Felsefe, Gerilim, Parapsikoloji ve Psikoloji türlerine aşığım. Psikoloji konusunda okuduklarımın dışında da bilgi ve tecrübe sahibiyim. Ayrıca üzerinde çalıştığım bir roman var. Bir sorunuz olursa çekinmeden yazabilirsiniz.
Bazı yaralar asla iyileşmiyor. İnsan kabuğun altında yeni bir deri oluştuğunu sanır, ama orayı kaşıdığı anda yara yeniden kanamaya başlar.
Ruhsal yaralar da farklı değil. Çok yıl geçmiş olmasına ve insan artık acıya alıştığını düşünmesine rağmen onu düşündüğünde eski bir yarayı kanatıyormuş gibi oluyordu.
“Öyle bir şey göstereceğim ki sana,
ne seni durmadan izleyen sabahki gölgendir,
ne de kalkıp seni karşılayan akşamki gölgen;
sana korkuyu göstereceğim bir avuç tozda.”
Hepimiz hata yapıyoruz, diye düşündü Sarah, ama pişman olmak için hiçbir zaman geç değildir. Bağışlanır mıyız, orası bizim gücümüzü aşan başka bir konu. Ne var ki hiçbir ceza yapılan haksızlığı geri alamaz.
“Ama ben her şeyin değişmesini istemiyorum,” diye karşı koymuştu. “Bir şey iyiyse, o zaman iyi kalmalı. Neden her şey sonsuza dek olduğu gibi kalamıyor?” “Biliyor musun evlat, bir gün geliyor, insan hayatında bir safhaya ulaşıyor ve bir şeylerin geri döndürülemez şekilde değiştiğini görmek zorunda kalıyor,” diye cevap vermişti babası. “Bizim görevimizse böylesi durumların üstesinden gelmek, yapabileceğimizin en iyisini yapıp tecrübe kazanmaktır. Ölümden kaçamayız ama bize kalan vakti kullanabiliriz. Tek bir günü bile israf edemeyiz çünkü o gün belki de son günümüz olabilir. Bence hayatın anlamı budur.”