9/10
·517 syf.··
2026 6. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 10:17
Bu kitabı, çok tavsiye edildiği ya da kitapkurtlarının okuduğu için değil de... Bir diş hekimi var; kendisi bilmiyor ama onu içtenlikle beğeniyorum. Onun bu kitabı okuduğunu görünce, ben de onun okuduğu dünyaya girmek babında denemek istedim. Daha önce pek çok kez Jack London okumuştum; ancak Martin’in maceraları, alt tabakadan yükselişe geçmesi, diksiyonunu düzeltmesi, giyimini değiştirmesi ve sadece güçlü olduğu zamanlarda (ekonomik ve sosyal hayat) yanında insanların artması... Biraz kendimi de gördüm diyebilirim. Anadolu'da yaşayıp İstanbullu bir hal alma ve üniversitenin buna etkisi vardı bende de. Ancak Martin, değişimi kafada oluşturmuş ve bir hülyanın peşinden gitmiş, pes etmemişti. Onu vazgeçirenler ve yolundan döndürmeye çalışanlar olmuştu; ancak o yılmamıştı. Türk siyasetinde Bülent Ecevit’in DSP Genel Başkanı olduktan sonra hiç kimseyi dinlemeyip pes etmemesi, davasını sürdürmesi ve daha sonrasında 1999 seçimlerinde başbakan olması gibi… Tabii ki başlangıcı 10 üzerinden 10'du. Orta bölümleri ise edebi açıdan o bölümlerde çok kuvvetli olsa da beni biraz yordu. Beklendik bir final oldu, benim için sürpriz değildi; ancak bu şekilde bitmesi üzücüydü. Bu arada, ben yüzmeyi bilmiyorum; o en azından biliyordu… Bu kültleşmiş eserin okunması gerektiğini düşünüyorum; ancak hayatımda okuduğum en iyi kitap mı? Hayır!
1000Kitap
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,9bin okunma
8/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2025 109. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2025 00:00
Dikkat spoiler içerir. Eskiden Kültür bakanlığı yapan, gazeteci yazar, araştırma görevlisi Ahmet Taner Kışlalı'nın çeşitli dönemlerde Cumhuriyet gazetesinde yazdığı yazıları içeren güzel bir eser. Nicole iken Müslüman olan ve adını Nilgün olarak değiştiren karısı ile ilgili anektodları anlatan ve ölümüne duyduğu üzüntüden bahseden yazar, yazılarını konulara göre bölümleyerek anlatıyor. Burada Atatürk'ün diktatör olmadığı, demokrasi olsun diye farklı parti kurdurmasını, HADEP'in politikasının yanlış olduğunu ama mecliste temsil edilmesinin önemli olduğu, Korsika örneğinde olduğu gibi azınlıklara hak verildikçe bazı kesimlerin terörü artırdığını, Kürtçe yayınlara izin verilince ilginin düştüğünü, Yunan'ın çoğunun bizi sevdiğini ama burada da körü körüne sevgi duyulmaması gerektiğini anlatıyor. Çiller'e Refah konusunda, Cem Boyner'e Yeniden Doğuş Hareketi ile siyasetçilik oynamasına, diğer sol partilere de birleşmeme konusunda yükleniyor. Ecevit'in DSP'de parti yönetimine güvenmemesi, SHP'nin HEP ile iş birliği, Baykal'ın CHP'sinin amacından sapması gibi konuları anlatıyor. Eşinin komik anıları, sevecenliği, kendisi yüzünden siyasette yükselemez diye boşanmak istemesi, Kültür Bakanı iken Aziz Nesin ile olan münasebeti anlatılıyor. Keyifle bir solukta okunan bir kitap.
