Öfke ve acıdan neredeyse kendimden geçmiştim, kolumu bile kıpırdatacak halde değildim. Sonunda ısındıkça rahatladım, düşüncelerim yavaş yavaş bir düzene girdi. "Ah," diye iç geçirdim, "yalan dünya, işte acı bir hayat dersi daha! - Demek ki bu kadar coşkuyla övgüler dizdiğim aşk buymuş, içimizi tarifsiz mutlulukla dolduracak, bizi cennete taşıyacak olan en yüce duygu buymuş! - Ah! - Oysa o beni su oluğuna düşürdü! - Bana ısırıktan, iğrenç bir banyodan ve berbat bir pamuklu kumaşa rezilce mumya gibi sarılmaktan başka bir şey yaşatmamış olan bir duyguyu reddediyorum!"
Hayallerim, düşüncelerim ve dualarım burada, karanlıkta benimle birlikte yaşayan, yatağımın yanında uçan, tepemde duran canlı varlıklar gibi geliyordu.