Çürümemenin imkansızlığı
9/10
·192 syf.··
2026 65. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 15:48
İçini bilinçlice açan bir insanın, varlığı ve yokluğu nasıl betimlediğini tüm çıpkalığı ile görebiliyorsunuz. Bazı kesitleri saatlerce düşünüp değerlendirme yapmanız gerekiyor. Çok değerli gözlemler ve cesur tezler var. İdeal bir dualite eseri. Sohbet eden birinin gözlerinize bakıp cesurca ve bıkkınca hayata dair “çat çat” yüzünüze söylediği bakış açıları… Basit bir roman ve öykü gibi değil. Zorlandığınız zaman bir süre bırakıp, üzerine uzun uzun emek vereceğiniz bu eseri muhakkak okumanızı tavsiye ediyorum. Hacmi az gibi gözükse de ciltlere sığacak bir tefsir gerekli. Ben elimden geldiğince kıssadan hissemi aldım. Size de okurken Allah kolaylıklar versin:)
Çürümenin KitabıEmil Michel Cioran · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
Osho
Puan vermedi·1080 syf.··
2026 1. kitabı
Savaşırsan, bir ego yaratmaya mahkumsun. Ve ne kadar çok savaşırsan, egon o kadar çok güçlenir. Nefes alırken hayat, verirken ölüm. İnsan her daim yaşar ve ölür. İnsan zihni anlamlandırmada ikililikle(Dualite) ile dünyayı anlar ve anlamlandırır. Mesele zihin değil onu aşmaktır. Zihinsizlik......Zamansızlık ve de eylemsizlik...Bize çok yabancı bir kavramlar.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Mükemmel olmamanın hediyeleri;
Puan vermedi·184 syf.··
2021 35. kitabı
Kitabı yaklaşık iki -üç sene önce okumuştum ama şu anda sürekli motivasyon konuşmaları adı altında bile medyada sürekli mükemmel olmaya zorlandığımız ya da mükemmel olmanın bir yaşam gerektiği gibi sunulduğu çağ da mutlaka okumanızı tavsiye ederim çünkü o kadar güzel bir dili var ki ,mükemmel olmanın mükemmel olmamak olduğunu o kadar güzel ,o kadar naif, o kadar yumuşak bir dille anlatıyor ki mükemmelliğin sadece bir yanılsama olduğunumükemmelliğin ve mükemmel olmamanın bir zıtlık dik dikotomi değil de birlikte bir düalite olduğunu o kadar güzel anlatıyor ki kesinlikle tavsiye ederim mutlaka kendinizden bir şeyler bulacağınıza eminim .Akıcı bir şekilde devamını merak ederek, okuyacağınız bir eser
Hayata Dair
Mükemmel Olmamanın HediyeleriBrene Brown · Butik Yayınları · 2011611 okunma
9/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2025 51. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2025 01:31
Ağlaya ağlaya bitirdiğim bir kitap oldu. Başlarken ve başlarda asla beni bu kadar etkileyeceğini tahmin etmemiştim. O son sayfalara kadar icimi sıcacık eden bir hikaye gibi giderken o olaydan sonra resmen etrafa boş boş anlamsızca bakmamin sebebi oldu. Neden bu kadar begenildigini anliyorum ve hak veriyorum... Kendi evladın olmasa da aradaki o bag, oyle müthişti ki. Keşke ebeveynlerimiz bunun kıymetini daha cok biliyor olsalar. Son zamanlarda öğrendiğim bir konuyla bagdastirip sizlerle de paylaşmış olayım. Astrolojide ikizler dunyaya geldiği zaman doğum gun saat yer vs natal haritadaki her sey aynıdır. Ancak karakterler farklıdır, bir taraf daha baskın bir taraf daha pasif kalir ya. Anlaşılmaz ama neden böyle diye. Sebebi ise "Dualite" arkadaşlar. Ayni sey ayni anda var olamaz. Bir karakter daha baskın olup diğerinin daha pasif olması da bu yüzden. Her konuda geçerli bu. Bu kisimda Spoi vereceğim. Basta zayıf olan Maisie gibi göründü, hastalıkla bogusan, ölmek üzere olan. Ama onun yaşaması icin giden Colt oldu. Yetiskinlikte kişilerin birer birey olarak kendi karakterlerini bastırmadan ortaya cikarabilmesi icin (dediğim gibi bir tarafta pasif kaliyor ortaya cikamiyor) birbirlerinden uzak yerlerde yasamalilar. Durum böyle. Kitap duygusal açıdan inanılmaz etkileyen ve cok guzel bir kitaptı benim icin. Her zaman hatırlayacağım...
