EN'AM SÜRESİ 91.AYET MEALİ
En'âm-91: وَمَا قَدَرُوا اللّٰهَ حَقَّ قَدْرِهٖٓ اِذْ قَالُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ عَلٰى بَشَرٍ مِنْ شَیْءٍ ؕ قُلْ مَنْ اَنْزَلَ الْكِتَابَ الَّذٖی جَٓاءَ بِهٖ مُوسٰى نُوراً وَهُدًى لِلنَّاسِ تَجْعَلُونَهُ قَرَاطٖیسَ تُبْدُونَهَا وَتُخْفُونَ كَثٖیراً ۚ وَعُلِّمْتُمْ مَا لَمْ تَعْلَمُٓوا اَنْتُمْ وَلَٓا اٰبَٓاؤُ࣑كُمْ ؕ قُلِ اللّٰهُ ۙ ثُمَّ ذَرْهُمْ فٖی خَوْضِهِمْ یَلْعَبُونَ Meali: (Yahudiler de:) “Allah hiçbir insana bir şey indirmedi.” demekle, Allah’ın kadrini gereği gibi takdir etme(miş ol)dular. (Resûlüm! Onlara:) “Öyleyse Musa’nın, insanlara nur (öğüt kaynağı ve ahkâmı bildiren.{1}) ve doğru yol gösterici olarak getirdiği Kitab’ı kim indirdi? Halbuki siz onu birtakım kağıtlara (yazıp) koyuyor, onu(n işinize gelen kısmını) açığa çıkarıyor, birçoğunu da gizliyorsunuz. Sizin de, atalarınızın da bilmediği şeyler (Kur’an’da) size öğretilmiştir. (İşte o Kitab’ı indiren de) Allah’tır.” de. Sonra bırak onları, daldıkları (bataklıklar)ında oynayadursunlar.
Sayfa 138 - Server Yayınları
Kişisel algılarıma göre, yaklaşık son yirmi yıldır zihinlerimi-ze ulaşan uyaran sayısı hızlanarak arttı. Bunların bir bölümü ülke-mizdeki toplumsal ve politik olaylara ilişkin; ama beslenme konu-sundaki çeşitli, bazen de çelişkili bilgiler örneğinde olduğu gibi, insanlar artık neyin kendileri için doğru olduğunu kavrayamaz ol-dular. Beynin değerlendirebileceği uyaran sayısı sınırlı olduğuna göre, "toplumumuzun belleği yok" tarzındaki yorumların ne denli hakça olduğunu bilemiyorum, çünkü ülkemizde olup bitenlerin hızı başdöndürücü ve çoğu kavranması zor durumlar. Kaldı ki ge-lir dağılımının iyice bozulduğu ülkemizde toplumun büyük ço-ğunluğu için, günlük gaileler, geçim sıkıntısı ve kişisel psikolojik sorunlar öncelikli olma durumunda. Bir de toplumda olup bitenle-ri ve siyasi çalkantıları kaldıracak güçleri, üstelik pek çoğunun yeterli formasyonları da yok. Sonuç, toplumun tamamı için söylenemese de Bekir Coşkunun tanımlamasıyla, "sessiz, tepkisiz, kader-ci ve ezik" kitlelerin oluşmasına da yol açıyor. Uyaran bombardı-manının ne kadarının amaçlı yapay gündemlerle oluşturulduğu sorusu ise ilgili uzmanların konusu.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Her türlü menfaatın üstünde bir 'aşk'la bir maksada bağlanmanın ne demek olduğunu bilmiyorlardı. Maksat uğrunda ölmenin de güzel, pek güzel bir şey olabileceğini duyamıyorlardı. Bunu ömürlerince duymamaya 'mahkûm'dular."
Nefes almakta zorlanıyoruz. Biz değersizler günlerdir kurban törenlerimizi artırıyo­ruz çünkü seçilmişler Tanrımızın işaretlerini yorumladılar ve Aydınlanmışlar, "İnanç yoksa sığınak da yoktur," diye duyur­ dular. Aydınlanmışlar felaketleri sezerler. Tanrı'nın adını sa­dece onlar bilebilir.
Alıntı
Gözlerimi kapayıp olayı yeniden yaşamaya çalıştımı Yalnızca apak iki halkanın çevreledigi kapkara ikı yuvarlak belirdi gözler-min önünde. Ben baktıkça büyüyüp ırileştıler; kara yuvarlak dünya kadar büyüdü, ak halka ise insanın içıne ışleyen, güneş kadar büyk bir kütleye dönüştü. Gözlerim akla karanın içinde, artık yo gunluklarindan ikisini de algilayamaz hale gelene kadar kaybol. dular. Gözlerimin önündeki imgeler birbirine karıştı. Annemle ba-bamın, Vafeya ile Fethiye'nin, İkbal ile İbrahim'in yüzlerini birbirinden ayıramıyordum artık. Gözlerimi, sanki kör oluyormuşum gibi panik içinde açtım. Fethiye'nin yüz hatlarını hâlâ görebili-yordum, yeryüzünün karanlığına ya da güneşin parıltılı beyazına karşın orada duruyordu. "İbrahim'e âşık mısın?" diye sordu.
Sayfa 84 - Metis·Kitabı okudu
Her türlü menfaatin üstünde bir "aşk"la bir maksada bağlanmanın ne demek olduğunu bilmiyorlardı. Maksat uğrunda ölmenin de güzel, pek güzel bir şey olabileceğini duyamıyorlardı. Bunu ömürlerince duymamaya "mahkûm"dular.