9/10
·80 syf.··
2026 11. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 21:45
Şiirlerde verilmiş sözlerin de atılan adımların da ne anlama geldiğini çok iyi bilen, her şeyin farkında bir ses var. Ve bu farkındalık, sitem değil; kendi içinde son derece haklı, her şeyi olduğu gibi görmüş ve kabullenmiş bir insanın sakinliğiyle şiirlere dönüşmüş.
Düşünce
LaviniaÖzdemir Asaf · Yapı Kredi Yayınları · 202229,5bin okunma
10/10
·98 syf.··
Beğendi
·
2026 142. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 21:55
Ayçiçekleri İçin Uyku Vakti – Güneç Aydın Selam kitap dostlarımm Bugün kapağının renkleri kadar sıcak ve samimi bir kitapla geldim. İçinde birbirinden farklı 14 kısa öykünün yer aldığı bu kitabı okurken birçok farklı hayatın kapısını araladım. Yazardan ilk kez okuma yaptım ve kalemiyle tanıştığıma memnun oldum. Öykülerin tamamını severek okusam da beni en çok etkileyenler, Mesut ve Bahtiyar, Dövmeci Kadın Ayçiçekleri İçin Uyku Vakti oldu. Öykü kitaplarını ayrı bir seviyorum. Çünkü her hikâye bizi başka insanların hayatlarına misafir ediyor. Bazen bir gülümseme bırakıyor yüzümüzde, bazen de içimizde ince bir sızıya dönüşüyor. Her öykü yeni bir deneyim, yeni bir bakış açısı sunuyor. Kitapta yer alan Arka Bahçe hikâyesindeki Sarı Uğur, Gaye, Didem ve Ezgi; Mesut ve Bahtiyar öyküsündeki samimi diyaloglar; Ayçiçekleri İçin Uyku Vakti hikâyesindeki Şükran Hanım ve Zeynep uzun süre aklımda kaldı. Güneç Aydın, gündelik hayatın içinden sıradan gibi görünen anları insanın kalbine dokunan ayrıntılarla anlatmış. En sevdiğim yanı ise her hikâyenin ardından beni kısa bir düşünce yolculuğuna çıkarması oldu. Çünkü bazı hikâyeler bittiğinde değil, düşündürmeye başladığında değer kazanıyor. Kısa ama iz bırakan hikâyeler arıyorsanız, Birden çok hikâyeye konuk olmak onların hayatlarına girmeyi düşünüyorsanız, Mutlaka okumalısınız, çünkü ben okudum ve çok beğendim.
Ayçiçekleri İçin Uyku VaktiGüneç Aydın · Kaktüs Sanat · 20261 okunma
Reklam
Ben onu hep, işte bu, çiçekten yüzüyle düşünürüm.
Puan vermedi·163 syf.··
2026 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 11:33
Hep de o sesi: Hadi gidelim. 》Hadi Gidelim, farklı insan manzaralarını ve bireylerin içsel yolculuklarını işleyen bir öykü kitabı. Kitaptaki öyküler; yalnızlık, yabancılaşma, toplumsal değişimler, gündelik hayatın içindeki küçük kırılmalar, bireyin toplumla olan ilişkisi ve trajik sonlar gibi temalar üzerine kurulmuş. 》Bence kitap boyunca en baskın temalardan biri “yabancılaşma” hissi. Karakterler çoğu zaman bulundukları ortama, insanlara hatta kendi hayatlarına bile tam olarak ait hissetmiyorlar. Bu durum, özellikle şehir hayatının yarattığı yalnızlık ve sıkışmışlık duygusuyla birleşince daha da belirginleşiyor. İnsanların kalabalıklar içinde bile yalnız kalabildiği fikri, metinlerin alt katmanında sürekli hissediliyor. 》Bir diğer dikkat çeken tema ise zaman ve geçicilik. Yazar, karakterlerinin anlık duygularını, geçmişle kurdukları bağları ve zamanın insan üzerindeki etkisini incelikli bir şekilde ele alıyor. Anılar, pişmanlıklar ve “başka türlü olabilirdi” düşüncesi sık sık karşımıza çıkıyor. Bu da metinlere hafif bir hüzün ve melankoli katıyor. 》Kitaptaki karakterlere baktığımızda ise çok net çizgilerle ayrılmış tiplerden ziyade, daha silik ama gerçekçi insanlar görüyoruz. Bu karakterler çoğunlukla içe dönük, sorgulayan ve hayatla tam olarak uzlaşamamış kişiler. Büyük olaylar yaşayan kahramanlar yerine, gündelik hayatın içinde sıkışmış, küçük ama anlamlı duygular yaşayan bireyler ön planda. 》Yazarın dikkat çektiği noktalardan biri de iletişimsizlik. İnsanlar konuşuyor gibi görünse de aslında birbirlerini tam olarak anlamıyorlar. Bu durum, hem ilişkilerde bir mesafe yaratıyor hem de karakterlerin yalnızlık hissini derinleştiriyor. 》Dil ve anlatım açısından bakıldığında, yazarın oldukça sade ama katmanlı bir dili var. Cümleler ilk bakışta basit görünse de
