CHP’nin siyasi tarihindeki "kemikleşmiş oy" tezini test etmek için bakılması gereken yer, solun parçalandığı ve liderlik krizlerinin yaşandığı 1990’lı yıllardır. Cumhuriyet tarihi boyunca CHP'nin tek başına girdiği genel seçimlerde aldığı en düşük oy oranı %8,71'dir.
1999 Genel Seçimleri
CHP'nin Oy Oranı: %8,71
CHP, Deniz Baykal liderliğinde girdi bu seçimde ülke tarihindeki %10'luk genel seçim barajını aşamayarak tarihinde ilk ve tek kez Meclis dışında kaldı. Bu seçimin galibi, yine bir sol figür olan Bülent Ecevit'in liderliğindeki Demokratik Sol Parti (DSP) oldu ve %22,19 oy alarak birinci parti çıktı. Seçmen "sol" kimlikten vazgeçmedi; sadece adresi değiştirip kurumsal aidiyeti cezalandırdı.
1995 Genel Seçimleri
CHP'nin Oy Oranı: %10,71
CHP ve SHP'nin (Sosyaldemokrat Halkçı Parti) birleşmesinin hemen ardından girilen bu seçimde, parti barajı kıl payı geçebildi. Sol oylar yine DSP (%14,64) ve CHP arasında bölünmüştü.
CHP'nin %20-25 civarında seyreden seküler, cumhuriyetçi ve kentli bir "sosyolojik tabanı" vardır. Ancak bu taban, körü körüne kurumsal ambleme bağlı değildir. 1999'da olduğu gibi, alternatifi (DSP) güçlü ve inandırıcı şekilde sahneye çıktığı an kurumsal CHP'yi %8'e kadar düşürebilmektedir. İmamoğlu ve Özel’in yeni bir parti kurması durumunda, CHP ambleminin %25'lik oyu otomatik olarak koruyamayacağının en büyük kanıtı 1999 seçimidir. Güçlü bir lider rüzgarı (tıpkı o dönemki Ecevit gibi), CHP'nin kurumsal gövdesini bir kez daha baraj sınırına çekebilir ve ana gövdeyi yeni kurulan o merkeze taşıyabilirdi.
Bu ayrım, Türkiye siyasetini okurken yapılan en büyük ezberlerden birini bozuyor. O meşhur "%25'lik kemik taban" kurumsal ambleme değil, sosyolojik bir kimliğe ait. Amblemin tek başına ağırlığı, alternatifi çıktığı an %10’un altına kadar