Son MektupRebecca Yarros · Olimpos Yayınları · 2025312 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
Beğendi
·
2025 97. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2025 00:00
Yükte hafif, pahada ağır; kısa ama sarsıcı bir roman. @tersinekitap ‘ın ilk göz ağrısı samimi, cesur, güçlü bir seçim. 2018 Uluslararası Man Booker Ödülü Adayı #matateamor Geber Aşkım, bana göre fenomenolojik bir dualite. Aynı zamanda muazzam bir “tutarsızlığın tutarlılığı” örneği. #tehafütütehafüt Edebiyat bilirkişisi değilim, ancak bir okur olarak rahatlıkla diyebilirim ki zıtlıkların bu kadar yoğun, bu kadar samimi ve bu kadar agresif anlatısına nadir metinde rastlanır. Bu anlamda kitap -yine bana göre- siyah bir inci. Aşkın sıradanlığı ile arzunun kavuran yoğunluğu, Fransız kırsalının pastoral sessizliği ile bireyin potansiyel şiddeti, Normalite ile anomalite arasında bir pandül misali salınıyor kurgu. Yazar sevgi ve nefret, var etme ve yok etme sınırlarını sayfalar boyunca gerilimi yüksek bir irtifada tutarken anlatısını alabildiğine provakatif lâkin gerçeğini billur berraklığında sunuyor. Kadın, travma, aidiyet, evlilik, annelik konjonktüründen insanın çöküşü tam olarak nerede başlar sorgusu… Cümlelerimi #jacquelinerose ‘un bir alıntısıyla tamamlıyorum. “Anneleri meşrulaşmış zalimliğin nesneleri kılarak kendimizi dünyanın haksızlıklarına karşı körleştiriyor ve kalbin kapılarını kapatıyoruz. Annelerin dünyada-ve dünya için-gerçekleştirmelerini beklediğimiz rolü dikkate almadıkça hem dünyayı hem de anneleri paramparça etmeyi sürdüreceğiz.” Elbette önerimdir; önyargısız, şeffaf okuma yapabilenler için. Geber Aşkım Ariana Harwicz
Geber AşkımAriana Harwicz · Tersine Kitap Yayınları · 20251,064 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
Beğendi
·
2025 91. kitabı
Aydınlanma Çağı, 17. ve 18. yüzyıllarda gelişen, akılcı düşünceyi eski, geleneksel, değişmez kabul edilen varsayımlardan, önyargılardan ve ideolojilerden özgürleştirmeyi ve yeni bilgiye yönelik kabulü geliştirmeyi amaçlayan düşünsel gelişimi kapsayan dönemi tanımlar. Aydınlanma, bilimsel gelişmelerin ve hükümdarlara ve dine karşı şüpheciliğin büyüdüğü bir dönem iken, aynı zamanda köle ticaretinin geliştiği bir dönem olur çıkar. Böylece “aydınlık” için bağımsızlık, kardeşlik, eşitlik adı altında, kölelik ve sömürünün karanlığının sardığı bir düzenin kapıları da açılmış olur. Yazar odağına aldığı Fransız Devrimi’nin tsunami etkisi yaratan etkisinin, Orta Amerika ve dahi Karayip Denizi’nin aydınlık ve karanlığın dev dalgalarına nasıl teslim olduğunu tarihi atıflar ve benzersiz betimlerle dillendiriyor. Carpentier okurunu sadece tarihin tozlu sayfalarında bir zaman yolculuğuna çıkarmıyor. Bireyin ışığıyla birlikte taşıdığı gölgelerini, muazzam bir “büyülü gerçekçilik” ve derin bir “felsefî sorgulama” ile ufuk açıyor. Aydınlanma Çağı; Carpentier’in müthiş dehasıyla ördüğü bir dualite. Aynı zamanda Murat Tanakol’un olağanüstü çevirisiyle müzikal, alegorik bir diktomi. Alejo Carpentier Aydınlanma Çağı Çeviri : Murat Tanakol
Aydınlanma ÇağıAlejo Carpentier · Sia Kitap · 202519 okunma