Puan vermedi·148 syf.··
2026 14. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 02:20
Yazar, söze: "Halen beş milyara yakın insanın yaşadığı yeryüzünde başka hiçbir ek faaliyete gerek duyulmaksızın mevcut nüfusun on mislini besleyebilecek seviyede bir üretim yapıldığı hâlde, milyonlarca insanın açlıkla pençeleştiği söylenirse ortada bir bozukluğun var olduğunu ileri sürmek için zeki olmak şart değildir." cümlesiyle başlar ve bizi geçmişte yaşanmış olan ve günümüzde de devam eden büyük bir sorunla karşı karşıya getirir. Ve ilerleyen kısımlarda dünyadaki sorunları anlatmaya devam eder. Kitapta genel olarak İslâmiyeti ve Batı kültürünü karşılaştırır. Müslümanların bilinçli,farkındalık sahibi olması gerektiğini belirtir. Ve Müslümanın asıl amacının Allah'ın rızasını kazanmak olduğunu vurgular. Okumak isteyenlere tavsiye edebileceğim bir kitap. İyi okumalar.
Müslümanca Düşünme Üzerine DenemelerRasim Özdenören · İz Yayınları · 202110,4bin okunma
Kimliğimiz beynimizin ürünüdür...
9/10
·272 syf.·
2026 25. kitabı
Bence bu kitap gerçekten insanın kendisine bakışını değiştiren eserlerden.Özellikle kimlik, bilinç, özgür irade, hafıza ve algı konularında düşündürücü bir perspektif sunuyor. Eğer bu kitabı okumayı düşünüyorsanız, ardından Incognito: Beynin Gizli Hayatı, Düşünme, Hızlı ve Yavaş ve İnsanın Anlam Arayışı gibi eserlerle devam etmek, beynin işleyişi ve insan davranışları hakkında daha geniş bir bakış açısı kazandıracaktır. Okumanızı tavsiye ederim. Puanım: 9 /10
1000Kitap
BeyinDavid Eagleman · Domingo Yayınevi · 20167,1bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·208 syf.··
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 23:28
Roman diye başladık ama değilmiş. Yazarın babasının vefatına dair tuttuğu günceler gibi. Duygusallığı akıcılığı (ki o da sanırım sayfaların boş olmasından kaynaklı) kitabı okutuyor. Kitabın sonuna kadar bir şey bekliyorsunuz ama hiçbir şey olmuyor. Sonunda vakit israfı gibi hissettiriyor. Yine de yakınların kaybı, baba evlat ilişkisi üzerine düşünme ve ölüm hakikatini idrak etme noktasında düşünmeye vesile olacak bir eser diyelim
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,7bin okunma
Özgürlük iki kere iki dört diyebilmektir
Puan vermedi·352 syf.··
2026 5. kitabı
Bir insanın nefes alması ne kadar normalse düşüncelerini ifade etmesi de o kadar normaldir. Üstelik bu herkes tarafından bilinen bir gerçekse bunu paylaşmakta asla tereddüt etmemelidir. Bizi diğer varlıklardan ayıran en temel fark aklımız ve düşünme kabiliyetimiz diye bir algı var ama ben öyle olduğunu düşünmüyorum. Belki de çiçekler, böcekler, evcil hayvanlarımız, kapıda duran anahtarlık bunların hepsinin aklı var ve düşünebiliyorlar. Bunu bilemeyiz çünkü bunu ifade edecek herhangibir girişimde bulunmadılar. Biz insan olarak düşündüğümüz ve bildiğimiz şeyleri paylaşmadığımızda ya da paylaşmamıza izin verilmediğinde bu varlıklarla aramızda pek bir fark kalmıyor. Toplumda var olabilmek için nefes almak yeterli değil. Baskı ve şiddet altında konuşamadığımız, ifade edemediğimiz her şey aslında içten içe bizden bir şeyler alıp götürüyor ve sonunda hiç olup gidiyoruz.
