Mevlâm görelim neyler neylerse güzel eyler!
Ne denilmek istendiğini tam manasıyla idrak edemeyen şahıslar için bunlar yalnızca boş sözlerden ibaret olabilir. Ama anlayanlar için bu düstur ömür boyu önlerinde bir yıldız misali parıldayacaktır.
Sayfa 224·Kitabı okuyor
Dün geri gelmeyecek bir düştür.
Sayfa 43 - Araf Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Belki de her şey tüyler ürpertici bir düştür.
Duygu ve Düşünce
8.İlke: Kusurlara Yer Açmak ( Umûmü'l belvâ Alimler umûmü'l-belva veya musibetin umumiyeti ile ilgili fikhi bir ilkeyi ele almışlardır. Söz konusu fıkhî düstur, insanın aczi-yetini ya da hayatın zorluklarını kapsayan genel bir hükme işaret eder. Çünkü insanlar hayatın getirdiği zorluklarla bağlantılı hatalardan hiçbir zaman azade olamayacaklardır ve bu nedenle bu hatalar mazur görülür. Bu durumu aşağıdaki örneklerle açıklayabiliriz. Örnek Vaka Analizi Vaka: Hanefi fakihler tarafından öne sürülen kase ikilemini ele alalım: İçinde idrar bulunan bir kâse necistir. Kâseyi temizleyebilmek için içindeki idrarı boşaltmanız gerekir. Ancak idrarı boşalttıktan sonra kâse hâlâ necis durumdadır çünkü idrarla temas etmiştir. Kaseye temiz su konduğunda, bu su da kirli kasenin duvarlarına temas ettiği için kirlenir. İlkenin uygulanışı: Buradaki ikilem, kâseyi hiçbir zaman temizleyemiyor olmanızdır. İçine ne zaman temiz su koysanız, su kirlenir ve kirli su da temizlik işlevi göremeye-ceğinden kâse tam olarak temizlenemez. Peki fakihler bu durumu nasıl ele almışlardır? Eylem: Fakihler bu durumu umûmü'l-belvâ, yani bunun tüm insanlar için geçerli bir zorluk olduğu ve bu nedenle 'teknik olarak kirli olsa da kâseyi temizlemenin bir yolu olmadığı için kâseyi temiz kabul edeceğimiz şeklinde de-ğerlendirmişlerdir.
Dünya bir düştür. Evet, dünya… Ah! Evet, dünya bir masaldır.
Henüz ölüme çare yok, bir gün buradan gideceğiz. Yaşadığımız her günü sanki son günümüzmüş gibi, sanki bir daha görmeyecekmişiz gibi, bir daha söyleyemeyecekmiş gibi yaşamayı düstur edinmek en güzeli. Bazen bir daha şansın olamayabilecekmiş gibi...
Sayfa 173
Alıntı