İlkay K

İlkay K
@drilkayk
Akademisyen ve Yazar
Doktora
İstanbul
İzmir, 22 Temmuz
4 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Masumiyet Müzesi
10/10
·516 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
Aşkı somutlaştıran nesneler ve o nesnelere yüklenen anılar biriktirdim hayatım boyu. Bu nedenle Orhan Pamuk'un Masumiyet Müzesi'nde kendimi buldum. Her günümü geçirdiğim sokaklarda geçen roman boyunca bambaşka bir deneyim yaşadım. Şanzelize Butik'in belki de benim binamın altındaki Roberto Butik olduğunu düşündüm. Pamuk apartmanından beş apartman yukarıda olan Merhamet Apartmanı'nın konumunu hesaplamaya çalıştım. Yeni adıyla Prof.Dr. Orhan Ersek Sokak olan Kuyulu Bostan Sokak'da Füsun'un evi hangisiydi avaba diye düşünürken Orhan Pamuk'la karşılaştım. Bir romanın ötesinde bir deneyim masumiyet müzesi. Elle tutulabilen, gözle görülebilen bir deneyim. Zaten bu deneyimin görselleştirilmesi için Pamuk da elinden geleni yapmış. Mükemmel bir müze de romandaki buruk aşkın tüm izlerini görmek ve havasını koklamak mümkün. Müzeye gidemeyecek olanlar ise mutlaka Şeylerin Masumiyeti ile romanda sözü geçenleri somutlaştırmalı ve Hatıraların Masumiyeti'nin gerek kitap gerek belgeseliyle hem romanın hem de müzenin ambiyansını hissetmeli. İlk kez bir roman bittiğinde bu kadar üzüldüm. Şimdi bana bu kadar derin bir deneyim yaşatacak bir roman daha bulabilecek miyim bilmiyorum. Elbette eleştirilerim de var roman hakkında: Orhan Pamuk'un birçok romanında olduğu gibi Masumiyet Müzesi'nde de hikaye bitmesi gereken yerde bitmiyor ve okuyanı hikayeden uzaklaştıran son iki bölüme ev sahipliği yapıyor. Yazarın bir karakter olarak romanda yer alması Nişan bölümünde çok güzel bir ayrıntıyken son bölümde rahatsız edici bir hal alıyor. Her zamanki gibi -belki de şahsi hissim ama- bazan ve gözükmek sözcükleri bazen gözüne hoş görünmüyor ve kulağımı tırmalıyor. Sonuç olarak okumaya en geç kaldığım Orhan Pamuk romanıydı Masumiyet Müzesi. Beni en derinden etkileyen roman oldu. Aşkı,
Edebiyat
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,4bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kırmızı Saçlı Kadın
6/10
·211 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
Okurken bir başka yazarın romanını okuyormuşum hissine kapıldığım, Orhan Pamuk derinliğini yakalayamadığını düşündüğüm bir roman Kırmızı Saçlı Kadın. Olay örgüsünün içine serpiştirilmiş gibi duran küçük hatalar okurken beni rahatsız etti. Daha ilk sayfalarda Gebze'den gidilen hayali Öngören Kasabası'nın Küçükçekmece yakınlarında olup giderken Büyükçekmece Gölü'nden geçilmesi ile başladı rahatsızlığım, haftasonu çarşı iznine çıkan askerleri inzibatın değil de jandarmanın kontrol etmesiyle devam etti. Karakterlerin oldukça yüzeysel işlenmiş olduğunu düşündüm okudukça. Ne Kırmızı Saçlı Kadın'ı yakından tanıyabildim ne de Cem'i. Yılların kuyucu ustasının ip merdiveninin olmamasına, solcu çadır tiyatrosunun dansözlü aç aç eğlenceleriyle karıştırılmasına takılırken aklım hikayeden uzaklaştım. Belki de bazen başyapıtların ardından böyle eserlerin gelmesi yazara biraz nefes aldırırken sadık okuyucunun şımarık davranmasına, daha büyük beklentilerle okumaya başlayıp ardından hayal kırıklığı yaşamasına neden oluyor. Beklentisiz de olsa yine de okunması gereken bir roman Kırmızı Saçlı Kadın. Hele ki hayatınıza yön veren bir Kırmızı Saçlı Kadın varsa.
Edebiyat
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,2bin okunma
Saflık
7/10
·632 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
45 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2021 19:25
Jonathan Franzen romanın kendisinde de sözünü ettiği gibi, bir başyapıt ortaya çıkarmak adına 632 sayfalık, oldukça kalın bir eser ortaya koymuş. Romana adını veren karakter Purity yani "Saflık" kendi adı yerine Pip adını kullanmayı tercih ediyor. İlk bölümde onu ve annesini tanırken aynı zamanda da romanın nasıl ilerleyeceğine dair ipuçları elde ediyoruz. Her bir bölümde farklı bir karakterin hayatının derinine iniyoruz. Neredeyse doğumundan itibaren karakteri tanıyor ve gelgitlerlerle örülmüş bir kronolojik sıralamada karakterin asıl konuyla ilgisini çözüyoruz. Bu esnada da bazı karakterlerin gerçek hayatta yaşayan kişiler olduğu hissine kapılmadan edemiyoruz. Franzen roman boyunca üçüncü tekil şahıs üzerinden anlatım tercih etmişken bu durum sadece karakterlerden Tom'un bölümünde değişiyor ve birinci tekil şahısa dönüyor. Bu nedenle her ne kadar afı Purity de olsa Pip'in değil, belki de Tom'un romanı Saflık. Kitabın dili her ne kadar basit olsa da yazarın uzun cümle merakı ve bazı konularda okurun bilmek istemeyeceği kadar derine inme çabası, birçok yerde kopmalara neden oluyor. Buna çevirmen tarafından Türkçe karşılığı dipnota bırakılıp İngilizce dışı dillerde geçen cümleler aynen metnin içinde bırakılınca -Franzen'in tercihi de çevirmenle aynı yöndeydi- okuması yer yer zevksizleşebilen bir roman ortaya çıkıyor. Ben bir okur olarak uzun romanlarla aramda bir bağ kurarım ve benim için diğerlerine göre daha hatırlanır olurlar. Saflık da öyle bir roman. Yer yer okurken sıkılmış olsam da, bazı cümlelerde yazarın sırf daha uzun yazabilmek adına dili zorladığını hissetsem de nihai düşüncem Saflık'ın okumaya değer bir roman olduğu.
Edebiyat
SaflıkJonathan Franzen · Sel Yayıncılık · 201846 okunma