Enes Başak

Enes Başak
@drenesbasak
Doktor
Yüksek Lisans
Aksaray
Adıyaman
297 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı

Enes Başak

, bir kitap okudu
8/10
·68 syf.··
2022 15. kitabı
Sabahattin Ali
7.8/10 · 7,8bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
9/10
·132 syf.··
2022 14. kitabı
Kitap İncele sayfamızı lütfen takip ediniz: instagram.com/kitapincele Sabahattin Ali’nin 1936 yılında yayınlanan “Kağnı” isimli eseri, konu bağlamı birbirinden farklı 13 kısa öyküden oluşuyor. Sabahattin Ali yönetime, sisteme muhalif bir isimdi. Eserleri, fikirleri, günlük konuşmaları dahi bu minvaldeydi. Çatışmacı bir kişiliği vardı. Kendisine yöneltilen, komünizm propagandası yaptığına dair suçlama sebebiyle 3-4 ay kadar hapis de yattı. Ancak doğru bildiğini söylemekten, ölene kadar vazgeçmedi. “Kağnı” eserinde Sabahattin Ali, bir kısmı hapishanede olmak üzere, yaşadığı olaylar üzerine yazdığı öykülerine yer verir. Sistemle olan çatışmalarını bu öykülerle dile getirir. Yeri gelir devlet adına zorbalık yapan memurlardan, yeri gelir toplumsal sınıf ayrımından bahseder. Eserde beni en çok etkileyen öykü, sınıf ayrımını derin ve üzücü bir şekilde resmeden “Arabalar Beş Kuruşa” öyküsüydü. Bu öykünün beni ağlattığını söylemekten çekinmeyeceğim. Soruyu tersten soran veya bir başka değişle, olaylara farklı bir açıdan bakan insanlar, gerçeği görmeye daha yakın insanlardır. Bunlardan biri de, sistemle olan muhalifliği sebebiyle genç yaşta canice öldürülen Sabahattin Ali’dir. Kendisini rahmetle yâd ediyor, eserleri için çok teşekkür ediyoruz.
KağnıSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 20205,6bin okunma
7/10
·88 syf.··
2022 13. kitabı
Mehmet Rauf, psikolojik tahlilleri ile bilinen önemli bir isimdir. Eserlerinde olay kurgusundan çok karakterlerin duygu durumunu anlatır, psikolojik irdelemeler yapar. “Ferdâ-yı Garâm”, yani “Aşkın Yarını” eserinde aynı ortamda büyüyen iki kuzenin ilişkisi anlatılır. Küçüklüklerinden beri bir arada olan karakterler, sürekli didişir, kavga eder ve birbirini üzer. Ancak zamanla büyüyen ve olgunlaşan karakterler garip bir hisle birbirlerine yakınlaşırlar. Karakterler tüm yaşadıkları kavgaların, aslında birbirlerine olan çekim kuvvetinden ve kıskançlıktan kaynaklandığını itiraf ederler. Bu da önemli bir psikolojik tahlil olup Rauf’un bir başarısıdır. Melankolinin, kıskançlığın ve aşkın çekim kuvvetinin anlatıldığı eserin psikolojik yönü ağır basar. Bir solukta okunabilecek ancak etkisi uzun süre devam edecek bu eseri okumanızı tavsiye ediyorum.
Ferdâ-yı GarâmMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20202,465 okunma
8/10
·64 syf.··
2022 12. kitabı
Eserleri yabancı dillere de çevrilen Fatma Aliye, Türk edebiyatının ilk kadın romancısı olarak bilinir. Aynı zamanda, Türk edebiyatında felsefe alanında eser veren ilk kadındır. Bunlar dışında da birçok ilklere imza atan Aliye, 1893 yılında Chicago'da Dünya Kadın Kütüphanesi Kataloğu'nda kendisine yer bulur. Fatma Aliye, kadın haklarını, İslami çerçevede olmak kaydıyla ifade eder ve savunur. Körü körüne bir ataerkil yapıya karşı çıkar. Eserlerindeki kadın karakterler güçlü, mücadeleci, eğitimli ve hakkını arayan yapıdadır. Evlilik, eşler arasındaki uyum, aşk, sevgi gibi toplumsal normlara kadın bakış açısıyla yaklaşır. Kadının toplumdaki yerini, değerini ve amacını sorgular. Fatma Aliye’nin biricik amacı, o günün şartlarında pek alışkın olunmasa da, toplumsal olaylara kadın gözüyle bakmayı sağlamaktır. “Levâyih-i Hayat”, yani “Hayattan Sahneler” mektuplardan oluşan bir eserdir. Her ne kadar eserin roman türünde olduğu belirtilse de kurgusal yapısı deneme türüne daha uygundur. Eserde karakterler birbirlerine gönderdikleri mektuplarda kendi aile hayatlarından, şahit oldukları aile hayatlarından ve olaylardan bahsederler. Buradan hareketle, aile hayatında kadının yeri sorgulanır. Esere göre eşler mutlaka birbirini tanıyarak evlenmelidir. Daha sonra yaşanabilecek mutsuz olaylardansa evlilik öncesinde eşlerin birbirini tanımasının öneminden bahsedilir. Toplum yapısı buna uygun olmasa da, eşlerin birbirini tanımaması neticesinde meydana gelen ve kısa sürede bozulan evlilikler bir örnek olarak kullanılır. Eserdeki bir diğer ayrıntı, ataerkil yapıdan sıyrılmaktır. Salt erkeğin keyfine göre bir hayat yerine, kadının da fikrinin sorulduğu, kadının hislerine de değer verilen daha uygun bir aile hayatından bahsedilir. Kadınların para kazanması ve erkeğe ihtiyaç duymadan
Levâyih-i Hayat (Hayattan Sahneler)Fatma Aliye Hanım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,2bin okunma