Henüz ölüme çare yok, bir gün buradan gideceğiz. Yaşadığımız her günü sanki son günümüzmüş gibi, sanki bir daha görmeyecekmişiz gibi, bir daha söyleyemeyecekmiş gibi yaşamayı düstur edinmek en güzeli. Bazen bir daha şansın olamayabilecekmiş gibi...
beşerin hayat-ı içtimaîsinde bütün ahlâksızlığın ve bütün ihtilalatın menşe'i iki kelimedir:Birisi: "Ben tok olduktan sonra, başkası açlıktan ölse bana ne?"İkincisi: "Sen çalış, ben yiyeyim."Bu iki kelimeyi de idame eden, cereyan-ı riba ve terk-i zekattır. Bu iki müdhiş maraz-ı içtimaîyi tedavi edecek tek çare, zekatın bir düstur-u umumî suretinde icrasıyla, vücub-u zekat ve hurmet-i ribadır.
Allah'a, yalnızca Allah'a teslimiyetin ifadesi "İslam" olarak, bu dine iman edip bağlanarak yalnızca Allah'a teslimiyeti yaşamlarında düstur edinenler de "Müslüman" olarak adlandırılır.
İnsan zekâsı düşünün ne kadar kısa sürdügünü
düşünüp kederlendim. Akıl intihar etmişti. Rahatı ve kolaylığı, güvenlik ve sürekliliği kendine düstur edinmiş dengeli bir toplum oluşturmayı hedeflemiş ve bu hedefe ulaşmıştı, ne var ki sonunda bu noktaya gelmişti.