Videolar

Birbirinizi Sevmedikçe İman Etmiş Olmazsınız... 🌹Ebû Hüreyre (ra) anlatıyor: Resûlullah (ﷺ) buyurdular ki; "Nefsim yed-i kudretinde olan záta yemin ederim ki, imån et medikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe imán etmiş olmazsınız! Yaptığınız taktirde birbirinizi seveceğiniz şeyi haber vereyim mi? Aranızda selamı yaygınlaştırın!" Mas lim, İmân: 93, (54) Ebû Dâvud, Edeb: 142, (5193), Tirmizi, latizán: 1, (2589)📗 🌹Nu'man Ibnu Beşir (ra) anlatıyor: Rasûlullah (ﷺ) buyur dular ki: "Birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamette, bir-birlerine şefkatte mü'minlerin misali, bir bedenin misalidir. Ondan bir uzuv rahatsız olsa, diğer uzuvlar uykusuzluk ve hararette ona iştirak ederler." Buhari, Edeb 27, Müslim, Birr: 66. (2586)📗
Din
Kişisel algılarıma göre, yaklaşık son yirmi yıldır zihinlerimi-ze ulaşan uyaran sayısı hızlanarak arttı. Bunların bir bölümü ülke-mizdeki toplumsal ve politik olaylara ilişkin; ama beslenme konu-sundaki çeşitli, bazen de çelişkili bilgiler örneğinde olduğu gibi, insanlar artık neyin kendileri için doğru olduğunu kavrayamaz ol-dular. Beynin değerlendirebileceği uyaran sayısı sınırlı olduğuna göre, "toplumumuzun belleği yok" tarzındaki yorumların ne denli hakça olduğunu bilemiyorum, çünkü ülkemizde olup bitenlerin hızı başdöndürücü ve çoğu kavranması zor durumlar. Kaldı ki ge-lir dağılımının iyice bozulduğu ülkemizde toplumun büyük ço-ğunluğu için, günlük gaileler, geçim sıkıntısı ve kişisel psikolojik sorunlar öncelikli olma durumunda. Bir de toplumda olup bitenle-ri ve siyasi çalkantıları kaldıracak güçleri, üstelik pek çoğunun yeterli formasyonları da yok. Sonuç, toplumun tamamı için söylenemese de Bekir Coşkunun tanımlamasıyla, "sessiz, tepkisiz, kader-ci ve ezik" kitlelerin oluşmasına da yol açıyor. Uyaran bombardı-manının ne kadarının amaçlı yapay gündemlerle oluşturulduğu sorusu ise ilgili uzmanların konusu.
"Her türlü menfaatın üstünde bir 'aşk'la bir maksada bağlanmanın ne demek olduğunu bilmiyorlardı. Maksat uğrunda ölmenin de güzel, pek güzel bir şey olabileceğini duyamıyorlardı. Bunu ömürlerince duymamaya 'mahkûm'dular."
Nefes almakta zorlanıyoruz. Biz değersizler günlerdir kurban törenlerimizi artırıyo­ruz çünkü seçilmişler Tanrımızın işaretlerini yorumladılar ve Aydınlanmışlar, "İnanç yoksa sığınak da yoktur," diye duyur­ dular. Aydınlanmışlar felaketleri sezerler. Tanrı'nın adını sa­dece onlar bilebilir.
Alıntı
Bunun ağır bir yük olduğu bilirdiler ! Bunun la yaşanamaz olduğunu dürtüsel olarak ta her an farkında olduk ça , tüm somutluluk .. sonsuz yanlızlık hüznü ile sesizliğe hiç liğe bırakmış olur dular
1000Kitap