-Yalnız, hep yapayalnızdım.
- Yalnız mısın?
- Anlatmak istediğim, sanırım ben çoğu insandan farklıyım.
- Eğer farklıysan, yalnızlığa mahkûm oluyorsun. Yalnız olana acımasız davranıyorlar..
-Şu vazodaki kurumuş çiçekler doktor, aslında ölüler değil mi?
-Ölüler efendim.
-Fakat ölü bir karga kadar tartışmasız ölü ve rahatsız edici değiller...Belki de çiçekler kargalar kadar canlılığını bağırmadığı için yaşam ve ölümleri arasında o kadar keskin bir sınır yoktur.. Belki çiçeğin ölecek o kadar çok şeyi yoktur..
Benim ölecek çok şeyim var doktor.
Hayranlık duyan kişi, hayranlık duyulan kişi üstünde iktidarını kurabilir! Bu gücü ona, hayranlık duyulmak isteyen kişi verir. Bu bir çelişki gibi görünse de, değildir! Hayranlığı ve putlaştırmayı, kusursuz bulduğumuz kişileri alaşağı etmek için kullanırız. Bu ezilenin intikamıdır: "Vaat ettiğin gibi değilsin!" O âna kadar inandığımız, desteklediğimiz birini bir çırpıda devirip yok edebiliriz. Tarihimiz bunun örnekleriyle doludur.