Eğer geçmeseydi Kuranıkerim’in üstünden onlarca kuşak, ben inanırdım
yazılanların hepsine. Ama inanmıyorum o onlarca kuşağın dürüstlüğüne. O onlarca kuşağın dinine sadakatine inanmıyorum! Çünkü insanı tanıyorum.
Hayır, demek istediğim şu ki yapılması gereken en doğru şeyin bu olduğundan emin değilim, yani yeni bir yaşam yaratmak olduğundan. Çocuklar büyüyor, sonraki kuşaklar onların yerini alıyor. Sonunda ne oluyor peki? Buldozerlerle daha fazla tepe yerle bir edilsin, daha çok deniz mi doldurulsun yani?
Dünyadaki çoğu insan kanıtlanabilir gerçeğin peşine falan düşmez. Gerçek denilen, çoğu durumda senin söylediğin gibi güçlü bir acıyı da beraberinde getirir. Dahası, çoğu insan acıyı beraberinde getiren gerçeği falan aramaz. İnsanların gereksinim duyduğu, kendi varlıklarının biraz daha derin bir anlamı olduğunu hissettirebilecek hoş, rahatlatıcı öykülerdir. İşte o yüzden din dediğin şey var olabiliyor.