Yalnızca zamanında gelen bir şeyin iyi olduğuna inanan, akla uygun, doğru yaptığı işlerinin çok ya da az olmasına kayıtsız kalan, dünyayı daha az veya daha çok bir süre seyretmeyi umursamayan birini ölüm bile korkutamaz.
Hiç kimse, her şeyin etrafında dolaşan ve şairin dediği gibi "yerin altında ne olduğunu araştırandan", yalnızca kendi içindeki ilahi zekaya uymanın ve ona gerçek bir saygı göstermenin yeteceğini idrak edemeyip, etrafındakilerin yaşamlarını tahmin etmekle uğraşandan daha zavallı değildir.
Eğer Ortadoğu’da erken 19. yüzyılın “modern çağa” yol açan önemli bir değişim potansiyeline tanıklık ettiği konusunda bir fikir birliği varsa, Osmanlı Arap eyaletlerinde bu çağın tam ola rak ne zaman başladığı sorusu geçerliliğini hâlâ korumaktadır. Cevap büyük oranda kişinin coğrafi perspektifine bağlı. Nesiller boyunca Mısır'daki okul çağındaki çocuklar için bu sorunun cevabı 1798'de Fransızların Kahire'yi işgaliydi. Mısır'ın milliyetçi anlatısında, Batılı emperyalistler listesinde birinci sırada gelmesine ve sonraki yüz elli yıl boyunca Mısırlılara eziyet verecek olmasına rağmen Napoléon, ister Memlûk ister Osmanlı adı altında olsun Türklerin ülkede yüzyıllardır süren baskıcı idaresinin sonunu getirdi.⁶² Ülkede Fransızların çekilmesinin ardından çıkan anarşide, Mehmed Ali yüksek oranda merkezileşmiş bir Mısır ulus-devletinin doğmasına sebep olacak çeşitli tasarıları uygulamaya koyacaktı. Her ne kadar onunla ilgili tarihsel bir hüküm vermede, örneğin bir tiran mı yoksa aydınlanmış bir despot olup olmadığı konusunda farklı düşünceler olsa da, Mısır'daki çoğu insan Mehmed Ali'nin "modern Mısır'ın kurucusu" olduğu konusunda hemfikirdi.