Matbaayı bilimle ilişkilendirenler, başlı başına daha fazla bilgi üretme ve yayma eyleminin, insanları ister istemez hakikate ulaştıracağını varsayıyor. Oysa sadece bilimsel gerçeklerin değil dini fantezilerin, yalan haberlerin ve komplo teorilerinin de hızla yayılmasını yine matbaa sağlamıştı. Komplo teorilerinin belki en kötü şöhretli örneği, erken dönem modern Avrupa'yı sarmış cadı avı çılgınlığına yol açan, dünya çapında şeytanî bir komploya duyulan inançtı.
Mü'min, dünya devre-mülkünün fânî oyuncakları için ebedî saâdetini mahvedecek kadar ahmak insan olamaz. Üç günlük dünya zevkleri uğruna ilâhî ölçülerden tâviz vermektense, yeri geldiğinde maddî bakımdan geri adım atmayı göze alır.