10/10
·95 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
İlhan Dilek, düz yazı ile şiir arasındaki çizgiyi bilinçli olarak bulanıklaştırır. Kısa, vurucu ve aforizmik cümleler, okuyucunun zihninde birer replik gibi yankılanıyor. Yazarın tiyatrocu olması, metinlere tiyatral bir derinlik katmış. Özellikle "Düşbaz", "Senzede" ve "Hayalperest Budala" gibi başlıklar altında toplanan yazılar, bir monolog tadında. Bir İyileşme Hikayesi ​Kitabın sonunda yer alan uzun öykü, önceki bölümlerdeki "hayal kırıklığı" temasının somut bir olay örgüsüne dökülmüş halidir. ​Rıza: Eski bir yazar, anksiyete bozukluğu yaşayan, hayata küsmüş, ekonomik olarak dibe vurmuş bir "tutunamayan" figürüdür. Kendi içindeki karanlığa hapsolmuşken dış dünyayla bağını evinin perdesini bile açmayarak koparmıştır. ​Sıla: Bir psikologdur. Rıza'nın tam zıttı; enerjik, rasyonel ve yaşam dolu bir karakterdir. ​Öyküdeki en kritik nokta, Sıla'nın Rıza'ya söylediği: "İnsan sadece ama sadece korkaklığı yüzünden kaybeder" cümlesidir. Bu cümle, Rıza'nın içindeki yazma ve yaşama tutkusunu tetikleyen bir kırılma anıdır. Rıza’nın anksiyetesini, bir aşk hikayesi (yani Sıla'yı) yazarak aşması, "yazmanın sağaltıcı (iyileştirici) gücü"ne yapılan bir vurgudur. Ezcümle ben çok beğendim dolu dolu bir kitap birazda şöhretli. Hemen hemen herkesin bildiği Haluk Bilginer'in 'Baba' dizisinde okuduğu 'Hiçbir Zaman Anlamadı İnsanoğlu' adlı şiir bu kitaptan alınma. İlhan Dilek
Deneme, İnceleme, Edebiyat
Usta Bizim Hayalleri Siyah Poşete Koyİlhan Dilek · Mavi Nefes Yayınları · 202219 okunma
10/10
·111 syf.··
Beğendi
·
2025 61. kitabı
Sulhi Saygılı; hayatı arayan ama onu ve kendini bir türlü bulamayan bir romantik mi? Yoksa kendini ararken vardığını sandığı duraklarda sadece bir düşbaz gibi oyunlar oynayan biri mi? Aşkı arayan, birkaç kez bulduğunu sanan ama her defasında yanıldığını fark eden bir kaybeden mi? Şakacı mı? Çocukla çocuk olabilen ama kendi çocukluğuna hiç gülemeyen biri mi? Geçmişe saplanıp kalmış bir hüzünbaz mı? Sözcükleri seven ama kendine söz geçiremeyen bir isyankâr mı? Peki, Sulhi Saygılı kim? Bir insanın içinde kaç kişi yaşar? Geriye doğru kaç yıl yaşanır? Anlaşılmayı beklerken kurur mu ağaçlar? Ya insanlar...? Onları da ağaçlar gibi arada sırada sulamak yeterli mi? Ya hiç, hiç etrafta su yoksa? Kurumaz mı insanlar da tıpkı ağaçlar gibi? Kurak bir çölde, kürekleri çekilen bir sandalda geçen bir hikâye Sulhi Saygılı'nın hikâyesi... Üstelik sandalın altı delik ve içeriye durmaksızın kum doluyor. #okuyunpişmanolmazsınız #barışbıçakcı #vecizsözler
Veciz SözlerBarış Bıçakçı · İletişim Yayınevi · 20121,626 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
7/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2024 63. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2024 09:56
Ayrıntı Yayınları’nın saçmalama sürecinin bir ürünü Marlene. Anlamadığım bir hamleyle yayın grubuna eklenen Düşbaz serisinden çıkmış roman. Phillipe Djian’ın ilk kitabı Ayrıntı Edebiyat’tan basılmıştı. Yeraltı serisi çıkınca diğer kitapları ile beraber Betty Blue da Yeraltı serisine dahil oldu. Şimdi de Djian’ın iki romanı Düşbaz’da. Aynı durum Chuck Palahniuk için de geçerli. İki serinin tasarımları, boyutları farklı ve benim gibi obsesif birini sinir ediyor bu durum. Halbuki Ayrıntı bana göre Türkiye’deki en başarılı kapak tasarımına sahip. Başarılı olan bir seri yerine macera aramanın amacını anlayabileceğimi düşünmüyorum; hele aynı yazarı farklı serilerde basmayı hiç aklım almıyor. Kitaba gelince, iki eski asker ve çocukluk arkadaşı Dan ve Richard askerlik sonrası aynı küçük şehirde yaşamaya ve sivil hayata dönmeye çabalamaktadırlar. Dan dikkat çekmeden topluma uyum sağlamaya çalışırken Richard yasalara uymayan, kavgacı bir tutum sergiler. Her ikisi de ağır travma sonrası stres bozukluğu yaşamaktadırlar. Üç ayını hapiste geçiren Richard, çıktığında, karısı Nath ve kızı Mona’dan oluşan ailesine baldızı Marlene’in de katıldığını görür. Gittiği yere uğursuzluk getirdiğine dair sözler söylenen Marlene’in gelişiyle hem Dan hem de Richard ve ailesinin hayatları değişmeye başlar.
