' İnanın bana, yaralarınız olduğunda bunları kendinize saklayın. Suskunluk bahtsızların en son sevincidir; kim olursa olsun acılarınızı açmamaya özen gösterin, meraklılar yaralı bir alageyiğe saldıran sinekler gibi gözyaşlarımızı emmek istiyorlar.'
' Diğerlerinin arasına karışacak bir toz zerresiyim. Hayat aşağılanmalar ve acılarla dolu.' diye devam etti Aramis hüzünlü bir yüz ifadesiyle, ' insanoğlu kendini mutluluğa ulaştıracak bütün telleri, özellikle de altın telleri kendi elleriyle koparıyor...'
Akli melekelerin tamamını etkisi altına almış bir düşünceyle zihni meşgul bir insan için, zaman olağandan daha hızlı geçer, yol her zamankinden daha kısa görünürdü. Dış dünya, rüyası bu düşünceden ibaret olan bir uykuyu andırırdı. Böyle durumlarda, insan zamanın nasıl geçtiğini anlamaz, yolun uzunluğunu fark etmezdi. Bir yerden bir yere gidilirdi hepsi bu. Kat edilen mesafeden zihinde kalan, ağaçların, dağların, manzaraların birbirine karışmış imgelerinin içinde silinip gittiği belli belirsiz bir sis bulutundan başka bir şey değildir.