Puan vermedi·264 syf.·
2026 418. kitabı
1386 Noel’inden birkaç gün sonraki soğuk bir sabah binlerce insan, iki şövalyenin ölümüne düellosunu izlemek için Paris’te bir manastırın arkasındaki geniş sahayı doldurmuştu.. Eric Jager 14. yüzyıl Fransa'sında iki yakın arkadaş olan şövalye Jean de Carrouges ve yaver Jacques le Gris arasındaki gerilimi ve ardından gelen ölümcül bir ihanet skandalını anlatır.Kurgu ve olay akışının temeli şu unsurlara dayanır:İhanet: Le Gris, Carrouges'un eşi Marguerite'e tecavüz etmekle suçlanır.. Yasal Süreç: Suçlamayı reddeden le Gris'e karşı Carrouges, Fransız Parlamentosu ve Kraliyet'in onayını alarak hukuk mücadelesine girer.Düello: Kanıt yetersizliği nedeniyle dava, iki adamın masumiyetini Tanrı'nın belirleyeceğine inanılan ölümüne bir düelloyla ("kavgayla yargılama") çözülmeye çalışılır.  Tarihi gerçeklere dayanan bu hikaye, Ortaçağ Avrupası'ndaki yargı sistemini, adaletin işleyişini ve dönemin toplumsal cinsiyet rollerini derinlemesine gözler önüne sermektedir. Son Düello Düello yoluyla yargılama Fransa’da, özellikle Normandiya’da eski bir gelenekti. Ortaçağ başlarında köylüler olsun, kasabalılar olsun, soylular olsun tüm sosyal sınıflardan insanlar adli düeollaya başvurabiliyordu. Avrupa’nın bazı bölgelerinde kadınlarla erkeklerin düello yapmasına bile izin veriliyordu. Düello, mülkiyet anlaşmazlıkları gibi hukuk davalarının yanı sıra çok çeşitli suçları karara bağlamak için kullanılırdı. S:94
Roman - Tarih - Edebiyat
Son DüelloEric Jager · İthaki Yayınları · 2021124 okunma
7/10
·320 syf.··
2026 35. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 19:20
Dedektif ile okur arasında adil bir düello sunan ve Honkaku türünü Japonya'da yeniden canlandıran kitap: Tokyo Zodiac Murders. Honkaku dediğimiz türü kısaca özetlemek gerekirse; dedektif ile neredeyse aynı şeyleri okuyup görüyoruz. Doğaüstü olaylara yer verilmiyor, tüm bilgiler okura eksiksiz sunuluyor, kurgu genelde harita ve görsellerle destekleniyor. Gelelim kitaba... Bu kitapta olayı çözen iki kişi var: Anlatıcımız ve dedektifimiz. Burada fazla isim verip kafanızı karıştırmak istemem, keza kitap bunu fazlasıyla yapıyor. Direkt Burç Cinayetleri diyeceğim yani zodiac işte burç. Burç Cinayetleri, Japonya’nın 40 senedir çözülememiş en büyük, en korkunç gizemlerinden ve cinayet silsilelerinden biri. Üzerine kitaplar, teoriler yazılmış yani polis kayıtlarının bile halka açıldığı bir olaydan bahsediyoruz. Şimdi spoiler vermeden kitabın başını anlatacağım; zaten burası kitabın çok küçük bir kısmı, kitabı okumak isteyenler için verilen konu gibi yani. Kitabın başında bizi Heikichi Umezawa adında bir adamın vasiyetnamesi karşılıyor. Yazdığı şeyler özetle şöyle: Kendisinin şeytani bir güç tarafından ele geçirildiğini söylüyor ve 6 kadının vücut parçalarından mükemmel Azoth'u yaratmak istediğini belirtiyor. Falcılığa, astrolojiye ve kadınlara aşırı ilgili olduğunu yazmış. Aynı evde yaşadığı tam 9 kadın var: 2 öz kızı, 3 üvey kızı, ikinci eşi, yengesi ve 2 yeğeni. Anneler ve en büyük üvey kız haricinde kalan 6 kız, Azoth için kurban seçilen kızlar. Yalnız bu öyle basit bir plan değil; hadi şunu öldür, kes tarzı bir şeyden bahsetmiyoruz. Yazdığına göre astrolojide vücudun her bölümünün onu yöneten, koruyan ve güçlendiren kendi gezegeni varmış. Her kızın burcu farklı. 6 kızın burcuna göre baş, göğüs, karın, kalçalar, uyluklar ve bacaklar kesilmeliymiş.Yalnız bu kadarla da
