Mevlana'nin Mesnevisinde anlattığı bir hikaye vardır: "Bek ciden kaçan Aşık" hikâyesi. Aşığın biri bir bekçiden korkarak kaçıp bilmediği bir bağa girmiş. Tanımadığı bu yerde bir hayli zahmet ve sikıntı çekerek yürümüş. Meğer åşık olup aşkından tam sekiz yıldır yanıp tutuştuğu sevgilisi o bağda değil miymiş? O kadar mutlu olmus, o kadar sevinmis ki; sonunda kendisini korkutan bekçiye nes'esinden hayr duålar etmis ve arkasından da Kur'ân'dan su âyeti okumuş: "... mümkündür ki nefret ettiğiniz bir şey sizin için iyi olabilir ve yine mümkündür ki hos landığınız bir şey de sizin için kötü olabilir: Allah bilir, ama siz bilmezsiniz." Anlaşıliyor ki; olumsuz/ser gibi gördüğümüz bir durum/olay, sonunda insânı mutlu edecek bir hakikate ulas tirabilir ve eline batan, gözünden vas getiren bir diken, bir iki adim sonrasında insânı bir gül bahçesine taşıyabilir.