MarlenePhilippe Djian · Dusbaz Yayınlar · 20227 okunma
9/10
·455 syf.··
Beğendi
·
2024 73. kitabı
·
300 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2024 19:56
#kitapyorumum Kitabın Adı: Güçlü Kadını Serbest Bırakın Yazarın Adı: Clarissa Pinkola Estés Yayınevi: Düşbaz Yayınları Sayfa Sayısı: 455 10 ay önce başlamış olduğum yolculuğu bugün bitirdim. Yazarın Kurtlarla Koşan Kadınlar kitabından sonra okuduğum bu kitabı da yine mitler ve hikayelerle kendi içimize olan yolculuğun devamı niteliğindedir. Kimilerine Meryem Ana, kimilerine göre de Kutsal Hanımefendi Guadalupe olarak kabul ettiği Anne figürü üzerinde bizleri öncelikle ilk yolculugunuza çıkarıyor. Önce anne figürünün derinliklerine inerek mitler ve hikayelerle lekesiz sevginin gücünü bize tarif etmektedir. Bu kitapta yazarımız kadın figürünü büyücü ve sifacı bilge kadın olarak yüceltmektedir. Bu tarz içsel yolculuk yapmayı seven okurlara tavsiye ediyorum.. Kitapla kalın...
Edebiyat
Güçlü Kadını Serbest BırakınClarissa P. Estes · Düşbaz Yayınevi · 202167 okunma
8/10
·92 syf.··
Beğendi
·
2024 35. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2024 20:56
#kitapyorumum Kitabın Adı: Kalpten Gelen Armağan - Yeni Tohumlar, Yeni Hayat Yazarın Adı: Clarissa Pinkola Estés Yayınevi: Düşbaz Yayınları Sayfa Sayısı: 92 Kurtlarla Koşan Kadınlar kitabının yazarının küçük hikayelerden oluşan güzel bir kitabı bitirdim. Kurtlarla Koşan Kadınlar kitabında olduğu gibi bu kitapda da aynı tarzda güzel hikayeler okudum. Bir baba, yaşlı bir adam, bir çocuk, bir ağaç ve tarlayı anlattığı kısa hikayeler bulunuyor. Kitap ince ama dolu bir kitaptı. Okumanızı tavsiye ediyorum.. Kitapla kalın...
Edebiyat
Kalpten Gelen Armağan ve Yeni Tohumlar, Yeni HayatClarissa P. Estes · Düşbaz Kitaplar · 2021269 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2024 47. kitabı
Yazmak bir macburiyet midir sorusuna elbette farklı cevaplar verilebilinir, ama Elias Canetti'nin deyimiyle "Bir yazar ya özgündür, ya da yazar değildir." Chuck Palahnıuk, adını Dövüş Kulubü adlı romanının filme çekilmesiyle duyurdu. Time'de yayıımlanan bir yazıda onun için şöyle denmektedir: "İnsanlar Palahnıuk'i moderniteye getirdiği karanlık yorum nedeniyle okuyorlar. Kitapları romandan ziyade neredeyse herşeyde var olan o sinsi tehlikeye dair yazılmış pürüzlü fabllarla ibretlik masalları andırıyor." C.Palahnuik, Bunu Bi' Düşün adlı kitabında yazmaya dair deneyimlerini, uzun bir geçmişi olan 'ustalaşma' arayışında ulaştığı kimi sonuçları paylaşıyor. C.Palahnıuk'a göre "Yaratıcı insanların işi, başkaları adına bir şeylerin farkına varıp bunları ifade etmektir.... En iyi yazarlar zihinlerimizi okuyor gibidir, hiçbir zaman kelimelere dökemediğimiz şeyleri tam on ikiden vururlar." Bunun için de yazarlara şöyle bir öneride bulunmaktadır: "Okurun size inanmasını sağlayın. İnanılmaz olanın, okurun gözünde kaçınılmaz görünmesini sağlayın." Bunu Bi' Düşün kitabı, yazmaya yeni başlayanlardan ziyade, yazma adlı o külfetli yolu 'belli bir süredir' yürüyenlere hitap etmektedir. Akıcı bir uslüp ve aralara yerleştirilmiş yazara ait gülümseten yaşanmışlıklar ise okuyucunun ilgisini sürekli kılmaktadır. Yazıyor olmanın kökeninde bir tür ölümsüzlük arayışının olduğuna dair görüş elbette tartışılabilinir, ama Bunu Bi' Düşün kitabı okunduğunda da görülecektir; yazarlık, hiç bitmeyen bir emek harcama süreci, hep devam eden bir arayış, başarısızlıklar karşısında yıkılmayan bir umut ve de yalnızlık ile yoksunluğun hakim olduğu bir yaşam demektir. Ancak bunu göze alanlar yazarlık denen o yolu yürümeyi sürdürebilirler.... #chuckpalahniuk #bunubi'düşün #düşbaz #sedaağar
Bunu Bi' DüşünChuck Palahniuk · Düşbaz Atölye · 202152 okunma