TAVŞAN DELİĞİ
8/10
·344 syf.·
2026 44. kitabı
Selam. Bu gün daha iyi anlaşılmasını istediğim bir kitaptan söz etmek istiyorum. Kitabı okuduktan sonra ekin ✧ tüm kapalı anlamları açıklayan bir araştırma atmıştı bana, bundan çokça faydalandığımın altını çizmek istiyorum. Ancak kimse inceleme yazmaya yanaşmayınca bu işe el atmaya karar verdim. Çok fazla inceleme inceleyip yazdığım ilk inceleme bu oldu çünkü topluca herkesin aklındaki karışıklıkları gidermek istedim. !Spoiler içerir Mona Awad'ın Tavşan romanı son yılların en kutuplaştırıcı eserlerinden biri. Sevenleri onu modern gotiğin en özgün örneklerinden biri olarak görürken, sevmeyenleri anlamsız ve gereksiz derecede absürt olmakla suçluyor. İlginç olan şu ki, kitaba yöneltilen eleştirilerin büyük kısmı aslında romanın başarısız olduğunu değil, tam olarak yapmak istediği şeyi başardığını gösteriyor çünkü Tavşan okurunu rahat ettirmek için yazılmış bir roman değil. Bu nedenle kitabın aldığı düşük puanların önemli bir kısmının, romanın niteliğinden çok okurun beklentileriyle ilgili olduğunu düşünüyorum. Pek çok kişi kitabı eline aldığında Donna Tartt'ın Gizli Tarih'ine benzeyen, seçkin öğrenciler, akademik entrikalar ve planlı suçlar etrafında dönen geleneksel bir dark academia hikâyesi bekliyor. Oysa Awad'ın yazdığı şey bambaşka. Bu kitap bir kampüs romanı görünümüne bürünmüş yaratım alegorisi, ir cinayet hikâyesi görünümüne bürünmüş yazarlık hikâyesi, bir arkadaşlık hikâyesi görünümüne bürünmüş yalnızlık hikâyesi ve her şeyden önemlisi, güvenilmez bir anlatıcının zihninde geçen olayları okuduğumuz farklı bir kitap. Ben farklı zihinleri okumayı çok sevdiğimden bu durum çok hoşuma gidiyor. Romanın geçtiği Warren Üniversitesi bile aslında anlamlıdır. İngilizcede "warren" kelimesi tavşan yuvası, yani yer altındaki karmaşık tünel sistemi anlamına gelir. Daha
Duygu ve Düşünce
TavşanMona Awad · İthaki Yayınları · 2024747 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 19. kitabı
Evlilik Portresi, Maggie O'Farrel tarafından yazılan 16. yy İtalya'sında geçen tarihi bir roman. Eserde 15 yaşında iken bir dük ile evlendirilen Lucrezia de'Medici'nin hayat hikayesini okuyoruz. Kitabın çıkış noktası gerçekte evlendikten bir sene sonra hastalıktan ölen Lucrezia'nın, ölümünün biraz şaibeli olması çünkü kocası Alfonso'nun onu öldürmüş olabileceğinden kaynaklı şüpheler mevcut. Yazar düşes hakkında yazılan bir şiirden ve tarihsel kaynaklardaki eksikliklerden yola çıkarak bu romanı kaleme alıyor. Aslında ablası Maria'nın evleneceği kişi olan Alfonso, ablasının ölümü ile birlikte onunla evleniyor ve biz başından beri kocasının onu öldüreceğini biliyoruz. Biz bunun sadece nasıl olacağını okuyoruz kitap boyunca. Bu süre zarfında Lucrezia'nın resim sevgisi ile hayata tutunuşunu, erkek egemen bir toplumda kendini kurtarma mücadelesini görüyoruz. Ben kitabı çok beğendiğimi söyleyebilirim. Tarihte önemli bir yer tutan Medici ailesinin biraz da karanlık yönlerine eğilmiş. Yazar aynı zamanda Antik Yunan tarihine vakıf, kitapta bunu güzel bir şekilde gösteriyor. Rönesans dönemi yapılarını ve saray yaşantısını, kıyafet isimlerine kadar okuyucuya aktarıyor. Kadınların metalaştırılması ve damızlık bir hayvanmış gibi muamelesi görmesi çok iyi işlenmiş. Kitabın beğenmediğim tek kısmı yazarın betimlemeleri fazla uzatmış olması. Gereksiz tasvirlere yer verip kitabı fazla uzatmış gibi geldi. Bence yaklaşık bir yüz sayfa çıkarılsa kitap yine güzel olur ve bir şey kaybetmezdi. Yazarın üslubunun güzelliği kitabı yine de okutuyor. Tarihi bir gizeme dair bir edebi eser okumak isterseniz kesinlikle tavsiye edebilirim.
