10/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 00:00
Bir insan kendini ararken gerçekten nereye kadar gidebilir? *Puslu Kıtalar Atlası* biraz da bunun hikâyesi. Bürokrasinin, iktidarın, hafızanın ve kimliğin birbirine karıştığı; gerçekle hayalin aynı sokakta yürüdüğü bir dünya kurmuş İhsan Oktay Anar. Uzun İhsan'ın peşinden giderken aslında insanın kendi hakikatini arayışını da okuyorsunuz. Her karakter, her diyalog ve her ayrıntı sanki görünenden daha fazlasını saklıyor. Bazen tek bir cümle için durup düşünmek, bazen de bir sayfayı tekrar okumak istedim. Bu kitap herkese hitap etmeyebilir. Sabır istiyor, dikkat istiyor. Ama kendinizi o pusun içine bırakabilirseniz, çıktığınızda sadece bir roman bitirmiş olmuyorsunuz; zihninizde uzun süre yaşamaya devam eden bambaşka bir âlem taşıyorsunuz.
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,9bin okunma
20 Yaş Mektupları
8/10
·332 syf.··
2026 1. kitabı
20 Yaşıma Mektup”, tek bir hikâye anlatmıyor; farklı hayatlar yaşamış insanların aynı yaşa dönüp kendilerine fısıldamak istedikleri cümleleri bir araya getiriyor. Bu yüzden kitabı okurken bazen bir yazarın satırlarında kendinizi buluyor, bazen de “Ben olsam kendi 20 yaşıma ne yazardım?” diye düşünmeye başlıyorsunuz. En sevdiğim yanı ise, nasihat vermeye çalışmaktan çok yaşanmışlıkları paylaşması oldu. Kimisi pişmanlıklarını anlatıyor, kimisi “İyi ki vazgeçmemişim.” diyor, kimisi ise geleceğin sandığımız kadar korkutucu olmadığını hissettiriyor. Her mektup aynı etkiyi bırakmasa da içlerinden birkaç tanesi uzun süre akılda kalacak cümleler barındırıyor. Bu kitap bana kalırsa bir oturuşta bitirilecek bir eser değil. İkinci kitap olarak bile seçilebilir ve bence her mektuptan sonra durup düşünmek, hatta kendi hayatına küçük notlar düşmek gerekiyor. Belki de kitabın en güzel yanı şu: Gelecekteki hâlimizin bugünkü hâlimize söyleyeceği sözleri başkalarının kaleminden okuyabiliyoruz. Kitaba baslarken ilk biraz sıkılabilirsiniz ama lütfen devam edin herkesin aynı mektubu sevmesi mümkün değil; fakat mutlaka kendinden bir parça bulacağı birkaç sayfa olacaktır. (20 yaşımdan 21 geçmeye 1 ay kala bitirebildim ) 20 Yaşıma Mektup
1000Kitap
20 Yaşıma MektupKolektif · Doğan Kitap · 20191,647 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
spoi vardır
6/10
·314 syf.··
2026 29. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 16:56
Rapunzel uyarlaması ve ben bunu Rapunzel’den daha çok beğendim. Küçükken Rapunzel’i izlediğimde kıza çok kızardım. “Sen bir kraliyet üyesinin tek prensesiymissin, nasıl serseri, ne olduğu belli olmayan Flynn ile olursun?” diye düşünürdüm. Burada Allah’tan kraliyet olayı yoktu. Çünkü benim bu düşüncem apayrı bir şerefsizlik. Aslında 8 puan verecektim, aklımdaki puan oydu. Bazı yerlerde sıkıp uzatılsa da sonuçta bir uyarlama kitabı olduğu için çok sorgulamadım. Bizim oğlanın dinlemeden etmeden gitmesine de çok kızamadım Ren’e. Çünkü hepsi izlediğim şeyle aynıydı; tek fark modern bir dünyada geçmesi ve ufak değişikliklerdi. 