Alıntı
Hadi GidelimAdalet Ağaoğlu · Remzi Kitabevi Yayınları · 1993124 okunma
Başkasının Bakışından Özgürlüğe
Puan vermedi·280 syf.··
2026 79. kitabı
“Ben, benden başkası değilim, bu doğru.” (s. 251) Kitaba başlarken karşıma çıkacak temel meselenin yalnızca ırkçılık olacağını düşünmüştüm. Kitaba dair inceleme yazma kararını verme sebebim ırkçılık ya da özgürlük meselesi olmadı. Bunlar elbette başka metinlerde de karşımıza çıkan, üzerine çokça düşünülen konular. Bu kitapta benim asıl ilgimi çeken yer, benliğin nerede ve nasıl kurulduğu sorusuna etkili bir örnek sunmasıydı. İnsanın kendisini yalnızca kendi içinden değil dışarıdaki gözün, bakışın ve başkalarının onu görme biçimlerinin içinden de kurması… Frantz Fanon'un bu kitabını okurken en çok bu konuya odaklandığımı fark ettim. Kitap ırkçılığın ne olduğuna dair ayrıntılar sunarken insanın başkasının bakışı altında nasıl değiştiğini de nitelikli bir biçimde gösterebiliyor. İnsan kendini yalnızca kendi gözleriyle görebilir mi yoksa başkalarının ona yönelttiği bakışlar da bu noktada belirleyici mi olur? Fanon'un anlatısına bakınca siyah insan dünyaya yalnızca bir insan olarak çıkamıyor. Daha baştan bir bakışla, bir adlandırmayla, bir yükle karşı karşıya kalıyor. Siyah insan sadece dışarıdan gelen bir ayrımcılıkla karşılaşmıyor. Bundan daha fazlası onun yaşadığı. Henüz kendini kuramamışken başkalarının onun hakkında kurduğu bir imgenin içine doğuyor. Önce kendi olup daha sonra yargılanmıyor. Daha kendisini bile tam olarak tanımamışken başkalarının gözünde belirlenmiş bir kimlikle karşı karşıya kalıyor. Fanon bu noktada Georg Wilhelm Friedrich Hegel’e başvuruyor haliyle: “Öz-bilinç kendinde ve kendi-için olmaktır; bunun içindir ki öz-bilinç ya da kendi-bilincinde-olmak, başka bir öz-bilinç için kendinde ve kendisi için olmak demektir aynı zamanda. Bu da öz-bilincin ancak tanınmak ve bilinmekle gerçekleşebileceği anlamına gelir.” (s. 257) İnsan var olmak isterken hem de birileri tarafından
Felsefe
Siyah Deri Beyaz MaskelerFrantz Fanon · Encore Yayınları · 2016690 okunma
Yalanlar ve yalanlar
Puan vermedi·360 syf.··
2026 11. kitabı
Fınn aşırı tatlı bir karakterdi. Gerçek olmasını istemek haksızlık sayılmaz:) Pru’nun herkese yardım etmeyı istemesi de bütün kitabı tek eline almış resmen. Fınn baş karakter gibi gözüksede sanki hep yardımcı karakter gibi akışta. Aşk romanı sevenlere atıştırmalık gibi :)
Duygu ve Düşünce
Küçük Tatlı YalanlarJill Shalvis · Nemesis Kitap · 2019151 okunma
Beklenti Üstü
Puan vermedi·408 syf.··
2026 10. kitabı
Şok üstüne şok geçirdiğim bir kitap hiç içindekileri böyle beklememiştim belki de gerçekten olması gerektiği gibidir. Sonu çok tatlı bağlandı. Hepimiz kötü şeyler yaşıyoruz ama bununla başetme biçimimizi kendimize göre oluşturuyoruz bu kitap bunu hatırlamamı sağladı.
Duygu ve Düşünce
Kalp Attığı SüreceJennifer Hartmann · Pukka Yayınları · 2024352 okunma
Reklam
Reklam