Bir sanatçı olarak toplumsal meselelerden kopmadığının ispatıdır. Eserde en çok dikkat çeken “Müslüman Saati” isimli denemedir. Cumhuriyetin ilanından sonraki takvim, saat ve ölçülerde yapılan değişikliklere kadar Osmanlı’da alaturka saat sistemi kullanılırdı. Bu sistemde güneşin batış vakti günün başlangıcı kabul edilirdi ve gün iki kere 12 saate ayrılırdı. Bu sistemde akşam ezanının okunduğu saat gece 12 kabul edilirdi. Haşim “Müslüman Saati” denemesinde, alaturka saat sisteminden alafranga saat sistemine geçilmesinin toplumda meydana getirdiği olumsuz değişikliklere değinir. Yüzyıllardır devam eden önemli bir alışkanlığın ani değişiminin, insanların yaşayış biçimlerinde meydana getirdiği olumsuzlukları anlatır. Ahmet Haşim, bu eseri ile gösterdiği gibi, halktan kopmamış, halkın bütün önemli meselelerinde söz söylemiş bir isimdir. Halkın içinde yaşamaya devam eden tüm sanatçılarda olduğu gibi o da günümüzde yaşamaya devam etmektedir.
Gurebahane-i LaklakanAhmet Haşim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,026 okunma
8/10
·72 syf.··
2022 16. kitabı
Sayfamız: instagram.com/kitapincele Ahmet Mithat Efendi’nin 1890 yılında yayınladığı “Dolaptan Temaşa”, yazıldığı dönemin izlerini taşıyor ve yüksek ihtimalle gerçek bir olayın aktarımından oluşuyor. Eserde o dönemin insan ilişkilerinden, eğlence biçimlerinden, helva sohbetlerinden ve âdetlerden bahsediliyor. Komedi ve gerilim yüklü eser, okuma heyecanını son sayfasına kadar canlı tutuyor. Eserde, yanlışlıkla bir eve giren Behram Ağa’nın evin kadını tarafından alı konulması anlatılıyor. Bir süre sonra kadının sevgilisi olan bir yeniçeri gelince Behram Ağa bir dolaba saklanır. Bir süre sonra da kadının kocası gelir. Dolabın içindeki Behram Ağa, yeniçeri ile kadının kocasının tartışmalarına ve ardından meydana gelen korkunç olaylara şahit olur. Tüm yaşananların dolaptaki Behram Ağa tarafından temaşa edildiği eserdeki gerilim son sayfaya kadar devam eder. Bir solukta okunabilecek eserin hacmi küçük ancak muhtevası dolu doludur. Dönemin yaşam koşullarından ve insan ahlakından manzaralar sunan eser ile geçmişe kısa bir ziyaret yapılabilir. Bu eserle birlikte, bir kez daha, edebiyatımıza olan katkılarından dolayı Ahmet Mithat Efendi’ye sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz.
Dolaptan TemaşaAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,627 okunma
8/10
·68 syf.··
2022 15. kitabı
Sabahattin Ali’nin 1937 yılında yayınlanan “Ses” eseri, konu bağlamı birbirinden farklı 5 kısa öyküden oluşuyor. Eserlerde Ali’nin sisteme muhalifliği, olaylara kötümser bakış açısı hâkim. Toplumcu gerçekçi bir üslup kullanan Ali, eserleri ile halkı ve acılarını resmetmekteki ustalığını bu eserinde de gösteriyor. Eserde beni en çok etkileyen “Köpek” öyküsü oldu. Sınıf ayrımına dair bu öyküde, halkı eğitme ilahi amacını kendine vazife edinen bir “okumuş” bireyin, halktan ne kadar kopuk olduğu anlatılır. Aradaki kopukluğun sebebi, köylünün cehaleti değil, sözde okumuş bazı kişilerin kendilerini daha üstte görmesi ve kendisinden küçük gördüğü insanlar ile aynı dili konuşamamasıdır. Ayrılık zannedilen aşağıdan değil, zannedilen yukarıdan başlar. Her eseri beğenerek okunan Ali’nin genç yaşta ölmüş olması kanayan bir yaradır. Edebiyatımızda önemli bir yeri bulunan Sabahattin Ali için herkesin zihnini meşgul eden bir soru vardır. Eğer Ali genç yaşta ölmeseydi, kim bilir daha ne güzel eserler yazacaktı?
SesSabahattin Ali · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20267,8bin okunma