2 puan kırıp 6 puan vermemin nedenlerinden biri, açıkçası Gloria ile Ren arasında bir yüzleşme beklememdi. Bir de Gloria’nın dilinden dinleseydik olayın iç yüzü bize daha etkili yansırdı. Ortada kulağa şaka gibi gelen ama aslında aşırı iğrenç ve korkunç bir olay var. Böyle bir şey yaşadığımı düşünmek bile beni dehşete düşürüyor. Anne babasının üvey olmasını geçtim, isimlerinin bile farklı olması ve Ren’in bunu bir anda, çok kötü bir şekilde öğrenmesi… Sonrasında gelişen olaylar aşırı korkunç. Kızın hayatı zaten her şeyden uzak geçmiş; dünyaya karşı sıfır bilgi birikimi var. Annesi ve babası olarak bildiği insanlardan başka kimseyi tanımıyor. Tanıdığı çok az insan da ailesiyle birlikte merkeze gittiğinde uğradıkları dükkân sahipleri. Hayatında hiç telefon görmediği, herhangi bir teknolojik aletle temas etmediği için Ren’in dünyası minnacık. Ama o küçük dünyasından inanılmaz keyif alıyor. Ve bence çoğumuz o dünyada yaşayamazdık. Teknoloji bağımlısıyız; ne kadar inkâr etsek de artık yapay zekâsız bile yapamamaya başladık. Her şeyin elimizin altında olmasından aşırı zevk alıyoruz. Bu yüzden Ren’in o küçük dünyası aslında inanılmaz bir şey. Gloria ve
1000Kitap
Seninle Karmakarışık - Bir Kaderinde Varsa RomanıChristina Lauren · Beta Byou · 2024174 okunma
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 23:15
Muazzam bir eser, kesinlikle abartıldığını düşünmüyorum. Olay örgüsü gayet akıcı ve keyifli ilerliyor. Eğer tüm gün boş olsaydım tek oturuşta, asla sıkılmadan bitirebileceğim eserlerden birisi olacaktı; buna rağmen elime geçen her boş dakikayı bu kitapla değerlendirdiğim için çok mutluyum. Çoklu evren teorisi yıllardır ilgimi çeken bir alan olmuştur, bu kitap sayesinde bu ilgimi tekrar fark ederek daha derin araştırmalara yönelebileceğimi fark ettim. Kitabı okumanın yanı sıra kitabın her bir bölümünde düşünmek ve kendi hayatımla karşılaştırma yaparak birçok şeyin farkındalığına ulaşmak keyifli bir süreçti. Tam olarak ''Okuyun, okutturun!'' diyebileceğim türden bir kitap, tavsiye ederim. Ayrıca Gece Yarısı Kütüphanesi Matt Haig'den okuduğum ilk eserdi, son olmayacağına da adım gibi eminim.
Edebiyat
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,7bin okunma
Puan vermedi·800 syf.··
Beğendi
·
2026 63. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 12:32
Fütürist,grotesk,satirik, alegorik… Yanı sıra didaktik, metaforik, hatta kimi yerde lirik… Enteresan mı enteresan, “ayrıksı” bir distopya. Hatta kurduğu bu distopik zeminin ütopyaya dönüşmesini isteyen ama bunu odağını hiç bozmadan, merkeze “olan” ı alıp okuru an’da tutan bol tekrarlı, çokça geri dönüşlü, cümleleri pelesenk haline gelmiş umutlu bir sayıklama. Kara mizah libası giydirilmiş gerçekler… Sesi, sessizliğinden, omurgası “kadın”dan güç alan büyülü bir metin. Afrika edebiyatının en büyük yazarlarından biri olan Ngũgĩ wa Thiong’o coğrafyasının çok renkliliğini ve makus talihini aynı mozaiğe döşeyen mahir bir tesellatum sanatçısı. Tıpkı kendi yazar kimliğini inşa ettiği gibi. Okurken sık sık bahsedeceğim