Kitabın konusunu merak edenler için ölümün olmadığı gelecekte ölümü sağlamakla görevli örgüt ve yozlaşma diyebiliriz. Kitapla ilgili benim düşüncelerim ise:
Yazar ne düşünürsek düşünelim bizi yanıltmayı bildi ve kendi kurgu becerisini ispatladı. Kitap o kadar iyi kurgulanmıştı ki her olgunun bir sebebi ve bu sebebi hazırlayan bir hikayesi vardı. Yazarı tebrik ediyorum faraday ve lucifer ile ilgili tam istedigim derecede bir hikaye yazdığı için teşekkür ediyorum. İkinci kitap için sabırsızlanıyorum kesinlikle okumanız gereken bir distopya
TırpanNeal Shusterman · Juno Kitap · 2024977 okunma
Açıkçası kitabı alırken çok önyargılı yaklaşmıştım ama okuyunca hiç pişman olmadım. Yaz ayı eğlence amaçlı okunabilecek çerez bir kurguydu. Genel olarak beğendim. Kitap bana çok hitap eden bir kitap olmadığı için sonlara doğru kitabı yarım bıraktım. Satın alma gibi bir düşünceniz varsa önce pdf olarak okumanızı tavsiye ederim. Kitaptan bahsedicek olursam bölümler bana kısa geldi. Hani kitabın devamını merak edicek bir etki oluşturmadı. Benim düşüncelerim bu şekildeydi. Abartıldığını düşünen okur kitlesindenim. Bir şans verip okursanız eğleneceğinizi düşünüyorum.
SAKLI | LAL FİGAN SERİSİ
Normalde yapmayı pek tercih etmediğim bir şey yapıp, peş peşe benzer kurgular okuma riskini göze alarak başladığım bir kitabın yorumuyla geldim. Canım arkadaşım o kadar çok ısrar etti ki, "Mutlaka oku, kesinlikle seveceksin!" diye, daha fazla dayanamayıp bu seriyi listemde bir tık öne çektim.
Ve iyi ki de öyle yapmışım diyorum! Tahmin edemeyeceğim kadar çok sevdim bu seriyi. Korktuğum şey başıma gelmedi; okurken tek bir an bile sıkılmadım, aksine sayfalar akıp gitti.
Gelelim beni benden alan karakterlere...
Erva: Canım benim, sen ne güzel sevdin öyle? Yerim senin o hallerini! Ama seni okurken o kadar sinirlendim ki anlatamam. Yahu sen kör müsün? Yanındaki, "arkadaşım" dediğin insanı hiç mi tanıyamadın? Bir insan bu kadar mı insan sarrafı olamaz... Neyse, sakin kalıyorum çünkü neticede en sonunda gerçekler ortaya çıktı.
Doru Demir: Kitabın bir yerinde ağzının ortasına şöyle okkalı bir tokat yapıştırmak istemedim değil... Neyse ki sonradan o istek geçti de seni sevebildim. Başlarda Ceylin ile sevgili olman beni deli etse de, arkasındaki nedenler ortaya çıkınca içime kocaman bir rahatlama geldi. Ama kabul et, sen de biraz körsün; insan yanı başındakini fark edemez mi?
Ceylin: Sana kitap boyunca katlanabildiğim, sevdiğim tek bir an bile olmadı! Sen nasıl bir arkadaşsın? Gerçi sana arkadaş demeye bin şahit ister ya... Seni elime geçirsem sağa sola fırlatmak, saçını başını yolup bir güzel dövmek isterdim. Kötülük iliklerine kadar işlemiş resmen. Neyse, hak ettiğini bulacaksın, inanıyorum!
Genel Düşüncelerim
Kitabı genel hatlarıyla çok ama çok sevdim. Özellikle günlük detayına kelimenin tam anlamıyla bayıldım! Günlükleri okumak o kadar eğlenceli ve güzeldi ki, "Keşke biraz daha uzun olsaydı," demekten kendimi alamadım. Kitabın sonunda Erva
İki hayatı ele alıp ortak bir noktadan birleştirip, harikalar ötesi bir olay örgüsü yapan yazardan razıyım. Kesinlikle okuyun derim çok iyi bir kitap ve son olarak karakterimiz Jadviga'nın da " 'It's over(Bitti)'ama bundan sonra 'Back to back(Karanlığa dönüş)' dediği gibi benim içinde kitap bitmiş olabilir ama kitaptan yola çıkarakta karanlık yanlarıma geri dönüp sorguladım.Teşekkür ederim sevgili yazar.
Bu kitabı okuduğumda ana karakterde kendimi gördüm. Onun hayalperestliğini, yaşadığı aşkı ve sevgiyi kendi içinde büyütmesini, bununla ilgili hayaller kurup içinden belli bir umut beslemesini hissettim. Belki hayal kurarken dışarıdan bakınca aptalca, saçma ve anlamsız görünebilecek ama insanı yine de bir şekilde mutlu eden bir yanı vardı bu durumun. Fakat bir yandan da o hayalin gerçekleşmemesinden doğabilecek acı ve üzüntü de çok derindi.
Geceleri kurulan hayaller, zihinde sürekli canlandırılan o sahneler, sonrasında gerçeğin yüzüne çarpmasıyla oluşan acı gerçekten çok sarsıcı. Ana karakterimiz günün sonunda yine yalnızlığıyla baş başa kaldığını hissediyor çünkü aşık olduğu kadın başkasına gitmişti. Kim bilir neler yaşadı, neler hissetti… Belki onun adına mutlu olmuştu ya da en azından mutlu olduğunu düşünmek istemişti. Ama günün sonunda yine kendi hayallerine dönüyor, gerçek hayatla yüzleşip acı ve düşünceler içinde gecelerini geçiriyordu.
Yine bu kitapla birlikte Dostoyevski’nin Yufka Yürekli adlı eserinde de benzer bir düşünce yapısı dikkatimi çekti. Vasya dediğimiz karakterin ne kadar alçakgönüllü, kibar ve naif biri olduğunu görüyoruz. Adı üstünde “yufka yürekli” oluşu, onu sürekli başkalarının yanında mahcup hissettiren bir özelliğe dönüşüyor. Kendisine verilen küçük bir görevi bile aşırı büyütüyor, kendine gereğinden fazla sorumluluk yüklüyor.
Oysa ona görev veren kişi bile bu işi o kadar da önemli görmüyor. Yazıların zamanında teslim edilmemesi gibi durumlar belki işveren için büyük bir sorun bile değilken, Vasya bunu sanki büyük bir başarısızlıkmış gibi içselleştiriyor. Ona güvenin sarsılacağını düşünüp derin bir rahatsızlık yaşıyor.
Aynı şekilde sevdiği kadına karşı da benzer bir düşünce içinde. Kadın onu seviyor ve onunla evlenmek istiyor ama Vasya, fakir
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102,1bin okunma
Seriye veda etmiş bulunmaktayım... Gerçekten okuduğum en iyi serilerden biri. Üzerinde çok düşünülmüş uğraşılmış ve emek verilmiş bir seri. Zeki kurgulanmış karakterleri iyi yazılmış bir seri. Finali beni hem tatmin etti hem de etmedi belki de yeni bitirdiğim için böyle hissediyorum aradan zaman geçtikten sonra daha iyi anlayabilirim düşüncelerim daha iyi oturur belki de ama genel olarak bakıldığında okunmaya değer bir seri olduğunu düşünüyorum ve herkesin şans vermesi gerektiğini düşünüyorum.
Bronz 6Özge Naz · Guardian Yayınları · 202629 okunma