Bu esere 7 puan verdim. Öncesinde yakaladığı en iyi başarılar olan Uçurtma Avcısı ve Bin Muhteşem Güneş'te olduğu gibi 10 puan veremedim.Öncelikle şunu belirtmek isterim; yazar güçlü kaleminin çizgisinden sapmamış bu da yine başarılı bir yapıt çıkartmış karşımıza.Dili akıcı ve sağlam kullanması ve seçtiği konuların etkileyici hayatlardan olması benim en çok da beğendiğim yönü.Roman, Afganistan'ın bir köyünde yaşayan annesiz kalmış iki kardeş olan Abdullah ve Peri'nin birbirine olan sonsuz bağlılığı, sadakati, birbirlerine olan muazzam sevgileri ve ne yazık ki bu mutluluğun kısa sürdüğü ayrılan hayatları,yeni hayatlara sürüklenmeleri farklı kültürlere maruz kalan Peri ve ardında bıraktığı çaresiz anlamsız kalan Abdullah'ın uzun yıllar sonra da olsa birbirlerine kavuşmaları,o dönemde Afganistan'da yaşanan savaşlar nedeniyle Kabil'den çıkıp Paris'e, San Francisco'ya uzanan yeni hayatlar, olaylar ve kişiler değişmesine rağmen bir noktada kesişen hayatlar ve buluşmalar eskileri güzel günleri özlemle anma vs...ve gelişen teknoloji ve hayatlar sayesinde birbirini bulan iki sevgi ve hasret dolu yürek..Abdullah'ın yakalandığı hastalık ve ilerleyen yaşı nedeniyle hatırlayamadığı kardeşi ve o güzel günler...Her bölümde ayrı ayrı anlatılan hayatlarda sizi nereye götürecek diye merak ederken ansızın keşişen hayatlar...Bu romanla ilgili çok şey yazabilirim lakin kısa bir özet yapacak olursak; yazar aynı çizgide daha farklı bir konu alarak konuları bir yerde kesiştirmiş.Önceki iki romanı kadar başarılı bulamasam da zevkle okuduğum gerçeğini gizlemeyeceğim.Kalemini ve seçtiği hayat dolu konuları için tebrik ederim okurlara bu güzel eseri okumalarını tavsiye ediyorum.İyi okumalar..