Klasik bir iyilik hikayesi
6/10
·224 syf.··
2026 41. kitabı
Kitap bir zamanlar popüler olan tavuk suyuna corba öyküleri havasında. İzin yıllardır kitapçıda insanlara kitap götüren yaşlı bir adamın kitaplarla insanlara iyi gelmesi ve değişen dünya ile birlikte artık kitapçıda istenmeyen hale gelmesi üzerine. Arada bir çocuğun eklenmesiyle hikaye zenginleşiyor. Hızlıca okunacak güzel bir hikaye. Bazı karakterlere çok sinirlendim ama genel olarak tatlı bir kitaptı.
Kitap KuryesiCarsten Henn · Pegasus Yayınları · 202560 okunma
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 21:12
Kitabın konusu; yazarın (İsa Özinan) çocukluğundan yetişkinliğine, Eskişehir'in tarihi sokaklarından modern kurumsal iş dünyasının labirentlerine uzanan otobiyografik ve manevi uyanış yolculuğudur. . Eser, sıradan bir anı kitabı olmanın ötesine geçerek yaşananları iki farklı boyutta ele alıyor: Zahir (Maddi Hayat): Eskişehir’in Erenköy ve Odunpazarı semtlerinde geçen çocukluk yılları, ailece yaşanan maddi ve manevi zorluklar, iş hayatındaki mücadeleler, kurulan şirketler ve ticari deneyimler anlatılıyor. Batın (Manevi Dünya): Hayatta yaşanan olayların görünmeyen yönü ise rüyalar, işaretler ve manevi semboller üzerinden yorumlanıyor. Yazarın ve yakınlarının gördüğü rüyalar, yaşananların ardındaki ilahi hikmete ışık tutuyor. Kitabın temelinde; kader, ilahi plan, insanın kendi özüne dönüşü ve modern dünyanın içinde manevi değerlerini koruma çabası yer alıyor. Rüyalarda görülen semboller, tasavvufi bakış açısıyla değerlendirilirken; modern iş hayatının insan ruhu üzerindeki etkileri de sorgulanıyor.
Herşey Böyle Başladıİsa Özinan · Feniks Kitap · 202664 okunma
Reklam
Mutsuzluğa dair
7/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 16:05
Modern dünya bize sürekli "mutlu olma" sorumluluğu yüklerken, kitap bu dayatmaya bir başkaldırıyla yaklaşır. Eser, mutsuzluğu bir zayıflık ya da kaçılması gereken bir hastalık olarak değil; insanın varoluşsal bir gerçeği, ruhun en dürüst çıplaklığı olarak masaya yatırıyor. Okuru sahte bir teselliyle avutmak yerine, acının kalbine doğru cesur bir yolculuğa çıkarıyor. Kitabın güzel yanı, hüznü acı ve kederi dramatize etmeden, onun sarsıcı gerçekliğini ortaya koyabilmesi. Yazar, bireyin iç dünyasındaki o tanıdık ama kelimelere dökülmesi zor olan boşluğu ilmek ilmek işlemiş. Sayfaları çevirirken hissettiğiniz şey yıkıcı bir depresyondan ziyade, derin bir anlaşılma hissi. Kitap size, "Yalnız değilsin, bu karanlık da insana dair," diye fısıldıyor. "İnsan bazen öyle bir noktaya gelir ki, onu ayakta tutan şey umutları değil, mutsuzluğuna duyduğu o tuhaf ve sadık aidiyettir." Neden okumalıyız? Bu eseri şahane kılan şey, okuyup bitirdiğinizde içinizde bıraktığı hafifleme duygusu. Kitap, mutsuzluğun da tıpkı coşku gibi, insanı dönüştüren, derinleştiren ve olgunlaştıran bir yakıt olduğunu söylüyor. Sonuç olarak yazarın ifadeleri gerçek dünya ile çok uyuşmasada mutsuzluğun kaçılması gereken bir canavar olmadığını anlatması açısından okunmaya değer. Boris Cyrulnik
İnceleme
Şahane Bir MutsuzlukBoris Cyrulnik · Monografi Yayınları · 2023108 okunma
6/10
·208 syf.··
2026 106. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 20:33
Keyifli ve nefes nefese bir polisi kurgu gibi başladı, hemen ardından aslında bir distopya okumakta olduğumuzu anladık. Yine çok klasik distopya temaları kullanılmıştı, pandemi ve pandemi nedeniyle geliştirilen aşılarla, insanların bir kısmını öldürmeyi yani dünya nüfusunun azaltılmasının hedeflendiği bir kurgu oturtulmaya çalışılmıştı. Kitabın ortalarına kadar iyi gitti aslında, ancak bir noktadan sonra bence ipin ucu biraz kaçtı; distopya olmaktan çıkıp biraz fantastik kurgu haline dönmeye başladı. İşte o noktada beni büyük oranda kaybetti. Yine de şunu çok açık olarak söyleyebilirim, dili son derece akıcı, sürükleyici.. 
