Gabor Maté, İçimizdeki Boşluk Hissi kitabında bağımlılığı sadece madde kullanımı olarak değil, "geçici bir rahatlama sağlayan ama uzun vadede zarar veren her türlü davranış" olarak tanımlar. Bu bakış açısıyla; işkoliklik, alışveriş, sosyal medya veya toksik ilişkiler de o "içimizdeki boşluğu" doldurma çabalarıdır.
1. Boşluğun Doğası: "Aç Hayaletler"
Maté, kitabın İngilizce isminde Budist felsefesindeki "Aç Hayaletler" (Hungry Ghosts) kavramına atıfta bulunur. Bu varlıkların boyunları çok ince, karınları ise devasadır; ne kadar yerlerse yesinler asla doymazlar.
"İçimizdeki boşluk bir delik gibidir; ne kadar çok şey atarsak atalım asla dolmaz. Çünkü sorun neyi içine attığımız değil, deliğin kendisidir."
"Gerçek şu ki, çoğumuz kendimizle baş başa kalmaktan korkuyoruz. Çünkü sessizlikte, bastırdığımız o boşluğun çığlıklarını duymaya başlıyoruz."
2. Acının Kökeni ve Travma
Maté’ye göre boşluk hissi bir seçim değil, bir hayatta kalma mekanizmasının sonucudur.
"Bağımlılık bir hastalık değil, duygusal bir tepkidir. Çocukken maruz kaldığımız sevgisizlik veya ihmal, beynimizin ödül mekanizmasını bozar ve bizi dışarıdan gelecek sahte mutluluk kaynaklarına muhtaç bırakır."
"Travma sadece başınıza gelen kötü şeyler değildir; başınıza gelmesi gerekirken gelmeyen iyi şeyler de (ilgi, onay, şefkat) bir travmadır."
3. Kendinden Kopuş (Alienation)
Kitabın en vurucu noktalarından biri, insanın kendine yabancılaşmasıdır.
"Kendimizden koptuğumuzda, hayatın anlamı da kaybolur. Anlam kaybı ise en büyük acıdır. Bağımlılık, bu anlamsızlık denizinde bir can yeleği bulma çabasıdır."
"Birçok insan, acı çekmemek için hissetmemeyi öğrenir. Ancak trajedi şudur ki; acıyı hissetmemek için duygularınızı kapattığınızda, neşeyi de hissedemez hale gelirsiniz."