Bu kitabı merak ederek aldım, din İlber hoca ömür tavsiyelerinden payını almış mıydı? Henüz bitirmediğim için sorumun cevabını almadım, ama Halil İnalcığın hayatını anlatan iş bankası yayınları söyleşisini okuyanlar belki bana katılırlar İlber ortaylı Halil inalcığın 20-30 yıl güncellemesi gibi geliyor bana. Zira halen kısmen osmanlı türkiyesi ve cumhuriyetin ilk yılları ankarasından köken alan bu aydın batıya sevgisi hayranlığı var ama doğunun da farkında aynı zamanda benliği için aşağılık kompleksinde değil. Halil inalcık İlber ortaylı için çok eser vermek yerine popülistliğe kaydı diye kızıyordu. Hocanın popüler olduğu kesin, ama düşününce halka malolmayan bilgi ilim tecrübe ne kadar değerli? Elbette ilim meşalesi birbirine aktarılırken katlanıp büyümesi kıymetli ama bir tecrübeden taşan bilgilerin halkta ufak ufak alaka bulması da güzel. İlk merakımın cevabını kitabı bitirince alırım müspet veya menfi ama asıl merak bu silsilenin 50-60 yıl güncellemesini kim yapacak? Sizce kim? Ufukta görünen biri var mı?
Bu kitap nasıl okunur biliyor musunuz? Önce ikinci dünya savaşına merak salacaksınız avrupayı şimdiki ortadoğuya çeviren dönem neymiş diyeceksiniz, bu dünya savaşının birincisi de varmış diyeceksiniz ikisi bir reklam arasıyla aynı savaşın devamı mı yoksa biri diğerinin çocuğu mu diyeceksiniz, sonrasında Apocalypse 1ve 2 yi izleyip insanoğlunun bu acınası hale nasıl geldiğini kendini buraya getirdiğini çarpıcı bir şekilde göreceksiniz. Sonrasında arada kaynayan bir günde fethedilen bombalanıp geçilen bu Çek cumhuriyeti Hollandanın ahalisinin hali ne ola? Peki ya bu yangının ortasında tarafsız kalmaya çalışan isviçre de nedir? Diyecek ve bu kitabın sayfalarında cevapları bulacaksınız, sonra ay bir de aynı dönemde ortadoğu diyelim hiç tanımadığımız komşu iran ne yapıyordur iran devrimi öncesi hal neçedir? Bunların hepsinin değil ama yüzeysel görünümünü edebi dille öğreneyim diyeceksiniz, tabi ki edebiyatı böyle kullanabilen bir tarihçi olmadığı için bunu tarihçi kisvesine bürünmüş bir edebiyatçı yapabilir o da ne mutlu ki Yakup Kadri, 2 yıldır kitaplığımda duran kitap “vakti geldiğinde” okundu. Her kitabın bir vakti vardır!
Büyüdüm yavrum. Savundukları her düşünceyle hemfikir olmadığım insanların dillendirdikleri doğruları horladığım, yokmuş gibi yaptığım günler geride kaldı.