LunaBuğra Gülsoy · İnkilap Kitabevi · 2022669 okunma
7/10
·120 syf.··
2026 62. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 13:48
Melih Cevdet Anday Mikado’nun Çöpleri Eserde; kucağında bebeği ve gidecek yeri olmayan bir kadın, bir kış gecesinde yoldan geçen bir erkek ile karşılaşır ve erkek, kadını evine davet eder. Konuşma ihtiyacında olan bu iki karakter de o geceyi birlikte sabaha erdireceklerdir. Değindikleri konuları, yaptıkları çıkarımları ve daha nicelerini duymaya ve dinlemeye davet ediyorlar okuru. • KADIN: ... Çünkü bir insandım yalnız başıma iken, buraya gelince bir konu oldum. Siliniverdim. Bir hiç yapıp çıkardınız beni. Vücudum bile küçüldü sanki, küçüldü, küçüldü, kilimin altına girecek kadar, pire kadar küçüldüm. (Sayfa 36) • ERKEK (merakla): Yani bu sahne daha önce de geçti mi? KADIN: Hiçbir sahne aynen geçmez elbet. Değişe değişe geçer. (Sayfa 47) • Kaçacak yerim yok ki... Dapdaracık oldu dünya... Tek ayak üstünde bile duramam artık... (Sayfa 51) • ERKEK: Rastlantı demek istiyorsun. Rastlantı yok bu dünyada, yok. KADIN: Öyleyse ne bu? ERKEK: Aradık birbirimizi. (Sayfa 51) • Düşünüyorum düşünüyorum, bulamıyorum. Her şey karmakarışık, hiçbirinin içinden çıkamıyorum. Ne yapacağım ben? (Sayfa 58) • KADIN: Sevginin kökünü kazımışsın içinde... Sade yalnızlığın için çalışmışsın, büyük duvarlar örmüşsün çevrene ama sonra bir de bakmışsın ki duvarların içinde kimse yok. (Sayfa 96) • ERKEK: Gözlerinin içinde bir deniz görüyorum. (Sayfa 101) • Bir gün az kaldı mutlu oluyordum. (Sayfa 109-110) Okurken bazı şeylerden şüphe etmeme ve bazı şeyleri de sorgulamama sebep oldu bu tiyatro eseri. Tiyatro okumayı özlediğimi hissettirdi bana. Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim.
Edebiyat
Mikado’nun ÇöpleriMelih Cevdet Anday · Everest Yayınları · 20212,033 okunma
10/10
·381 syf.··
2026 29. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 22:00
Selamün aleyküm kardeşler şu gördüğünüz kitap 1916-1920 arası milli mücadele döneminde Kürtleri anlatan en iyi kitap bu kitabın 2.cildide var onu daha okumadım. Kitaba iyi dememin sebebi Yüzlerce arşiv belgesinden çıkıp titizlikle yazılmış dönemin gazetelerinden bile kaynak alınmış Eğer bir Kürtseniz ve milli mücadele'deki yerinizi anlamak istiyorsanız mutlaka okuyun en beğendiğim tarafı belgeleri metadolojik bir şekilde yorumlaması ve hiçbir belgede çarpıtmaya rastlamadım kitapta Kuvayı milliye'de, Erzurum kongresin'de, Sivas kongresin'de, Amasya protokolün'de yani milli mücadele döneminde'ki kronolojik olay sırası hakkındaki heryerde Kürtlerin rolü anlatılmış şahsen çok beğendim eleştirilebilecek bir yanınıda bulamadım Zamanın Kürt aşiretleri hakkında fazlasıyla Bilgi mevcut ayriyeten millî mücadele'de Osmanlıdan yana savaşmamıza sebep olan bütün nedenler verilmiş savaşmayan kişiler hakkında'da çok fazla bilgi mevcut hiçbirsey atlanmamış veya oldu bitti'ye getirilmemiş kaynakçası'da çok iyi herkese okumayı tavsiye ederim.
Türkiye Kurulurken KürtlerSinan Hakan · İletişim Yayıncılık · 201316 okunma
Reklam
Reklam