yazarların kararlı ama sessiz ayak seslerini duydum. Toplumsal eleştirileri ve insan doğasını fantastik metaforlarla anlatan Saramago, Bireyin yabancılaşmasını ve sistemin absürtlüğünü metaforik bir dille işleyen Kafka Kayıp ve yalnızlık gibi temaları rüyamsı bir atmosferde büyülü gerçekçilik ile harmanlayan Murakami Labirentler, aynalar ve sonsuzluk metaforları üzerinden felsefi ve edebi derinliği olan anlatılarıyla Borges Varoluşçuluk ve absürt kavramlarını sembolik hikayelerle anlatan Camus Dili yalın olsa da iyilik, kötülük, açgözlülük, ahlak ve kader gibi evrensel temaları güçlü bir sembolizm ve alegoriyle işleyen Steinbeck M.B. der ki : Kitabın içtihatlarını merak edenler arka kapağına göz atabilir. Anlatısı ve işleyişi hakkında gereken tüyoyu verdiğim örnekler üzerinden düşünmek sizin hayal gücünüze kalmış. Asla kolay bir okuma olacağını iddia edemem. Bitirdiğinizde de nihai bir sonuca ulaş(a)mayacaksınız. Ama yol ve yolculuk güzel. Yolda olmak iyidir, ufuk çizginizi genişletir. Kargalar Büyücüsü Ngugi Wa Thiongo
Kargalar BüyücüsüNgugi Wa Thiongo · Ayrıntı Yayınları · 2021106 okunma
Bir Ayfer Tunç Edebiyatı
Puan vermedi·440 syf.··
2026 15. kitabı
İnceleme özeti: (zayıf-orta-iyi-çok iyi-süper) Hikâye: Giriş: iyi. Gelişme: iyi. Son: çok iyi Karakterler: Çok iyi Edebiyat: Süper Kurgu: İyi Atmosfer: Çok iyi İz bırakma: Çok iyi Yazarın diğer kitaplarını da okuma dürtüsü: Çok iyi Sayfa Düzeni: İyi Kapak: Orta Redaksiyon: Çok iyi. & Bir kitabı daha çok ne için okursunuz? 1-Konuya odaklı mı? 2-Okurken düşünmek için mi? 3-Sözcüklerin büyüsüne kapılıp, edebi zevk almak için mi? & Annemin Uyurgezer Geceleri için birinci şıkkı es geçip, ikinci ve üçüncü şıkları işaretleyebiliriz ama baskın olan kesinlikle üçüncüsü. Evet, iyi bir kariyeri olan baş kahramanımız Şehnaz’ın saplantılı aşkı, kendinden yaşça büyük, evli ve aynı zamanda egoist bir adam. Bu yorucu ilişki çok etkileyici biçimde anlatılmış. Ne var ki hepsinin önüne geçen kavram kitabın bütününe hâkim olan muhteşem edebiyat. Yazar adaylarının ders alacağı, edebiyatseverlerin altını çize çize okuyacağı metinler gerçekten büyüleyici. Bir yazar derdini ancak bu şekilde kafalara vura vura anlatabilirdi. Daha önce başka eserlerini de okumuş olduğum Ayfer Tunç’un, Annemin Uyurgezer Geceleri adlı bu kitabıyla Türk Edebiyatı sahnesinde büyük bir sıçrama yaptığına inanıyorum. & Kitap bütünüyle bir kadın hikayesi; Şehnaz, annesi, anneannesi … Üç nesil boyunca aldatılmış, bir şekilde istismar edilmiş, kendi içlerinde hayatla ilgili sorunlarını çözememiş kadınlar. Ön planda Şehnaz olmak üzere nesillerin ardışık hikâyesi iç içe geçmiş vaziyette anlatılıyor ve bazen birbirine benzer konularla sıkıcı hale gelebiliyor. Konu demişken okuru yükseltecek, merakını diri tutacak, sayfaları peş peşe çevirtecek aksiyon yok ortada. Annenin uyurgezerken ortaya dökülen sırları olmasa konuya olan ilgi hep geri planda kalacak yalnızca ilişkilerin, tutkuların ve saplantıların
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267,3bin okunma