The Tokyo Zodiac MurdersSoji Shimada · Pushkin Vertigo · 20252 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
ÇÖLÜN ORTASINDA BİR KEHÂNET:DUNE
Puan vermedi·712 syf.··
2026 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2026 13:31
Bazı kitaplar sadece uzak dünyaları anlatmaz; bizi kendi dünyamızın, insanlığın binlerce yıllık sessiz kalmış kırılma noktalarıyla yüzleştirir. Frank Herbert’ın 1965 yılında edebiyat dünyasına kazandırdığı Dune, derinlerde tam olarak bu yüzleşmeyi sunar. Dune, yalnızca anlatılan olaylardan ibaret kuru bir metin değil; okurken zihnimize yerleştirdiği sorularla, kurduğu çağrışımlarla ve her okunuşunda yeni anlamlar açığa çıkaran katmanlarıyla yaşayan bir yapıttır. ​İlk bakışta galaktik imparatorlukların, soylu hanedanların ve yıldızlararası yolculukların evreni gibi görünse de sayfalar ilerledikçe karşımıza çıkan şey teknolojik bir şov değildir. Aksine kökleri insanın en kadim hırslarına, korkularına ve arzularına uzanan derin bir iç dünya yolculuğudur. Herbert, uzak geleceğe ait teknolojik bir dekorun arkasına, tarihin tekerrür eden döngülerini ve inanç sistemlerinin kitleleri uysallaştıran ya da vahşileştiren kadim hikâyesini gizler. Romanın merkezinde Arrakis vardır; namıdiğer Dune. Fakat bu çöl gezegeni yalnızca bir arka plan değil, romanın gerçek başkahramanlarından biridir. Herbert çölü durağan bir dekor olarak değil; yaşayan, dönüştüren ve sınayan aktif bir güç olarak kurmuştur. ​Arrakis’e gelen herkes değişmek zorundadır. Bu gezegen insanın sahip olduğu tüm yapay fazlalıkları elinden alıp geriye yalnızca çıplak özü bırakır; gücü, korkuyu, inancı ve karakteri sınar. Bu yönüyle Arrakis, dünya edebiyatında ve kutsal metinlerde sıkça karşımıza çıkan çöl imgesini hatırlatır: ​Çöl, insanın kendi hakikatiyle karşılaştığı yegane yerdir. ​Musa’nın halkıyla birlikte yıllarca dolaştığı, İsa’nın yalnız kaldığı, peygamberlerin vahye hazırlandığı mekândır. ​Medeniyetin gürültüsünden uzaklaştıkça, insanın kendi iç sesiyle baş başa kaldığı o mistik alandır. ​Paul Atreides’in
Kitap Simyacıları
DuneFrank Herbert · İthaki Yayınları · 202115,7bin okunma
9/10
·240 syf.··
2026 14. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 14:25
Adalet, zalimlik, toplumsal eşitlik, hukuk karşısında eşitlik, soyluluk ve avamlık kavramlarını en koyu perdeden işleyen 8 hikayeden oluşan bir kitap. Bir anda okunmamasını tavsiye ederim. Okuduğunuz her hikayenin tahmin edilebilecek en kötü son ile bittiğini düşünürseniz art arda okunduğunda iç karartabiliyor. Fakat oldukça akıcı ve hikaye olmasına rağmen karakterler ile bağı çok iyi kuruyor, bu da okuma zevkini artırıyor. Bir-iki hikayeden sonra diğerinde de finalde sizi neyin, nasıl bir sonun beklediğini sezmenize rağmen heyecan yaratıyor ve devamını görme isteğinizi artırıyor.