Evlilik PortresiMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20231,487 okunma
Reklam
Puan vermedi·344 syf.··
2026 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 17:34
OL MA DI Kamera bir anda okulun “Mean girl”lerine yönelir. Hani şu çevrelerindeki herkesten farklı görünen; güzel, zengin, kusursuz ve adeta bir bebek gibi özenle yaratılmış kızlara. Korku filmlerinde, gençlik dizilerinde ya da herhangi bir popüler kurguda bu kız grubunun hiç de güven vermeyen bir yapıya sahip olduğunu biliriz. İnsanlar onların çevresinde olmak ister ama hikâye ilerledikçe genellikle en karanlık sürprizlerin onların arasından çıktığını görürüz. Aslında bu, kurgunun en temel ve en zayıf şaşırtma yöntemlerinden biridir. Bir böcek görünce çığlık atacak kadar kırılgan görünen karakterlere cinayetler işletmek, onları karanlık ve kanlı olayların merkezine yerleştirmek yıllardır kullanılan bir anlatı tekniğidir. Mona Awad’ın Tavşan adlı romanı da tam olarak Dark Academia diyebileceğimiz bir atmosferde geçiyor. Romanın başkahramanı Samantha, Warren Üniversitesi’nde yaratıcı yazarlık eğitimi alan bir öğrenci. Samantha bulunduğu çevrede eğreti duran bir karakter; oraya ait değil. Bu aidiyetsizlik hissini özellikle ‘’Tavşanlar’’ üzerinden görüyoruz. Kitabın ‘’Mean Girl’’leri birbirlerine Tavşan olarak seslenirler. Türkçeye çevriminde kulağı tırmalasa da İngilizce aslı ‘’Bunny’’ oldukça sempatik bir artikülasyon yaratıyor. Ne demiştik? Bu tür karakterler kurgulanırken genellikle bir bebek gibi tasarlanırlar: zararsız, şirin, tatlı ve sempati uyandıran figürler olarak karşımıza çıkarlar. Tam da bu yüzden onların içinden çıkan karanlık taraf okur üzerinde daha büyük bir etki yaratır. Eğer Samantha’nın bu karakterleri kendi zihninde yarattığını, hatta onları birer kurgu karakter olarak inşa ettiğini kabul edersek romandaki bazı detaylar daha anlamlı hâle geliyor. Karakterlere sürekli bebeksi kıyafetler giydirmesi, saçlarını çocuklar ya da porselen bebekler gibi
TavşanMona Awad · İthaki Yayınları · 2024747 okunma
7/10
·400 syf.··
2026 33. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 14:51
Herkese selamlar Maggie O'Farrell ' in kaleminden; " Evlilik Portresi Tarihi gerçek karakterlerden esinlenerek yazdığı, ilk bakışta bir tarihî roman gibi görünse de aslında kadın kimliği, güç ilişkileri ve “evlilik” denen kurumun görünmeyen tarafları üzerine oldukça modern bir metin. Maggie O’Farrell burada 16. yüzyıl İtalya’sını anlatırken bugünün duygularını konuşturuyor. Romanın merkezinde genç düşes Lucrezia var. Daha çocuk denecek yaşta siyasî bir evliliğin içine itiliyor ve zamanla kocasının sevgisiyle tehdidi arasındaki çizginin ne kadar ince olduğunu fark ediyor. Kitabın en güçlü tarafı da burada başlıyor: O’Farrell açık açık “kötü adam” yazmıyor; atmosferle korku yaratıyor. Saray odaları, sessizlikler, bakışlar, protokol… Hepsi Lucrezia’nın sıkışmışlığını büyütüyor. Bence romanın en etkileyici yanı psikolojik gerilimi. Hikâye boyunca sürekli bir tedirginlik hissi var. Özellikle Alfonso karakteri tek boyutlu bir zalim değil; kontrol takıntısı olan, güç sahibi bir adam olarak yazılmış. Bu da romanı daha rahatsız edici yapıyor çünkü gerçekçi hissettiriyor. “Evlilik Portresi”, tarihî gerçeklerle kurguyu son derece zarif bir şekilde harmanlayan etkileyici bir roman. Maggie O’Farrell, Lucrezia’nın kısa ama gizemli yaşamını öyle güçlü ve atmosferik bir dille anlatıyor ki, okurken kendinizi adeta Rönesans saraylarının içinde hissediyorsunuz. Kitap boyunca insan sürekli “Acaba bunlar gerçekten yaşandı mı?” diye düşünmeden edemiyor. Özellikle karakterlerin duyguları, saray entrikaları ve genç bir kadının üzerindeki baskı çok etkileyici işlenmiş. Tarihî roman sevenler için sürükleyici, hüzünlü ve uzun süre etkisi geçmeyen bir eser. Kitabı okurken kendimi adeta tarihî bir filmin içindeymiş gibi hissettim. Kitapla kalın..