Bir Türkün ÖlümüAhmet Taner Kışlalı · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202121 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·168 syf.··
2025 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2025 06:18
Bülent Ecevit'in DSP'li dönemini çocukken yaşamış biri olarak iyi hatırlıyorum. Ecevit'in çok mal varlığı yoktu, hatta evinin asansörü bile yoktu, merdivenlerden zor çıkardı. Hastalığı ilerleyince asansörü sonradan evine yaptırmıştı. Ecevit cezaevindeyken onun eşi Rahşan Ecevit geçinmek için evlerindeki gümüş çay kaşıklarını satmıştı. Ecevit'in DSP'si dönemindeki ekonomik kriz bugünkü AKP diktatörlüğündeki ekonomik krizden daha iyiydi, o zaman daha iyi alım gücü vardı. Aynı zamanda Ecevit hem Kıbrıs hem de Kenya fatihi olarak bilinir; Kıbrıs Barış Harekâtı onun döneminde yapıldı ve PKK lideri Abdullah Öcalan da onun döneminde Kenya'da yakalandı. Ecevit Robert Koleji'nden mezun biridir. Üniversite bitirmiş olmasa da kendisini iyi eğitmiş bir alaylıdır. İngilizcesi çok iyidir ve Amerika'da Henry Kissenger'dan bile ders almıştır. Ecevit çok iyi bir Hint edebiyatı meraklısıdır. Tagore'un Gitanjali adlı kitabını 16 yaşında çevirmiştir. Onun bir edebiyat meraklısı olarak Robot adlı bu şiiri çok ilginç geldi bana: Ellerim dallar gibi bazen açılır Allaha ki Allahtır veren bu güçsüz ellerimi benim senin ellerimden güçlü ellerini ki ben verdim ben verdim onlar kapalıdır Allaha bir parça çelikten ibaretsin Allaha göre (...) sana verdiğim bir ömürdür ki sen yaşamadan sürüyorsun onu sana bu ömrü verenler benden çabuk ölür çeliğin çürümesi kadar uzaktır bir robotun sonu Allah Allah olduğu için yarattı beni ben Allah olamıyorum ne kadar yaratsam ve tapmıyor bana benim yarattığım adam beni yaratana ben nasıl tapıyorsam "Robot", 1940
KaraoğlanCan Dündar · Can Yayınları · 2016270 okunma
Puan vermedi·179 syf.··
2023 63. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2023 21:56
Buna bir kitap gözüyle bakmayacağım ki zaten bakılmamalı. Her şeyden önce, bu antlaşma hümanizm ve barışın dibi. Mütemadiyen Avrupa'da barışı garantileyebilecek bir antlaşma hatta. Okumak isteyenleriniz vardır, PDF linkini paylaşıyorum: acikerisim.tbmm.gov.tr/xmlui/handle/11... Tahlilime Türkiye'nin AB üyeliği çerçevesinde başlamak istiyorum. Aslında A'sından Z'sine tüm partiler tam AB üyeliğini destekliyor. Yani bugün iktidarı da, muhalefeti de AB üyeliğinde mutabık. Muhtemelen tek mutabık olduğu konudur. DSP'nin sloganı olan, Bülent Ecevit'in de sık sık söylediği bir söz vardır: ''Gün gelecek, Avrupa bizim kapımızı çalacak!'' diye. Evet, daha geçen ay çaldılar. Çünkü Avrupa Türkiye'siz, Türkiye'de Avrupa'sız yapamaz. İkisi kedi-köpek gibi kavga etse de, - ki bu kavga Oğuz Boyları'nın Anadolu'ya göçüyle başlar - esasında ikisi de birbirinin yokluğunda boşluğa girer. Benim değerlendirmem bu şekildedir. Çünkü Türkiye Avrupa'nın Oryantal köprüsüdür. Doğu ile Batı'yı tek paydada buluşturan bir medeniyettir. Doğu'nun silüet de bulunur, Batı'nın silüetide bulunur. Sezan Aksu'nun bir şarkısı vardır ''Oh Oh'' diye, o şarkıda şöyle bir söz var: ''Doğudan batıdan kop da gel'' İşte, Türkiye Medeniyeti kısaca budur. Ben sıkı bir Avrupa Birliği taraftarıydım. Şu an taraftarlık görüşüm biraz sarsılmış olabilir fakat yine de benim istediğim Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine bir zarar getirmedi. Zira ben, Avrupa'nın bir araç olarak kullanılması taraftarıyım. Yani Birleşik Krallık usûlü, kullan ve at. Boris Johnson biliyorsunuz geçtiğimiz senelerde ''Brexit'' kampanyasını başlatarak Birleşik Krallığın Avrupa Birliği üyeliğini sonlandırmasını gündeme aldı, nitekim halk oyuyla bu kabul edildi. Sonuç olarak BK, Avrupa üyeliğini sonlandırdı. Sonlandırma nedeni gayet
Avrupa Birliği Antlaşması ve Avrupa Birliği'nin İşleyişi Hakkında AntlaşmaKolektif · T.C. Başbakanlık Avrupa Birliği Genel Sekreterliği · 20113 okunma
Sosyal Demokrasi nedir ne değildir?
