Dinleyemediğim
karanlık çökünce ininden çıkan bir kurt gibi salıverilen hayal çekiyor saçının son aklarını yine bir sokakta, bir menekşenin tek tek koparıyor yapraklarını zaman omuzumda gizemli taun oysa melankoli daha firavun yüreği elinde mâsum dilenci dinleyemediğim bir şarkı gibi sunuyor aşkını göçmen kuşlara usulca yayılan tebessümünden kıvılcım düşüyor kaldırımlara günbatımı kadar seyrek ve sarı nazara geliyor sevda suları bakarken dümeni kırılan gemi her dalga fırtına, her damla vurkun aşk ki, içimde kayıp bir liman denizi taşıyan martılar yorgun yer yine kırmızı; gök yine duman
Sayfa 53·Kitabı okudu
Şiir
Nasıl da çizgilendim, büsbütün aklaştı saçlarım Ve yorgun bir duman gibi savrulup çay ocaklarından Düzlere vursam düzlerden Dağlara vursam dağlardan Önce bir kendime doğru: kimsesiz, ince, sokulgan Sonra hep her şeye doğru, o denli hızlanaraktan Ve cansız, ve soluk kilise resimleri gibi Acılı, bungun, geçerim dalgınlığınızdan
Sayfa 257·Kitabı okudu
Anlıyor musun beni? Anla, lütfen. Zira asıl yalnızlık anlaşılamamak.
Sayfa 7 - Nesil·Kitabı okudu
İÇİMİ BASAN EFKAR
İçimin dağlarını duman basmış Ağaçların dalları bir o yana bir bu yana Ve yapraklar ve kuşlar birbirine karışmış Savruluyorlar gökyüzüne Ve onlara ve hareket eden herseye inat Sonbaharla birlikte efkâr Demir atmış içimin derinliklerine
Şiir