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,4bin okunma
Karanlık, Anlamın İlk Halidir
8/10
·88 syf.·
2026 182. kitabı
Geçen gece deniz kenarında oturuyordum. Hava sakindi. Ayın ışığı denizin üzerine düşüyor, dalgaların hareketiyle birlikte parçalanıp yeniden birleşiyordu. Uzun süre gözümü o ışıklardan alamadım. Bir süre sonra nedensizce aklıma yıllar önce fotoğraflarını gördüğüm Nasır el-Mülk Camii geldi. O meşhur renkli pencereler, güneş ışığını yüzlerce parçaya ayıran vitraylar birden zihnimde canlandı. Deniz üzerindeki ay ışığıyla o pencereler arasında görünmez bir bağ kurmuştum sanki. Ardından Kör Baykuş düştü aklıma. Çünkü Sadık Hidayet’in romanında da gerçeklik tek bir yüzle karşımıza çıkmıyordu. Her şey kırılmış bir camın parçaları gibi dağılıyor, her parça başka bir görüntü gösteriyordu. O gece denizin kıyısında otururken kendimi bir anda Şiraz’daki o caminin içinde hayal etmeye başladım. Zihnimde pencerelerin önüne geçtim, renklerin arasına oturdum ve Kör Baykuş üzerine konuşmak için Ravi, Münzevi ve Hiç’i çağırdım. Kör Baykuş, adı bilinmeyen bir anlatıcının iç dünyası etrafında kurulur. Olay örgüsünden çok, zihinsel çözülme anlatılır. Anlatıcı dış dünyayı yaşarken aynı anda kendi iç dünyasının içinde kaybolur. Gerçek ile hayal arasındaki sınır giderek silinir. Romanın temel gerilimi burada oluşur, dışarıda ne olduğu değil, içeride neyin gerçek kabul edildiği. Bu romanın merkezinde ne var? diye sorduğumda Ravi kısa bir cevap verdi “İnsanın kendine kapanması.” Münzevi bunu genişletti “Bu kapanma bir seçim değil, varoluşun kendisi. Anlatıcı dış dünyadan değil, kendi zihninden kopamıyor.” Hiç ise daha keskin bir yerden yaklaştı “O zaman hikaye diye bir şey yok mu?” Kör Baykuş’un en önemli özelliği burada ortaya çıkar. Geleneksel anlamda net bir olay zinciri sunmaz. Bunun yerine parçalı bir bilinç akışı kurar. Okur, olayları değil, olayların zihinde bıraktığı kırılmayı
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,7bin okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2026 18. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 11:44
Mario Simmel'in 1953 tarihli eseri, popüler bir gerilim romanı gibi görünse de aslında insan psikolojisinin, ahlakın ve varoluşsal krizlerin sınırlarını zorlayan çok derin bir edebi analiz sunuyor. Kitabın en can alıcı sorusu şudur: "Eğer bir gelecek yoksa, ahlaklı olmak neye yarar?" Böylece romanın kahramanı geriye kalan kısacık hayatında,toplum düzenini ve ahlaki kuralları hiçe sayarak yoluna devam etmeye karar verir.Fakat yazara göre,Sistemden ve kaderden kaçış, sadece bir yanılsamadır. Orijinal adı "Her şeyi İtiraf ediyorum" olan roman sıradan bir macera romanı değil,İçinde bulunduğumuz sistemin insanı nasıl tükettiğini, "doğru düşünme" yetisini kaybettiren o modern sıkışmışlığın bireyi ölümle burun buruna geldiğinde nasıl bir canavara ya da zavallıya dönüştürebileceğini anlatır. Öte yandan doğru bir eğitimle geleceğin dünyasında söz sahibi olacak çocuklar yetiştirmek dünyaya yapacağımız en büyük yardım olacaktır.
Güneşten de SıcakJ. Mario Simmel · Altın Kitaplar Yayınevi · 198067 okunma