Evlilik PortresiMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20231,487 okunma
Katil, Şehit, Kraliçe, Deli
9/10
·542 syf.··
2026 22. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 18:39
KEŞKE HİÇ OKUMASAYDIM!! tamam bu biraz abartı oldu ama kötü anlamda demiyorum, Kalpsiz'i keşke hiç okumasaydım çünkü o zaman hayatıma daha az hasarla devam edebilirdim (⁠╥⁠﹏⁠╥⁠) Marissa Meyer'ın yazımına duyduğum güven ve ilgi çekici konusuyla bu kitap için beklentim yüksekti ve bu beklentimi de karşıladı. Konusu ise Harikalar Diyarı'nın acımasız Kupa Kraliçesi'nin geçmişini ve onu kötülüğe iten olayları ele alıyor. Öncelikle kitabı kesinlikle öneriyorum!! ve okumak isteyenlere birkaç öneri daha eklemek istiyorum: -Okumadan önce Alice Harikalar Diyarında'yı mutlaka okuyun, okuduysanız da bence reread yapın (göndermeleri daha iyi anlarsınız ve inanın bu çok keyifli) -Okurken Melanie Martinez dinlemenizi öneriyorum (özellikle Cry Baby albümünü) atmosfer olarak çok uyumlular bence Her neyse gelelim yorumuma Ben kitabı kurgusal açıdan çok sevdim, Catherine ve Jest yavrularım... siz kavuşmayı hak ediyordunuz, benim için kafamda evli mutlu çocuklu ve pastane sahibisiniz ૮꒰˶ᵔ ᵕ ᵔ˶꒱ა Favori karakterim Hapkacı oldu. (Jest'i ana karakter olarak sayıyorum yoksa o da favorim) Hapkacı sivri dilliydi ama kesinlikle haksız değildi. Cath ve Jest üzerine söylediği birçok şeye katılıyorum, bu umutsuz aşk vakasında kimin haklı olduğu kısmı biraz karışık... Ayrıca Alice Harikalar Diyarında gördüğümüz deli adamın bu kitapta delirmemek için çabalaması kalbimi paramparça etti (˚ ˃̣̣̥⌓˂̣̣̥ ) Cath ile son sahnesindeki sözlerine ağladım bile... (seniseviyorumhapkacı) Gelelim Cath ve Jest'e... çok kalp kırıcı, yaralayıcı ve tutkulu bir aşktı. Kavuşabilmek için her yolu denediler, fakat zaten Cath'in kupa kraliçesi olacağını bilerek okumak tüm çabaların başarısız olacağını hatırlatıyordu. Sanırım ben bu çift arasında Jest'i daha çok haklı buluyorum. (onunda amacını öğrenince şok oldum ama sana kızmıyorum Jestcim)
1000Kitap
KalpsizMarissa Meyer · Artemis Yayınları · 20171,481 okunma
9/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 21:59
Şeytanla Anlaşma serinin ikinci kitabı. Bu kez ilk kitaptan da tanıdığımız, Feagan'ın sokak çocuklarının en popüleri olan Jack Dodger'ın hikayesini okuyoruz. Hatırlarsanız Jack gençliğinde, bir hayırseverin kendisine gönderdiği hatırı sayılır parayla saygın bir kumarhane açmıştır. Çocukluğu sokaklarda geçtiği için paraya çok düşkündür. Aynı zamanda sokak çocuklarını korumayı kendine görev edinmiştir. Onlara iş vererek koruması altına almaktadır. Bir gün Lovingdon Dükü'nün kendisine miras bıraktığını öğrenir. Mirası alabilmesinin tek şartı Dük'ün 5 yaşındaki oğlunun vasiliğini üstlenmesidir. Bunu yaparsa, ünvana dahil olmayan tüm mal varlığı Jack'in olacaktır. Ancak kendisi dahil herkes bu karara çok şaşırır. Özellikle de dul Düşes Olivia, oğlunun bu serseri tarafından yetiştirilmesini istemez. Fakat Jack'in mirastan vazgeçmeye niyeti yoktur. Olivia ve Jack arasında bir atışma vardır ve Jack bu ateşi körüklemekten özellikle hoşlanır. Bu nedenle gelip malikaneye yerleşir. Olaylar ikisini bir arada yaşamaya mecbur ederken hem Jack'in geçmişindeki sırlar çözülür hem de neden vasi olarak Jack'in seçildiği anlaşılır. Tarihi romans türünü sevenler için çok güzel bir kitaptı. Ben de ara ara bu türü okumaya başladım ve kitabı çok sevdim. Serinin devamını dört gözle bekliyorum.
1000Kitap
Şeytanla AnlaşmaLorraine Heath · Arkadya Yayınları · 202625 okunma
Reklam
Reklam