Biliniz ki, insan için tek bir hedef vardır, o da kaygıdan kurtulmadır. Bunun da bir tek yoku vardır: Allah rızası için çalışmak. Bunun dışındaki işler ise sapkınlık ve ahmaklıktır.
* Kendini kendinden daha değerli olana ada! Bu da yalnız, yüce Allah’ın zatı uğruna, hakka davet, namusu koruma, Yüce Yaratıcı’nın sana buyurmadığı değersiz işlerden uzak durma ve mazluma yardımla olur. Hayatını dünya malına harcayan, yakutu verip çakıl taşı alana benzer.
O yola çıktın mıydı dalga, bulut hiç fark etmiyor çünkü ancak hatıraların sırtına binerek gidiliyor öte tarafa. O yüzden hiç durma, hemen hatıra biriktirmeye başla!
Kolay imân bir inkâra dönüşebilir. Ama çile çekilerek erilen inanç, inkârların fırtınasına dayanıklıdır. Zelzele geçirmis, sel baskınına uğramış, rüzgârlarla sarsılmıs, fakat yine de yerinde sapasağlam duran bir yapı ile her türlü dış etkiden uzak veya mahrum tutulan bir yapı bir midir?
Hakikat ruhumuzun kulağına fısıldayarak der ki: boş durma insanoğlu, imânını imtihan ettir. İbrahim ol, inkârların ateşine bulan, ama yanmamak şartıyla insanoğlu. Yusuf gibi eşyanın karanlığına in ve orada da Allah'ı anmayı unutma. El kervanlarına katıl, düşünce ve sanat oymaklarını kelebek gibi değil, arı gibi dolaş, karınca gibi bilgi harmanlarını arşınla. Ta çıktığın noktaya döndüğün zaman mâna gelini kendini sana teslim edinceye kadar.
Zirâ Rasûlüllâh (Sallellâhu Te'âlâ Aleyhi ve Sellem) Efendimiz, Mûsâ (Aleyhisselâm)ı kabrinde ayakta namaz kılmakla vasıflamıştır. Oysa ayakta durma gibi sıfatlarla ruh nitelenemez, bununla ancak beden vasıflanabilir.
doğ dedi ay ve geldi yeni gün
şov devam etmeli dedi güneş
kimin için durmuş ki hayat
sen yürümek istemesen de
hayatın hüneri bu işte
unutturuyor sana onları ne çok özlediğini pul pul dökülüyor derin ta ki
gidene kadar dokundukları her bir zerre gözlerin sadece sana ait
artık onlara bakan gözler değil
elbet sonu da gelecek
başlangıç denen bu şeyin
durma şimdi
aç kapıyı kalan günlere
-zaman