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2023 18. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2023 10:43
Sosyal Demokrasi'nin ne olduğuna, teoride ve pratikte uygulanabilirliğinin anlatılmasının yanında Türkiye'de sosyal demokrasi'nin nasıl algılandığına ve uygulandığına gayet iyi değinen bir kitap. Marksist ve liberal teoriler ile bağlantıları gayet güzel kurulmuş, tarihsel ve gündemdeki olaylar üzerinden gayet güzel olay ve örneklerle desteklenmiş güzel bir kitap. Kendisini sosyal demokrat (kitapta Türkiye'deki versiyonunun aslında demokratik solcu olduğu açıklanıyor) ve ona yakın bir ideolojide tanımlayan kişilerin kesinlikle okuması gereken bir kitap. Kitabı okurken o dönemde henüz tekrardan yeni kurulmuş olan CHP, dönemin en güçlü sol(!) partilerinden olan DSP ve SHP'nin ne kadar solcu ve sosyal demokrat partiler olduğunu kendinin tahlil edebileceksiniz. Aynı şekilde sol siyasetin Türkiye'de hangi durumda olup, uygulunabilirliğinin nasıl olduğunu da. Adını daha önce hiç duymamama rağmen bana bir çok not aldırıp, iyi ki okudum dediğim bir kitaptır.
Sosyal Demokrasi
Yeni Bir Sosyal Demokrasi İçinHasan Bülent Kahraman · İmge Kitabevi Yayınları · 19932 okunma
8/10
·140 syf.··
2022 203. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2022 22:30
"Bu, bir bilim eseri değildir. Bu, bir insanlık anlayışının ve o insanlık anlayışına dayanan bir siyasal davranışın açıklanması ve gerekçesidir." Önsöz Bülent Ecevit milletvekilliği, başbakan yardımcılığı, başbakanlık, çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı yapmış bir siyasetçidir. Aynı zamanda gazeteci geçmişi de bulunmaktadır. *1974'te başkanlığını Necmettin Erbakan'ın yaptığı Milli Selamet Partisi ile kurduğu koalisyonda ilk başbakanlık görevini üstlenmiştir. Bu dönemde Kıbrıs Harekatı yapılmıştır. *1977 seçimlerinde CHP'nin aldığı yüzde 41,4'lük oy oranıyla 213 milletvekili çıkardı. Bu oy oranı, Türkiye siyasetinde sol bir partinin aldığı en yüksek oy oranı olarak tarihe geçmiştir. *1980 darbesi sonrası, askeri darbelerin antidemokratik olduğu düşüncesi nedeniyle askeri yönetim Ecevit'i 3 kez hapse mahkum etti. Yine o dönemde çıkardığı dergi kapatıldı. *1985'te Ecevit hala siyasi yasaklı olduğu için Demokratik Sol Parti, eşi Rahşan Ecevit başkanlığında kuruldu. *1987'de yasakların referandumla kalkması sonucu DSP'nin başına geçti. Seçimlerde barajı geçemeyince siyasetten çekilme kararı aldı. 1989'da tekrar partisine döndü. *55. Hükümette başbakan bardımcısı(1997), 56. azınlık hükümette (DSP-MHP-ANAP) 4. Kez başbakan oldu(1999), 57. Hükümette 5. kez üstlendiği başbakanlık görevini 2002 yılına kadar sürdürdü. *2004'te DSP genel başkanlık görevinden ayrılan ecevit, 2006 yılında hayata veda etti. "Ortanın solu" fikrini,CHP'nin muhalefet partisi olduğu dönemde milletvekili olduğu yıllarda benimsedi. Kitapta 'Yelpazenin Dilimleri' başlığı altında : Aşırı sağ Ortanın sağı (Adalet Partisi) Orta veya merkez Ortanın Solu (Cumhuriyet Halk Partisi) Aşırı Sol (Türkiye İşçi Partisi) diyerek partilerin durumunu çok partili düzenin yelpazesinde açıklamıştır. Millet Partisi, Yeni
Ortanın SoluBülent Ecevit · Bankası Kültür Yayınları · 2009178 okunma