Edebiyat
DüelloHeinrich Von Kleist · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2010168 okunma
7/10
·592 syf.··
2026 16. kitabı
Ejder yeniden doğacak. 3. kitapta tam gaz kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bu seri boyunca incelemelerim hep baştan aşağı spoiler dolu olacak. Öncekilerde yazmamıştım burda belirtmiş olayım :) Etkileyici ve şaşırtıcı bir açılış sahnesiyle başlıyor kitap. Işık'ın evlatlarının yaşlı komutanı Pedron Niall engizisyoncu Carridin ile konuşmalar yapıyor. Carridin sonrasında odasına çekildiğinde şok edici şekilde bir Mydral'in odasında olduğunu fark ediyor ve konuşmalardan kendisinin de Karanlıkdostu olduğunu anlıyoruz. Mydrall ona Rand'ı öldürmezse kundaktaki bebeğine kadar tüm sevdiklerini öldüreceğini söylüyor ve Rand'ı aramaya başlıyor. Ama kitabın geri kalan kısmında kendisinden hiç bahsedilmiyor. Bakalım hangi eserde karşımıza çıkacak. Bu etkileyici açılış sahnesini ardından hikayemiz Puslu dağların zirvesinde ekibimizin konakladığı kulübelerden devam eder. Perrin, Uno, Rand, Fain, Rand, Moiraine ve Lan bir aradadırlar. Mat hançerle birlikte tedavi için Tar Valon'a gitmiştir. Birden bir trolloc saldırısı olur. Saldırı çok şiddetlidir. Perrin kurtları çağırma yeteneğini kullanır ve onlar sayesinde saldırı bertaraf edilir. Rand ise anca ateş yakabilir. Bu saldırıda nerdeyse hiçbir şey yapamamış hiçbir güç kullanamamıştır. Ve içine kapanır. Ertesi gün Rand yerinde yoktur ve grup ne yapılacağı üzerinde müzakere eder, Min'in TarValon'a gitmesi kararlaştırılır, grubun geri kalanı Lan'ın önderliğinde Rand'ın izini sürer. Kitabın adı Yenidendoğan Ejder olmasına rağmen son 20 sayfaya kadar Rand bir daha görünmez. Kitap diğer karakterler üzerinden anlatılır. Egwene TarValon'a varır. Nyaneve, Verin, Mat ve Elayne ile birlikte beyaz kuleye giderler. Mat'in burda tedavi edilmesi gerekmektedir. Sheriam burada onları hücrelere alıkoyar, izinsiz şekilde Liandrin in peşine takılıp
Yenidendoğan Ejder - Zaman Çarkı 3Robert Jordan · İthaki Yayınları · 20211,349 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
Beğendi
·
2026 63. kitabı
"Utanç da aşk acısı gibi, beyinde başlıyor, Kalbe uğruyor bir gün midede bitiyordu. Mahcubiyet, utanç, pişmanlık gibi duygular şükür ki bağırsaklara kadar inmiyordu, yoksa maazallah, her tarafı b** götürürdü." "Çünkü bazı şeyler asla unutulmaz, unutulsun da istenmez." #Tol kitabıyla tanıdığım @uyurkulakmurat 'ın yeni romanı #dipte geçtiğimiz günlerde @inkilapkitabevi etiketiyle raflarda yerini aldı. @orkungalolar okumalısın dediği için de merakla okudum açıkçası her iki kitabı da ... Okuyanın zihninde istemsiz bir kasılma bırakan satırlar aslında son yıllarda iyice kokusu çıkan sosyal çürümenin de edebiyat aracılığıyla okurlara aktarılması. Yazar tam da bunu dert edinmiş.... Nereye gidiyoruz farkında mısınız diye kelimelerle boğuşuyor... Kitaba hakim olan o karanlık mizah, çürümüşlüğün o keskin kokusunu da ayyuka çıkarıyor... Anlayana: ) Hikâye, neresinden bakarsanız bakın dipte ve haliyle o dehlizde zekice bir bakış açısıyla okurla konuşuyor. Yüzsüzlerin, çıkarcıların o kaypak gülüşleri canlanıyor satır başlarında bir de entelektüel geçinen ve "tuzum kuru ama" diyenlerin kaypak bakışları... Bu kitap bir düello: rahatsız olanlarla o rahatsız ortamda duyuşsal yeteneklerini kaybedenleri karşı karşıya getiren... Kitabın kapağını kapatınca insanın içinden: "sahtesiniz!" diye bağırmak geçiyor...
DipteMurat Uyurkulak · İnkılâp Kitabevi · 202635 okunma