Yeri gelmişken düşünce metinleri için çevirmenin, eski dünyada humanitas denilen bugünlerde beşeri bilimler diye anlaşılan bilgi dallarında, özellikle felsefe ve onun alt kolları olan sahalarda eğitim almış olmasının yararına olacağını belirtmek gerekir. Esasen bunlar Batı'da yirminci yüzyılın başlarına, hatta kimi ülkelerde ortalarına kadar klasik filoloji eğitiminde verilen şeylerdi. Ülkemizdeki filolojilerin ne ile meşgul olduklarına bakmak gerekir. Bunlar mevcut ise eğer yapılan çevirinin kaynak dilden erek dile sağlıklı bir şekilde aktarıldığı, daha doğrusu o dile giydirildiği söylenebilir. Türkiye'de çeviri denince uzun süredir akla gelen kaynak dilden hedef dile paket gönderilerdir. Öyle ki, çevirisi yapılacak metindeki cümleler grameri ve sen- taksına hiç dokunmadan, hedef dilde benzeri yapıların mevcut olup olmadığına bakmaksızın, yahut mevcut olsa bile aynı anlam tınılarını verip vermeyeceği düşünülmekszin paket halinde aktarılmaktadır. Daha hazini telifler de tercüme dilini esas alan bir anlayışla kaleme alınmaktadır. Dilimizdeki, başka dillerde kolay kolay bulunamayacak olan "özü sözü bir" deyişini ve onun sadece fiili bir öz söz birliğine değil, özün sözü sözün de özü belirleyeceğine ışık tuttuğu unutularak.
Dünya, aşk tutkusunu öldürmek için örgütlenmişti sanki. Bu örgütün tuzaklarına kapılmadan, o doğal dürtüyü yaşamaya kalkışmak, bedelini ödemeye razı olmak, cesaret işiydi...
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